Kuzey Kore dünyanın en yükselişte ekonomileri arasında

Yıllardır ağır uluslararası yaptırımlar altında olan Kuzey Kore, silah satışları ve Çin ile artan ticareti sayesinde başkent Pyongyang'da benzeri görülmemiş bir ekonomik dönüşüm geçiriyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 08.06.2026 - 16:09

editor avatar
Ahmet Koçak

Haber Editörü

NSosyal Logo
Kuzey Kore dünyanın en yükselişte ekonomileri arasında
  • Kuzey Kore ekonomisi, yaptırımlara rağmen Rusya ve Çin'in desteğiyle hızla büyüyor.
  • Başkent Pyongyang'da yeni kafeler, elektrikli araçlar ve QR kodlu ödeme sistemleri yaygınlaşıyor.
  • Ekonomik verilerin propaganda olmadığı, Güney Koreli düşünce kuruluşlarının raporlarıyla da doğrulandı.
  • Başkentteki lüks ve gelişime rağmen, kırsal kesimde halkın yarısının yetersiz beslendiği belirtiliyor.

Dünyanın en şaşırtıcı ekonomik büyüme hikayesi, beklentilerin aksine dünyanın en kapalı ülkesi Kuzey Kore'den geliyor.

Uluslararası yaptırımlara meydan okuyan Pyongyang yönetimi; Rusya'ya yapılan silah satışları, Çin'den gelen finansman ve artan enerji ithalatı sayesinde ekonomisini yıllardır görülmemiş bir şekilde canlandırmayı başardı.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in bu yılki ilk yurt dışı ziyareti için Kuzey Kore'yi seçmesi de bu yükselişin diplomatik yansımalarından biri oldu.

Pyongyang'ın değişen yüzü

Covid-19 salgını sırasında sınırlarını tamamen kapatan ülke, kapılarını az sayıda Rus ve Batılı turiste yeniden açtı.

Ülkeyi ziyaret edenler, özellikle Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ve elit kesimin yaşadığı başkent Pyongyang'ın geçmişe kıyasla tamamen tanınmaz halde olduğunu belirtiyor.

Başkent sokaklarında Çin menşeli elektrikli araçlar hızla çoğalırken, restoranlarda taş fırın pizzalar servis ediliyor ve müşteriler QR kod sistemleriyle ödeme yapabiliyor.

Yeni evcil hayvan mağazaları, internet kafeler ve BMW satan galeriler başkentteki tüketimin yeni sembolleri haline geldi.

Bunun yanı sıra Kim Jong-un, ülke çapında büyük bir inşaat hamlesi başlattı. Sadece geçen yıl Pyongyang'da inşa edilen 10 bin yeni ev, Los Angeles veya Chicago gibi dev ABD şehirlerini geride bıraktı.

"Barbarca ablukaya" rağmen büyüme

Şubat ayında düzenlenen İşçi Partisi kongresinde konuşan 42 yaşındaki lider, ABD öncülüğündeki yaptırımları "barbarca bir abluka" olarak nitelendirdi ve ekonomik toparlanmanın bu baskılara rağmen başarıldığını ilan etti.

Liderin bu konuşmayı yaptığı binanın dışına ise fabrikadan yeni çıkmış yedi sıra roketatarın dizilmesi dikkat çekti.

Güney Koreli düşünce kuruluşlarının raporları da Kuzey Kore'nin ekonomik ilerleme iddialarının yalnızca propagandadan ibaret olmadığını ortaya koyuyor.

Ülkenin genişletilen petrol depolama tesislerindeki gemi trafiği rekor seviyelere ulaşırken, gece uydu görüntülerinde Kuzey Kore'nin beş yıl öncesine göre üç kat daha parlak olduğu ve otoparkların eskisinden çok daha dolu olduğu görülüyor.

Savaş ekonomisi ve yeni ittifaklar

Pyongyang yönetiminin kasasını dolduran en büyük etkenlerden biri ise Ukrayna savaşı oldu.

Güney Kore istihbaratına bağlı Ulusal Güvenlik Stratejisi Enstitüsü'ne göre, Rusya'ya gönderilen mühimmatlar ve cepheye sürülen 15 bini aşkın asker, Kuzey Kore'ye milyarlarca dolar kazandırdı.

Bu askerlerin yaklaşık üçte birinin hayatını kaybettiği ya da yaralandığı ifade ediliyor.

Öte yandan, Çin ile aylık ticaret sekiz yılın zirvesine ulaştı. Yaptırımlara rağmen Çin menşeli teknolojik parçalar Kuzey Kore'nin dijital ekonomisini beslemeye devam ediyor.

Diplomatik ağını da genişleten Kim Jong-un, geçtiğimiz sonbaharda Çin'deki bir askeri geçit törenine ilk kez katıldı.

Mart ayında ise Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko'yu başkentte ağırlayarak yeni bir dostluk antlaşmasına imza attı. Lukaşenko görüşmede, "Birbirimize ihtiyacımız var" mesajını verdi.

İlk başkanlık döneminde Kim ile üç kez yüz yüze görüşen eski ABD Başkanı Donald Trump'ın da göreve geldikten sonra yeniden buluşma teklifinde bulunması sürecin bir diğer dikkat çeken detayı oldu.

Madalyonun karanlık yüzü

Başkentteki bu parıltılı tabloya rağmen ülkenin geri kalanı derin bir yoksullukla mücadele etmeye devam ediyor.

Birleşmiş Milletler raporlarına göre, başkent dışındaki bölgelerde 26 milyonluk nüfusun neredeyse yarısı yetersiz beslenmeyle karşı karşıya.

Güney Kore dizisi dağıtmanın bile ölüm cezasıyla sonuçlanabildiği ülke, bilgi akışının sıkı sıkıya kontrol edildiği ve dünyanın en kötü insan hakları sicillerinden birine sahip yeri olmaya devam ediyor.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner