Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un - AFP
- Çin lideri Xi Jinping, 2019'dan bu yana ilk kez Kuzey Kore'ye gitti.
- Xi, iki ülke arasındaki ilişkileri "yeni zirvelere" taşıma sözü verdi.
- Pekin yönetimi nükleersizleşmeyi isterken, Kuzey Kore nükleer programından geri adım atmayacağını vurguladı.
- Analistler, ziyaretin Rusya'nın Pyongyang üzerindeki artan etkisini dengelemek için bir hamle olabileceğini belirtiyor.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 2019 yılından bu yana ilk kez Kuzey Kore'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.
Başkent Pyongyang'da Kuzey Kore lideri Kim Jong-un tarafından kırmızı halı ve askeri törenle görkemli bir şekilde karşılandı.
Xi'nin bu kritik ziyareti, başkent Pekin'de ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i ağırlamasının hemen ardından geldi.
İlişkilerde "yeni zirve" hedefi
Görüşmeler sırasında Xi, uluslararası durum nasıl değişirse değişsin, iki ülke arasındaki geleneksel dostluğun sarsılmayacağını vurguladı.
Çin lideri, diplomasi, kolluk kuvvetleri ve askeri alanlarda iş birliğini güçlendirerek ikili ilişkileri "yeni zirvelere" taşımaya hazır olduklarını belirtti.
Kuzey Kore'nin açık ara en büyük ticaret ortağı olan Çin, uluslararası yaptırımlarla boğuşan ülkenin diplomatik ve ekonomik can damarı olmaya devam ediyor.
Nükleer program çıkmazı
İki ülke arasındaki dostluk mesajlarına rağmen, Kuzey Kore'nin nükleer silah programı ilişkilerde en büyük pürüzü oluşturmayı sürdürüyor.
Pekin yönetimi Kore Yarımadası'nın nükleer silahlardan arındırılmasını savunuyor. ABD Başkanı Trump ile yapılan görüşmelerde de bu ortak hedef teyit edilmişti.
Ancak Pyongyang tarafı geri adım atmaya niyetli görünmüyor. Ziyaretin arifesinde Kim Jong-un'un kız kardeşi, nükleer silah programını "geri dönüşü olmayan bir çizgi" olarak nitelendirdi.
Rusya'nın etkisine karşı hamle mi?
Son dönemde Ukrayna'da savaşmak üzere Rusya'ya asker gönderen Kuzey Kore, Moskova ile ittifakını giderek derinleştiriyor.
Analistlere göre, Xi Jinping'in bu zirvesi, Rusya'nın Pyongyang üzerindeki artan etkisini dengelemek için stratejik bir hamle anlamı taşıyor.
Bununla birlikte uzmanlar, Moskova ile Pyongyang arasındaki ilişkinin savaşın getirdiği karşılıklı zorunluluklara dayandığını, Çin'in ise Kuzey Kore üzerinde çok daha kalıcı ve büyük bir güç olduğunu vurguluyor.


