Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan CHP’deki kaosa sert eleştiriler! "İzahı olmayan şeyin mizahı olur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda önemli mesajlar verdi. Mutlak butlan kararı sonrası CHP’de yaşanan koltuk kriziyle ilgili eleştirilerde bulunan Erdoğan, “Meclis’ tıkamaktan vazgeçmiyorlar. Ne ararsan hepsi var. İzahı olmayan şeyin mizahı olur” dedi.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 24.06.2026 - 12:47

editor avatar
Merve Yaz

Editör

NSosyal Logo
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan CHP’deki kaosa sert eleştiriler! "İzahı olmayan şeyin mizahı olur"
  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda CHP’de mutlak butlan kararı sonrası yaşanan iç tartışmaları eleştirerek muhalefetin Meclis çalışmalarını aksattığını savundu.
  • CHP’deki süreci “çok başlılık”, “kaos” ve “paralel yönetim modeli” olarak nitelendiren Erdoğan, bunun hem TBMM’nin saygınlığına hem de demokratik siyasete zarar verdiğini söyledi.
  • Güçlü bir demokrasinin güçlü ve yapıcı bir muhalefet gerektirdiğini belirten Erdoğan, muhalefetin iç gündem yerine ülke meselelerine odaklanması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda CHP’ye sert eleştirilerde bulundu. Mutlak butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve tarafları arasında haftalardır süren kaosla ilgili sert eleştirilerde bulunan Erdoğan şunları söyledi:

AK Parti’nin gereksiz polemiklere girmediğini belirten Erdoğan şöyle devam etti: "Biz millete karşı görevimizi yerine getirmek için samimiyetle çalışırken maalesef muhalefet, Meclis'i tıkama çalışkanlığından bir türlü vazgeçmiyor.

İş yapmak, milletin derdine derman olmak varken ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz. Üzülerek görüyoruz ki şimdi bunlara bir de şahsi kavgalarını Gazi Meclis'e taşıyanlar eklenmiştir.

Yüce Meclis; siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin sorumsuz eylemleri sebebiyle son günlerde hiç hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başlamıştır.

Ne yarım asırlık siyasi hayatımızda ne de 23 yıllık iktidarımız boyunca tanık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz.

“Entrika, skandal, ayak oyunu...”

Sabahın 9'unda gelip salon işgal edeni mi ararsın, birbirlerine çelme takmak için türlü oyunlar çevrenleri mi ararsın, dün avuçları çatlayıncaya kadar alkışladıklarına bugün duvar olanları mı ararsın, dün halkın kahramanı ilan edip adına şarkı bestelediklerini bugün halk düşmanı diyerek linç etmeye çalışanları mı ararsın...

Tekmili birden mevcut. Çerçi dükkanı gibi yok yok. Entrika, skandal, ayak oyunu, ihanet...

Ne ararsan hepsi var.

İzahı olmayan şeyin mizahı olurmuş. Karşımızdaki manzara tam olarak bu. Şimdi değerli kardeşlerim, kuşkusuz her siyasi parti kendinden sorumludur. Biz başka siyasi partilerin ne yaptığıyla, neleri tartıştığıyla ilgilenmeyiz.

Rakiplerimizin kendi içinde ne yaptıkları, birbirlerine ne dedikleri, partilerini neye çevirdikleri bizi alakadar etmez.

Tartışmayı sokaklara ve meclis koridorlarına taşımadıkları sürece biz bu yaşananları sadece üzüntüyle izlemekle yetiniriz.

“Muhalefette çok başlılık var”

Ama bir partinin iç meselesi bu yüce çatının ve demokrasimizin meselesi haline getirilmeye çalışılırsa elbette kayıtsız kalamayız.

Ana muhalefet partisi içindeki tartışmalar son günlerde aynen buna evrilmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin saygınlığına gölge düşürülmekte, siyaset kurumu yıpratılmaktadır.

Lafa gelince 'Cumhuriyeti biz kurduk', 'Atatürk'ün partisi' olmakla övünen bir siyasi oluşumun böyle bir noktaya savrulması kaygı vericidir.

Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor. Çok başlılık muhalefetle birlikte demokratik siyasete de zarar veriyor.

“Bu durum sürdürülebilir değil”

Açık söyleyeyim; biz bu durumun sürdürülebilir olmadığına inanıyoruz. Bizim duruşumuz ilk günden beri bellidir. İktidarı denetleme görevini layıkıyla ifa eden güçlü bir muhalefet, güçlü bir demokrasinin mütemmim cüzüdür.

Vesayet altındaki bir muhalefet demokrasimiz için ne kadar tehlikeliyse; toplumdan kopuk, tamamen kendi iç gündemine sıkışmış, politika ve değer üretemeyen bir muhalefet de aynı ölçüde risklidir.

Türkiye'nin selameti açısından muhalefet de iktidar kadar dinamik olmalı, hızlı, üretken, çalışkan olmalıdır. Ülke meselelerinin çözümü noktasında muhalefet de iktidar kadar yapıcı davranmalı, yasama süreçlerine olumlu katkıda bulunmalıdır. Türkiye siyasetinde yıkıcı rekabet yerine eserlerin, fikirlerin, hizmetlerin yarıştığı yeni bir iklimin hakim olmasını istiyoruz.”

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner