- Felaketin sorumlusu olan TEPCO şirketine ait bir nükleer santral, Fukuşima kazasından 14 yıl sonra ilk kez yeniden devreye alınıyor.
- Başbakan Sanae Takaichi hükümeti, geçen yıl 68 milyar dolara ulaşan fosil yakıt ithalat faturasını düşürmek ve Tokyo'nun enerji arzını %2 artırmak için bu adımı destekliyor.
- Bölgeye 641 milyon dolarlık dev yatırım sözü verilmesine rağmen, Niigata halkının %60’ı nükleer riskler nedeniyle santralin açılmasına karşı çıkıyor.
- Onay sürecinin tamamlanmasıyla birlikte ilk reaktörün 20 Ocak 2026 tarihinde çalışmaya başlaması planlanıyor.
Japonya'nın enerji stratejisinde "U-dönüşü" olarak nitelendirilen bu karar, hem ekonomik zorunluluklar hem de güvenlik endişeleri arasında büyük bir kutuplaşmaya neden oluyor.
Japonya nükleer enerjiye mecbur
Kashiwazaki-Kariwa, kurulu gücüyle dünyanın en büyük nükleer tesislerinden biri olarak biliniyor.
2011'deki deprem ve tsunami sonrası güvenlik nedeniyle tüm nükleer santrallerini kapatan Japonya, artan küresel enerji maliyetleri ve karbon emisyonu hedefleri doğrultusunda nükleer enerjiye mecbur kalmış durumda.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
68 milyar dolarlık fosil yakıt yükü
Başbakan Takaichi hükümeti, nükleere dönüşü ekonomik bir beka meselesi olarak görüyor. Geçen yıl fosil yakıt ithalatı için harcanan 68 milyar dolar, ülke ekonomisi üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor.
Santralin tam kapasite çalışmasıyla bu dışa bağımlılığın önemli ölçüde azalması bekleniyor.
GDH Digital X kanalını takip edebilirsiniz.
"Endişe duymadığımız bir dönem istiyorum"
Vali Hideyo Hanazumi kararı onaylamış olsa da, halkın derin endişelerini paylaştığını belirtti. 2011'de radyasyon nedeniyle evini kaybeden aktivist Ayako Oga gibi pek çok yerel sakin, TEPCO’nun güvenlik siciline hala güvenmiyor. Bölge halkı, ekonomik yatırımların can güvenliğinin önüne geçemeyeceğini savunuyor.


