İYİ Parti'de Mehmet Tolga Akalın depremi: 'Şantajcı baş tacı' diyerek istifa etti
İYİ Parti’nin 5. Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkan adayı olan Mehmet Tolga Akalın, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Akalın, "Şantajcıyı tekrar baş tacı ederek partimizde yeniden bir cam tavan oluşmasına müsaade etmek anlaşılabilir değildir" dedi.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 28.02.2026 - 12:44
- Mehmet Tolga Akalın, genel merkezin, partiyi kuruluş iddialarının uzağına düşürdüğünü belirtti.
- İstifa metninde "şantaj" vurgusu yapan Akalın, genel başkanın kendisine yapılan şantaja sessiz kalarak "şantajcıyı" yeniden baş tacı ettiğini iddia etti.
- Akalın, İYİ Parti ve MHP arasında kurulan "tahterevalli düzenini" reddettiğini belirterek, sivil ve demokratik milliyetçiliğin önünün açılması gerektiğini vurguladı.
İYİ Parti'nin 5. Olağanüstü Kurultayı'nda genel başkan adayı olan Mehmet Tolga Akalın partisinden istifa etti.
İYİ Parti’nin AK Parti ve CHP arasına sıkışan siyasette Türk milliyetçileri için bir "üçüncü yol" açma iradesiyle kurulduğunu söyleyen Akalın, gelinen noktada bu hedefin zedelendiğini savundu.
2018 ve 2023 seçim süreçlerindeki baskılara direnilemediğini belirten Akalın, partinin Cumhuriyet’in kurucu değerleri üzerinden devleti restore etme vizyonundan uzaklaştığını ifade etti. Kariyeri planlanmış siyasetçilerin önünü açmak yerine, dostluklarını ve siyasi iddiasını korumak için ayrılık kararı aldığını belirtti.
Şantaj iddiaları ve cam tavan eleştirisi
Akalın’ın açıklamasındaki en dikkat çekici kısımlardan biri, genel merkezdeki yönetim tarzına yönelik "şantaj" suçlaması oldu.
Başka partilerin maruz kaldığı şantajları dert edinen yönetimin, kendi maruz kaldığı durumlara sessiz kaldığını öne süren Akalın, "Üstelik, şantajcıyı tekrar baş tacı ederek partimizde yeniden bir cam tavan oluşmasına müsaade etmek de anlaşılabilir değildir" dedi.
Bu durumun partinin büyümesini engelleyen bir bariyer oluşturduğunu savundu.
“Terörsüz Türkiye tahterevallisi”
Son dönemdeki siyasi gelişmeleri ve "Terörsüz Türkiye" çıkışlarını eleştiren Akalın, MHP ile İYİ Parti arasında bir tahterevalli düzeni inşa edilmeye çalışıldığını iddia etti.
Bu tarzın milliyetçileri marjinal alanda istihdam ederek iktidara engelsiz siyaset alanı açtığını savunan Akalın, "piyade milliyetçiliği" olarak tanımladığı bu kaderi reddettiğini açıkladı. Majestelerinin milliyetçilik anlayışının yıkılması gerektiğini söyleyen Akalın, sivil ve demokratik milliyetçiliğin bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
“Genel başkan ile derinleşen fikir ayrılıklarımız…”
Akalın, istifa kararının temelindeki kişisel ve politik kopuşu şu sözlerle ifade etti:
“Bugün geldiğimiz noktada Sayın Genel Başkan ile kasım ayından itibaren yaşanan bazı politik gelişmeler karşısında alınması gereken tavırlar konusunda aylardır derinleşen fikir ayrılıklarımız olduğunu görmekteyim.
Başka partilere yapılan şantajı dert edinip kendisine yapılan şantaja karşı sessiz kalmak doğru değildir. Üstelik, şantajcıyı tekrar baş tacı ederek partimizde yeniden bir cam tavan oluşmasına müsaade etmek de anlaşılabilir değildir.
“İhanet hariç herkesle görüşürüz.” diyen üst yönetim anlayışımız; Türklüğün anayasal hâkimiyeti kapsamında Öcalan/DEM ile aynı görüş ve dile sahip olan partiler ile derin istikşafî görüşmeler yaparak “ortaklaşma alanları” belirlemekten çekinmemektedir. Diğer yandan, ihanetin karşısında dimdik duran partilere aylardır mütekabil nezaket ziyareti yapılmamasının, partimizin yeni rotasının izlerini gösterdiğini de üzülerek görmekteyim. Bilinir ki bazen insanın yapmadıkları ne yapmak istediğinin en açık göstergesidir.
Diğer yandan, yıllardır AKP ile CHP arasında kurulan tahterevalli düzeninin bir benzerinin son dönemde MHP ile İYİ Parti arasında inşa edilme çabalarını da görüyorum. Bu, milliyetçileri marjinal alanda istihdam edip Erdoğan’a düz ovada engelsiz siyaset yolunu açan siyaset tarzını şiddetle reddediyorum. “Terörsüz! Türkiye” tahterevallisinde ancak cesedini çiğneten “piyade milliyetçiliği” bizim kaderimiz değildir. Nihayetinde Türk milliyetçiliğinin mal, konvansiyonel dönem siyasetçilerimizin tüccar olduğu bu majestelerinin milliyetçilik anlayışının yıkılması ve sivil, demokratik milliyetçiliğin önünün açılması mutlak bir gerekliliktir.
Tüm bu ve benzeri durumlar karşısında uzun süreli bir iç politik mücadele başlatmak bir seçenek olmakla birlikte, sonuçta bunun kazananlarının, partinin kuruluş hikâyesi ve mücadelesinde olmayan, kariyeri planlanmış birkaç siyasetçi olabileceği de aşikârdır. Kaldı ki maziye olan hürmet, dostlukları muhafaza mesuliyeti ve müşterek binlerce partili arkadaşlarımızın incinme ihtimali de beni böyle bir mücadeleye girmekten men etmektedir.”
Kaynak:
GDH Haber
İLGİLİ HABERLER
Belediye başkanının giyimini hedef almıştı: İYİ Parti'den ihraç kararı!
Epstein bağı ifşa olan eski Büyükelçisi İngiltere İşçi Partisi'nden istifa etti
Louvre Müzesi müdürü Laurence des Cars istifa etti
Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'e hakaret davasında iddianame kabul edildi
Washington Post'ta Will Lewis görevinden ayrıldı
Müsavat Dervişoğlu yeniden İYİ Parti Genel Başkanı seçildi
DİĞER HABERLER
Osmaniye depremle sallandı! 28 Şubat AFAD ve Kandilli Rasathanesi son depremler listesi
THY, Orta Doğu'daki 10 ülkeye seferleri iptal etti
Ankara baraj doluluk oranları | ASKİ ile Ankara baraj doluluk oranları nasıl, yükseldi mi, düştü mü?
Türkiye’nin Antarktika seferi 10 yaşında: Beyaz Kıta’da çözüm aranıyor
Uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alınmışlardı: Züber yöneticilerine 'temiz' raporu
İZSU kesintileri listesi | 28 Şubat bugün İzmir'de su kesintisi var mı, nerelerde, ne zaman düzelir?
43 bin fenomene aynı anda gitti! 7 milyarı bulunca Bakanlık düğmeye bastı
Yargıtay 'çift maaş' devrini kapattı: Emekli aylığında o hak son buldu
Yeni trafik düzenlemesinde ilk ceza kesildi! 303 bin TL idari para
'Nadir' görülse de Türkiye için büyük risk! Her 16 kişiden biri taşıyıcı


