Çocukken eline bulaşan kille başlayan yolculuk minyatüre dönüştü
İstanbul’da yaşayan 67 yaşındaki minyatür sanatçısı Ufuk Akkafa, çocukluğunda başlayan tutkusu sayesinde yarım asrı aşkın sürede büyük bir minyatür koleksiyonuna imza attı.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 10.10.2025 - 11:58
- Akkafa, ilkokul yıllarında öğretmeninin verdiği kil çalışmalarıyla minyatüre adım attı ve çamurdan geometrik şekiller yaparak hayal gücünü geliştirdi.
- Dünyayı gezerken gördüğü objeleri minyatüre dönüştürdü ve kendi atölyesinde çalışmalarını sürdürüyor.
- En büyük hayali, Süleymaniye Camisi’nin minyatürünü yapmak ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’na hediye etmek.
- Genç sanatçılara, sabır ve tekrar ile minyatür sanatında kaliteyi artırabileceklerini tavsiye ediyor.
Çocuklukta başlayan minyatür sevgisi yıllar içinde büyüdü
İlkokul öğretmeni Bilge Saydam’ın matematik dersinde kil ile geometrik şekiller yaptırması, Akkafa’nın küçük objelere ilgisini fark etmesini sağladı. Evlerinin yakınında bulduğu kil ile piramit, silindir ve küre gibi basit modeller yapan sanatçı, minyatüre adım atmış oldu.
Akkafa, “Evde elimde kalan kil parçalarını temizleyip buradan çıkanlarla minik modeller yaptım. O zamanlar kaplumbağa ve yılan gibi basit modeller yapıyordum” diyerek ilk deneyimlerini anlattı.
Minyatürlerde küçük boyutun önemi ve estetik yaklaşımı
Akkafa, küçük nesnelerin daha sevimli ve şirin olduğunu vurguluyor. “Küçük olunca daha sevimli, daha şirin, daha sevilecek hale geliyor. O yüzden küçük şeyler yapmaya gayret ettim” diyor. Sanatçı, nesneleri önce kafasında küçültüp prototipler üzerinden çalışmalarına devam ediyor.
“En küçük parçasını nesnenin orijinaline en yakın şekilde tasarlayabiliyorsam o zaman yapmaya başlıyorum. Prototip hoşuma gidince daha da küçültme isteği geliyor” ifadelerini kullanıyor.
Atölye ve teknik detaylar
Akkafa, atölyesini kurarken sadece bıçağı ve zımparasının olduğunu belirtiyor. Diğer aletlerin, ihtiyaçlara göre temin edildiğini anlatan sanatçı, pahalı aletlerin bile işlevselliğinin sınırlı olduğunu vurguladı.
Sanatçı, Süleymaniye Camisi’nin minyatürünü yapmak istediğini ancak rölöve eksikliği nedeniyle henüz tamamlayamadığını belirtti. “Her şeyi hazırladım. Taşlarını kestik, ağaçlarını sipariş verdik. Ama rölöveyi bulamadım” diyerek projesinin detaylarını paylaştı.
Gençlere tavsiyeleri ve minyatür sanatına yaklaşımı
Ufuk Akkafa, minyatüre ilgi duyan gençlere sabırlı olmalarını ve tekrarın sanat kalitesini artırdığını söylüyor. “Başarı beceriyle alakalı değil. Tekrarladıkça sanatın kalitesi artıyor. Ailecek zorlandığımız zamanlar oldu ama artık problem kalmadı” diyerek deneyimlerini aktardı.
Sanatçı, küçük objelere olan sevgisini ve uzun yıllara yayılan emeğini, minyatür sanatını öğrenmek isteyen herkesle paylaşmaya hazır olduğunu ifade ediyor.
Kaynak:
GDH Haber
etiketler
İLGİLİ HABERLER
Mimar Sinan'ın memleketinde taş ve ahşap ustalığı geleceğe taşınıyor
Bangladeş'te Türk rüzgarı: Türk kültürünün yükselişi ve dizi etkisi
Bozlak ve uzun havanın kadife sesi: Burhan Çaçan
Trabzon'da, Karadeniz'in yeni yıl geleneği 'Kalandar' kutlandı
Yeşilçam'ın en komik kötüsü: Öztürk Serengil
İstanbul'da film çekimlerine standart getirildi
DİĞER HABERLER
Bozlak ve uzun havanın kadife sesi: Burhan Çaçan
İstanbul'da film çekimlerine standart getirildi
Bangladeş'te Türk rüzgarı: Türk kültürünün yükselişi ve dizi etkisi
Trabzon'da, Karadeniz'in yeni yıl geleneği 'Kalandar' kutlandı
Mimar Sinan'ın memleketinde taş ve ahşap ustalığı geleceğe taşınıyor
Yeşilçam'ın en komik kötüsü: Öztürk Serengil
Balıkesir'in kültürel ve yöresel zenginlikleri dijital ortama aktarılıyor
Türkiye'de bir ilk: Yapay zeka destekli müze deneyimi
TDK 2025 verilerini açıkladı: En çok aranan kelime sözlükte yok
New York sokaklarında Epifani coşkusu: Doğu Harlem’de renklerin dansı

