Çorum'da Hititlere ait 2 bin 800 yıllık orak ile Osmanlı dönemi orağı sergileniyor
Hitit medeniyetinin başkenti Hattuşa'daki arkeolojik kazılarda bulunan 2 bin 800 yıllık demir orak ile 20. yüzyıla ait bir Osmanlı orağı, Boğazköy Müzesi'nde yan yana sergilenerek dikkat çekici bir karşılaştırma sunuyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 16.08.2025 - 13:14
- Hititlerin başkenti Hattuşa'da bulunan 2 bin 800 yıllık demir orak, Boğazköy Müzesi'ndeki "Hapalki: Demir" sergisinde sergileniyor.
- Eser, aynı bölgede bulunan 20. yüzyıla ait bir Osmanlı orağı ile birlikte teşhir ediliyor.
- İki orağın arasındaki binlerce yıla rağmen formlarının neredeyse aynı olması, tasarımın işlevselliğini ve kalıcılığını kanıtlıyor.
- Kazı Başkanı Prof. Dr. Andreas Schachner, kullanım amacı değişmeyen aletlerin formunun da yüzyıllarca aynı kalabildiğini belirtti.
İki orak arasında yaklaşık 3 bin yıl var
Hititlerin başkenti Hattuşa'da, Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından yürütülen kazı çalışmaları sırasında Demir Çağı'na tarihlenen bir mahallede 2 bin 800 yıllık bir demir orak bulundu. Tarihi eser, Boğazköy Müzesi'nde açılan ve Anadolu'da demirin 3 bin 500 yıllık serüvenini anlatan "Hapalki: Demir" sergisinde yerini aldı.
Serginin en dikkat çekici bölümü ise bu antik orağın, aynı bölgeden gelen 20. yüzyıla ait bir Osmanlı orağı ile birlikte sunulması oldu. Ziyaretçiler, aralarındaki binlerce yıla rağmen iki aletin tasarımındaki şaşırtıcı benzerliği görme fırsatı buluyor.
Kazı başkanı: 'Kullanım değişmeyince form da değişmiyor'
Hattuşa Kazı Başkanı Prof. Dr. Andreas Schachner, iki orağın da sergide yer almasının amacının, bir tarım aletinin yapısal olarak ne kadar az değiştiğini göstermek olduğunu ifade etti. Bu durumun ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördüğünü belirtti.
Schachner, konuya ilişkin olarak, "Buradaki iki orak tipolojik olarak, yani form itibarıyla birbirine çok yakın. Biri 20. yüzyılın başına, diğeri ise Demir Çağı'na ait. Bu durum gösteriyor ki, bu tarz aletlerin kullanımı değişmediğinde form da değişmiyor, yüzyıllarca aynı formda kalabiliyor," dedi.
Bronz Çağı'ndan günümüze değişmeyen tasarım
Prof. Dr. Schachner, orağın tasarımının kullanım amacına mükemmel şekilde uygun olduğunu ve bu nedenle binlerce yıldır değiştirilme ihtiyacı duyulmadığını vurguladı. Schachner, "İşleyen, iş gören bir formu niye değiştirsin? diye düşünüyoruz. Kültürler ve dinler değişiyor ama bu tarz objeler formlarını koruyabiliyor," diye ekledi.
Hatta bu tasarımın çok daha eskilere dayandığını belirten Schachner, Hitit tabakalarında aynı formdaki orağın bronzdan yapılmış örneklerini de bulduklarını söyledi. Bu durum, orağın temel tasarımının milattan önce 2. binden günümüze kadar yaklaşık 4 bin yıldır neredeyse hiç değişmeden geldiğini kanıtlıyor.
Kaynak:
GDH Haber
İLGİLİ HABERLER
Oylum Höyük kazılarında Hitit dönemine ait yeni çivi yazılı belgeler ortaya çıktı
New York'un yeni Belediye Başkanı Mamdani yemin töreninde Osmanlı Kur'an'a el bastı
Çocuklara bomba eğitimi veren şebekeye operasyon: 2 tutuklama
"Kilo alsınlar" diye hayvanlara çamurda işkence: Bakanlık harekete geçti!
Tarihte bugün: Uşi Antlaşması imzalandı, Osmanlı Afrika'daki son toprağını kaybetti
Netanyahu'dan skandal çıkışı: Osmanlı işgali altındaydık!
DİĞER HABERLER
Antik Mısır mezarlarında Hintli ziyaretçilerin izleri bulundu
Ayasofya’nın altında 1600 yıllık tüneller ortaya çıkarıldı
Japonya’da “Son Samuray” mirası müze yolunda
“Nuh’un Gemisi Türkiye’de Olabilir” iddiası yeniden gündemde
Şanlıurfa’da 12 bin yıllık 'amfi tiyatro' ortaya çıktı
Oylum Höyük kazılarında Hitit dönemine ait yeni çivi yazılı belgeler ortaya çıktı
Tarihte bugün: TBMM'yi tanıyan ilk İtilaf devleti Fransa ile Ankara Anlaşması imzalandı
Karahantepe'de Neolitik Çağ insanlarının yaşadığı 30'dan fazla kulübe bulundu
Tarihte bugün: Uşi Antlaşması imzalandı, Osmanlı Afrika'daki son toprağını kaybetti
Tolstoy'un yeğeni, atasının tutulduğu Yedikule Zindanları'nı ziyaret etti



