- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, 21 Mayıs 2026 tarihinde CHP’nin 38’nci Olağan Kurultayı’nın mutlak butlanla sakat olduğuna hükmetti.
- MHP lideri Devlet Bahçeli, Özgür Özel'in yargı sürecini beklemeden attığı adımları devlet adabından kopuk bir "ergen devrimciliği" olarak nitelendirdi.
- CHP'de Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ikilisinin disiplin süreçlerine bağlı olarak "CHP iktidar tarafından ele geçirildi" söylemiyle yeni bir parti kurabileceği iddia edildi.
- Bahçeli, Yargıtay'ın itiraza yönelik kararını bir an önce vermesi gerektiğini belirterek, sokak eylemleri ve "fiziki mücadele" çağrılarına karşı herkesi uyardı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin verdiği mutlak butlan kararı sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) tırmanan kurultay ve liderlik krizine yönelik Türkgün Gazetesi'ne çok çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, muhalefet partisinin içinde bulunduğu mevcut tablonun Türk demokrasisine ve siyasi kültürüne ciddi zararlar verdiğini vurguladı.
Mahkemenin mutlak butlan kararı CHP genel merkezinde ikili bir yapı doğurdu
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 21 Mayıs 2026 tarihinde aldığı karar, ana muhalefet partisinde hukuki ve siyasi bir yetki krizinin kapısını araladı. Kararın ardından tarafların uzlaşmak yerine kutuplaşmayı derinleştirdiğini belirten MHP lideri, Kurban Bayramı'nda ve meclis grup toplantılarında ortaya çıkan ikili yönetim manzarasını eleştirdi.
Sayın Özel, Yargıtay’ın nihai kararını beklemeksizin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde bulunduğu krizi derinleştirecek hamleler yapmaktadır. Bu kapsamda ilk olarak Sayın Özel, fiili bir müdahale ile TBMM grup başkanlığına geçerek partide yeni ve paralel bir merkez kurmuş; kanunda tanımlanan Genel Başkanlık statüsüne karşı CHP’nin defacto lideri unvanını almıştır.
Özgür Özel milli hafıza mekanlarını şahsi politik ajandası için suiistimal ediyor
Özgür Özel'in Anıtkabir ve TBMM eksenli gerçekleştirdiği nümayişlerin toplumsal fay hatlarını tetikleme amacı taşıdığı ve Atatürk mirasının arkasına sığınılarak bir algı operasyonu yürütüldüğü ifade edildi. Bahçeli, bu tür ayrıştırıcı hamlelerin iç cepheyi tahkim etmeye çalışan Türkiye'ye yönelik emperyalist bir oyun olduğunu savundu.
Milletvekilliği, grup başkan vekilliği, grup başkanlığı ve genel başkanlık yapan Özgür Özel’in; devlet adabından, CHP’nin tarihî ve kurumsal kimliğinden kopuk; Türk siyasî hayatının hafızasını doğru okuyamayan ve Türk milletini politik ajandasındaki gündem maddeleri doğrultusunda provoke eden görünüşte “ergen devrimciliği” ne CHP, ne de Türkiye için sorumlu bir siyaset anlayışını barındırmamaktadır.
Kılıçdaroğlu'nun başlattığı arınma hareketine karşı hain söylemi üretiliyor
Kemal Kılıçdaroğlu'nun 30 Mayıs 2026'da parti genel merkezinde "Türkiye için tertemiz bir başlangıç" sloganıyla yolsuzluk ve ahlaksızlığa karşı başlattığı arınma kararlılığı takdirle karşılanırken, mevcut meclis grubunun bu harekete reaksiyonu sert oldu. Özgür Özel yönetiminin, parti içindeki şaibeli dosyaların üstünü örtmek adına muhalifleri iktidar işbirlikçisi ilan ettiği iddia edildi.
Nitekim 2 Haziran 2026 günü nasıl yapılacağına ilişkin karşılıklı yetki tartışmalarından sonra Sayın Özel başkanlığında gerçekleştirilen CHP’nin TBMM Grup toplantısında; “hain Kemal” sloganları atılması ve bunlara mani olunmaması, dil ve üslup konusunda yaptığımız ikazın önemini ortaya koyarken, taraflarca gemilerin yakılmaya doğru gidildiğinin de işareti olmuştur.
Fiziki mücadele söylemleri Gezi Parkı olaylarının yıl dönümünde hortlatıldı
Muhalefet kanadından yükselen "fiziki mücadele" ve "meydanlara inme" yönündeki söylemlerin, Türkiye'nin kamu güvenliğini direkt olarak tehdit eden ve insanları sokağa dökmeyi amaçlayan tehlikeli birer retorik olduğu vurgulandı. Bu açıklamaların yapıldığı zaman diliminin seçiliş amacı da manidar bulundu.
31 Mayıs günü de CHP sözcüsü Zeynel Emre, “her türlü siyasi, hukuki ve fiziki mücadeleyi vereceğiz. Meydanlara gideceğiz, mitingler yapacağız, yürüyüşler yapacağız. Sokak sokak dolaşacağız.” diyerek fiziki mücadele kavramını Özgür Özel’den sonra tekrarlamıştır. Bu açıklamaların Gezi Parkı olaylarının yıl dönümünde yapılması da manidar olmuştur.
Silivri'deki gizli müzakerelerden üç sacayağı üzerine kurulu yeni parti planı çıktı
MHP lideri, yaşanan tasfiye süreçlerinin ardından Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ikilisinin CHP'den koparak yeni bir siyasi oluşuma yönelebileceklerini, bu senaryonun ise diğer bazı muhalefet partileriyle "nifak ittifakına" dönüşebileceğini iddia etti. Siyaseten şov yapılsa da mevcut durumda hukuki gerçeğin net olduğu hatırlatıldı.
Sonuç olarak, tartışmalar siyasi olsa da konu hukukidir. Yargı sürecinin sonuçlanmasını beklemek şarttır. Mahkeme kararı gerçektir ve şimdiki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’dur. CHP faaliyetleri meri hukuk çerçevesinde ve yetkili kurullar eliyle yürütülecektir. Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu 2 Haziran’da merkez yönetim kurulunu açıklamıştır.

