- Romanya ile imzalanan anlaşma kapsamında Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etme başarısını gösterdi.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesi konumuna yükseldiğini ve sadece geçtiğimiz ay 996 milyon dolarlık tarihi bir havacılık ve savunma ihracatı yapıldığını açıkladı.
- Türk Deniz Kuvvetleri'nin gücüne güç katacak olan Açık Deniz Karakol Gemisi TCG Koçhisar düzenlenen törenle resmen hizmete alındı.
- MÜGEM projesiyle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseldiğimizi belirten Erdoğan, projelerin toplam bedelinin 25 milyar avroya ulaştığını duyurdu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenen "Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman'ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni"nde konuştu. Savunma sanayiinde ulaşılan tarihi başarıları küresel rakamlarla ilan eden Erdoğan, şahsına münhasır "Zor oyunu bozar" ifadesiyle Türkiye'nin yeni güvenlik paradigmasını dünyaya duyurdu.
"Sahada güçlü olmayan masada kendini menüde bulur"
Dünyanın soğuk savaştan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu vurguladı. Sahada ve masada güçlü olmanın önemine değinen Erdoğan, "Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız" diyerek Türkiye'nin tam bağımsızlık vizyonunun doğruluğuna dikkat çekti.
23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek eşikleri aştıklarını dile getiren Erdoğan, geçmişte yılda yapılan 248 milyon dolarlık ihracat miktarını artık sadece bir hafta içinde gerçekleştirdiklerini belirtti. Askeri gemi inşa sanayisinin 103 yıllık Cumhuriyet tarihinin en yoğun ve verimli günlerini yaşadığını ifade eden Cumhurbaşkanı, bugüne kadar farklı coğrafyalara 140'ı aşkın deniz platformunun ihraç edildiğini müjdeledi.
Dev savaş gemilerinde yerlilik oranı yüzde sekseni aştı
Türkiye'nin aynı anda en fazla savaş gemisi inşa edebilen küresel aktörlerden biri haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, üretilen platformların teknik detaylarını ve ulaştığı gücü şu verilerle paylaştı:
Savunma Sanayii Göstergesi / Proje | Mevcut Durum ve Detaylar |
İmalatı Süren Savaş Gemisi Sayısı | 15'ten fazlası müttefiklere ihraç edilmek üzere toplam 50'nin üzerinde. |
Platformlardaki Yerlilik Oranı | Uçak gemisi, fırkateyn, muhrib ve denizaltılarda %80'in üzerinde. |
Toplam Proje Bedeli | Deniz platformlarında yürütülen projelerin hacmi 25 milyar avro. |
Milli Uçak Gemisi (MÜGEM) | Kendi uçak gemisini tasarlayan ve üreten dünyadaki 7. ülke. |
Alt Sistemlerde Tam Bağımsızlık: Hizmete giren ve ihraç edilen gemilerde yer alan savaş yönetim sistemleri, arama ve atış kontrol radarları, sonar sistemleri ve yakın savunma silahları; ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, MKE ve TÜBİTAK öncülüğünde tamamen yerli ve milli olarak üretilmektedir.
Romanya ile tarihi zirve: "Cam Roman" Karadeniz'e açılıyor
Romanya ile ilişkilerin 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini, 2024'te ise kurulan konsey ile kurumsal bir boyut kazandığını hatırlatan Erdoğan, teslim edilen Cam Roman korvetinin iki ülkenin Karadeniz'in güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesi olduğunu belirtti.
Karadeniz güvenliğinin Avrupa-Atlantik mimarisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Erdoğan; Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele başta olmak üzere pek çok alanda gelişen iş birliğini son derece kıymetli bulduklarını ifade etti.
"Ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz"
Konuşmasının sonunda Türkiye'nin askeri gücünün arkasındaki barışçıl felsefeyi dünyaya ilan eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, barışın ancak caydırıcılıkla korunabileceğini belirtti:
"Türkiye'nin gayesi bölgemizde gerilim üretmek değil; barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde, meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte, hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına müsaade etmeyiz. İlkemiz çok net: Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz."




