Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yenilenebilir enerji hamlesi: Ana muhalefetin iç meselesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni" kapsamında gerçekleştirdiği konuşmada Türkiye'nin enerji vizyonuna ve ekonomik büyüme verilerine dair stratejik açıklamalarda bulundu.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 03.06.2026 - 15:25

NSosyal Logo
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yenilenebilir enerji hamlesi: Ana muhalefetin iç meselesi
  • Türkiye ekonomisi, son 23 yıllık süreçte yakaladığı ortalama yüzde 5,3'lük büyüme ivmesini 2026 yılının ilk çeyreğinde de yüzde 2,5 oranında artışla sürdürdü.
  • Enerjide dışa bağımlılığı sıfırlamayı hedefleyen hükümet, 2035 yılına kadar rüzgar ve güneş kurulu gücünü 120 bin megavata çıkarmak için 80 milyar dolarlık yatırım yapacak.
  • 2025 yılında 78 şehirde işletmeye alınan 7 bin 110 adet elektrik üretim santrali sayesinde, Türkiye 1,8 milyar dolarlık doğal gaz ithalat faturasından kurtuldu.
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet partisinin kongre ve koltuk kavgalarını "güvenli takip mesafesinden" izlediklerini belirterek siyasetin kalitesine vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni" kapsamında gerçekleştirdiği konuşmada Türkiye'nin enerji vizyonuna ve ekonomik büyüme verilerine dair stratejik açıklamalarda bulundu. Kürsüden enerji alanındaki devasa yatırımları ve 2035 hedeflerini paylaşan Erdoğan, aynı zamanda ana muhalefet partisinin kendi içindeki siyasi tartışmalarına yönelik de sert eleştiriler yöneltti.

Türkiye küresel enerji tedarikinin bölgesel siklet merkezi haline gelmiştir

Türkiye'nin bilhassa güncel gelişmeler ışığında, enerji alanında bölgesinin siklet merkezi olduğu çok net biçimde görülüyor. Gerek son dönemde uluslararası basında yayınlanan makaleler, gerekse enerji sektörünü çok iyi bilen isimler, Ülkemizin günden güne artan stratejik değerine vurgu yapıyor.

View post on X

Küresel jeopolitik arenada yaşanan enerji krizleri, Türkiye'nin coğrafi ve stratejik konumunun önemini bir kez daha ortaya koymuştur. "Şu bir gerçek ki 28 Şubat'ta başlayan ve henüz çözülemeyen İran merkezli kriz Türkiye'nin küresel enerji tedarikindeki kritik rolünü pelçinlemiştir."

View post on X

Artan enerji talebini karşılamak için yerli ve yenilenebilir kaynaklar devreye alınıyor

Hızla gelişen ve büyüyen Türkiye ekonomisinin enerjiye olan ihtiyacı her geçen yıl katlanarak artmaya devam etmektedir. "İki olarak hızla gelişen diğer tüm ülkeler gibi bizim enerji talebimiz de yıldan yıla yükselmektedir. Son 20 yılda ülkemizin enerji ihtiyacı iki katına çıkmıştır. 2025 yılında elektrik tüketimimiz önceki yıla kıyasla yüzde 2,1 oranında artmıştır. Elektrik talebimizin 2035 yılına kadar en az yüzde 50 oranında artmasını bekliyoruz. Şu an enerji arzımızda ithal kaynakların payı yüzde 57 civarındadır. Her yıl değişmekle birlikte enerjide 60 ila 100 milyar dolar arasında bir ithalat faturamız var. Burada şunu özellikle dikkatinize getirmek istiyorum. Türkiye dünyanın 16. Avrupa'nın da 6. büyük ekonomisidir. Biz aynı zamanda son 23 yılda ortalama yüzde 5,3 büyüyen bir ülkeyiz. Pazartesi günü 2026 yılının ilk çeyreğine dair büyüme rakamları açıklandı. Türkiye ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde iki buçuk oranında büyüme kaydetti. Böylece ekonomimiz karşılaştığı şoklara rağmen 23 çeyrektir büyümesini sürdürmüş oldu. İnşallah bu ivmeyi 2026'da devam ettirmek istiyoruz. Bu daha fazla enerji tüketeceğimiz anlamına geliyor. Türkiye'nin önceliklerinin en başında enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve kendi kaynaklarından azami derecede istifade etmek vardır. Milli enerji Ve maden politikamız ile daha çok yerli, daha çok yenilenebilir stratejimizin hedefi enerjide dışa bağımlılığımızı sıfırlatmatır."

View post on X

Enerji planı kapsamında yeşil iletim altyapısı ve deniz üstü rüzgar santralleri kurulacak

Milli enerji stratejisinin geleceğe yönelik yol haritası olan ulusal planlama dahilinde, çevresel hassasiyetleri gözeterek çok büyük yatırımlara imza atılmaktadır. "2020-2035 yıllarını kapsayan Türkiye Ulusal Enerji Planı ile inşallah çok daha iyi yerlere gelmenin çabası içindeyiz. Buna göre 2025 yılı sonu itibariyle 40 bin megawatt olan güneş ve rüzgar kurulu gücümüzü 2035 yılında 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşmak için toplam 80 milyar dolarlık yatırım yapacağız. Ayrıca rüzgar ve güneş kurulu gücünün sisteme entegrasyonu için yeşil iletim altyapısı inşa edeceğiz. Yine aynı dönemde 5000 megavatlık deniz üstü rüzgar kapasitesi oluşturma niyetindeyiz. Son 20 yılda yenilenebilir enerji alanında kat ettiğimiz mesafe bu hedefleri gerçekleştirme noktasında bizlere güven veriyor."

Enerji projelerinin yapım aşamasında karşılaşılan yapay ideolojik engellemelere ve provokasyonlara karşı ise hükümetin tavrı net olarak ortaya konmuştur. "Çevreci maskeli marjinallerin engelleme çabalarına rağmen bu büyük potansiyeli hayata geçirmekte kararlıyız. Nasıl bundan 13 sene önce 3-5 tane ağacın yerinin değiştirilmesi bahane edilerek sokaklarımızı ateşe veren gezici vandallara boyun eğmediysek Bugün de insanımızın çevre hassasiyetini istismar edenlere yenilenebilir enerji yatırımlarımızı sabote etmeye çalışanlara teslim olmayacağız."

View post on X

Hizmete giren yeni elektrik üretim santralleri milyarlarca dolarlık bütçe tasarrufu sağladı

2025 yılı içerisinde Türkiye genelinde yapımı tamamlanan enerji tesislerinin ekonomik getirileri ve kurulu güç kapasiteleri büyük bir başarıya işaret etmektedir. "2025 yılında 78 ilimizde irili ufaklı toplam 7.110 adet elektrik üretim santrali hizmete girmiştir. Santrallerin toplam yatırım değeri yaklaşık 5,6 milyar dolar. Kurulu gücü ise 8.313 MW'dir. Bunun 6.063 MW'nı güneş, 1.946 MW'nı rüzgar santralleri oluşturuyor. Bu yatırımların yıllık üretim kapasitesi ise 7,3 teravat saattir. Eğer biz bu elektriği yenilenebilir kaynaklar yerine doğal gazdan karşılamış olsaydık 3,5 milyar metreqüp doğal gaza ihtiyaç duyacaktık. Karşılığında da 1,8 milyar dolar ödeme yapacaktık. Bugün hizmete aldığımız yatırımlarla böyle bir faturadan kurtulmuş olduk."

View post on X

Ana muhalefet partisinin koltuk kavgası içeren sağlıksız ruh halini izliyoruz

Ülkenin enerji ve ekonomik kalkınma hamlelerinin ana muhalefetin gündeminde yer bulamadığı, muhalefet partisinde bitmek bilmeyen liderlik çekişmelerinin yaşandığı belirtilmiştir. "Bu gelişmeler, bu rakamlar bizim ana muhalefetin hiç mi hiç gündeminde değil. Ne ülkenin meseleleriyle ilgileniyorlar, ne de dünyada ne olup bittiğini takip ediyorlar. Gündemlerinde sadece koltuk kavgası var, hakaret var. Nümayiş var, dün kahraman ilan ettiklerine bugün hain damgası vurmak var, bir ara aynı muameleyi gel deyince koşa koşa gelen eski cumhurbaşkanı adaylarına da yapmışlar, onu da günlerce linç etmişlerdi. Acı zulüm de olsa o hain ve işbirlikçi olma sırasını savdı, şimdi yerini bir başkasına bıraktı. Yarın muhtemelen benzer ithamlara bugün alkışlanan maruz kalacak. Ana muhalefeti Esir alan bu sağlıksız ruh hali değişmedikçe anlaşılan o ki herkes bir gün hedef tahtasına konulacak. Siyaseti halka hizmet vasıtası yerine kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin çarpık zihniyeti değişmedikçe Bu utanç sahnelerine muhtemelen yarın yenileri eklenecek."

View post on X

Hükümet ve Cumhur İttifakı kanadı, muhalefet cephesinden gelen kişisel ve siyasi sataşmalara karşı devlet ciddiyetiyle yaklaşmayı sürdürecektir. "Yaşananlar elbette ana muhalefet partisinin iç meselesidir. Bizi ilgilendirmez. Biz Türk siyasetine yakıştıramadığımız bütün bu tartışmaları güvenli takip mesafesinden izlemekle yetiniyoruz. Şahsımıza, hükümetimize, partimize ve ittifakımıza yönelik çirkin ifadelere rağmen serin kanlı tavrımızı büyük özen göstererek devam ettiriyoruz. Bilhassa elinden pamuk şekeri alınmış çocuk misali hırçınlaşan karikatür tiplerin nezaket sınırlarını aşan sataşmalarını muhatap almıyoruz. İnşallah bu çizgimizi bu duruşumuzu bundan sonra da bozmayacağız. Ama şunun da bilinmesini isterim ki siyaset kurumunun itibarına ve Türk demokrasinin kalitesine kimsenin gölge düşürme hakkı yoktur. Siyaseti marjinalize etmenin kimseye bir faydası olmayacaktır. İktidar veya muhalefet fark etmeksizin hepimiz bizlere güvenen milletimize karşı sorumluyuz. Herkesten böylesi bir hassasiyetle davranmalarını bekliyoruz. Rabbim bu ülkeyi daha kendi aralarındaki meseleleri bile çözemeyenlerin eline bırakmasın diyorum.

View post on X

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner