Mescid-i Aksa
- İngiltere, Kudüs’teki kutsal mekânlar üzerindeki Ürdün vesayetinin “saygı gösterilmesi gereken” bir statü olduğunu açıkladı.
- ABD ve İsrail’in Mescid-i Aksa’nın yönetim yapısını değiştirmeyi planladığı yönündeki iddialar uluslararası gündem yarattı.
- İddialara göre Ürdün destekli İslami Vakıf’ın (Waqf) yetkileri sona erdirilerek yeni bir yönetim modeli oluşturulmak isteniyor.
İngiltere hükümeti, Kudüs’teki kutsal mekânların statüsüne ilişkin tartışmalara doğrudan müdahil olan yeni bir açıklama yaptı. Middle East Eye gazetesine göre, Londra yönetimi, Mescid-i Aksa ve diğer kutsal alanlar üzerindeki Ürdün’ün tarihi himayesinin korunması gerektiğini vurgulayarak, mevcut statükoya desteğini açık şekilde ortaya koydu. Açıklama, ABD ve İsrail’in Ürdün’ün rolünü sonlandırmaya yönelik bir plan üzerinde çalıştığına ilişkin haberlerin ardından geldi.
Londra’dan Ürdün’e destek
İngiltere Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, yaptığı açıklamada Ürdün’ün Kudüs’teki kutsal mekânların koruyucusu olarak oynadığı rolün önemli olduğunu belirtti. Açıklamada, “Kudüs’teki kutsal mekânlara ilişkin tarihi statüko düzenlemelerine saygı gösterilmelidir” ifadeleri kullanıldı. Bu açıklama, İngiltere’nin son dönemde gündeme gelen planlara karşı ilk resmi değerlendirmesi olarak dikkat çekti.
Tartışmaların merkezinde Mescid-i Aksa var
Geçtiğimiz günlerde ortaya atılan iddialara göre ABD ve İsrail, Mescid-i Aksa üzerindeki Ürdün destekli İslami Vakıf’ın yetkilerini sona erdirecek yeni bir yönetim modeli üzerinde çalışıyor. İddialarda, mevcut yapının yerine İsrail tarafından oluşturulacak yeni bir kurumun geçirilmesinin planlandığı öne sürüldü. Söz konusu düzenlemenin, Mescid-i Aksa’yı “çok dinli bir merkez” olarak yeniden tanımlayabileceği ve Yahudi ibadetlerine daha geniş kapsamda izin verebileceği ileri sürüldü.
İddialara göre yeni model kapsamında İsrail’in imam atamalarından cuma hutbelerine kadar birçok konuda daha fazla söz sahibi olması da öngörülüyor. Planın, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee tarafından desteklendiği öne sürüldü.
Washington iddiaları reddetti
ABD yönetimi ise söz konusu haberleri yalanladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde yaptığı açıklamada bu yöndeki haberlerden haberdar olmadığını belirterek, Ürdün’ün Mescid-i Aksa üzerindeki vesayetini sona erdirmeye yönelik herhangi bir plan hakkında bilgisi bulunmadığını söyledi. Daha önce bir ABD yetkilisi de haberleri “tamamen yanlış” olarak nitelendirmişti.
Ürdün’ün tarihi rolü
Ürdün Haşimi Krallığı, Kudüs’teki İslami ve Hristiyan kutsal mekânların hamisi olarak uluslararası alanda tanınan özel bir konuma sahip bulunuyor. Bu rol, 1994 yılında imzalanan Ürdün-İsrail Barış Anlaşması ile de teyit edilmişti. Ayrıca 2013 yılında Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Ürdün Kralı II. Abdullah arasında imzalanan anlaşma, Ürdün’ün kutsal mekânlar üzerindeki himayesini yeniden teyit etmişti.
Uzmanlar, mevcut statükoda yapılacak köklü değişikliklerin yalnızca Kudüs’ü değil, tüm bölgeyi etkileyebilecek yeni diplomatik ve güvenlik krizlerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Ürdün yönetimi ise Mescid-i Aksa üzerindeki tarihi vesayetinin korunmasının bölgesel istikrar açısından hayati önemde olduğunu savunuyor.


