- Sanık savcıya, kadın hakime yönelik eyleminden dolayı "kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 11 yıl 8 ay hapis cezası verildi.
- Mahkeme, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve zincirleme tehdit gibi diğer suçlardan da sanığı toplamda 3 yıl 4 ay hapse mahkum etti.
- Sanığın daha önceden sabıkasının bulunmaması gerekçesiyle, cinayete teşebbüs dışındaki suçlardan verilen cezaların açıklanması geri bırakıldı.
- Olay anında odada bulunan cezaevi hükümlüsü çaycının müdahalesi, savcının kadın hakime ikinci kez ateş etmesini engelleyerek faciayı önledi.
Kartal Bölge Adliye Mahkemesi bünyesinde görev yapan hakim Aslı Kahraman'ı kendi çalışma odasında silahla vurarak yaralayan Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçaslan'ın yargılandığı davada karar çıktı. İstanbul Anadolu Adliyesi'nde görevli olan sanık savcı, çıkarıldığı mahkemece toplamda 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Adliye koridorlarında yankılanan silah sesleri facia ile noktalanıyordu
İstanbul Anadolu Adliyesi kadrosunda görev yapan Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçaslan ile Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı Kahraman arasındaki kişisel gerilim adliye odasında kanlı bir hesaplaşmaya dönüştü. İstanbul Anadolu Adliyesi'nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, 13 Ocak'ta 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı Kahraman'a, odasında ziyaret ettiği tartışma sonrası silahla ateş edip yaraladı.
İlk kurşunun ardından öfkesi dinmeyen ve eylemini sürdürmek isteyen sanık savcıya, odada hizmet veren bir görevli canını hiçe sayarak engel oldu. Savcı Kılıçarslan, ikinci kez ateş etmek istediği sırada ise odada bulunan Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü çaycı Yakup K. tarafından müdahale edildi.
Ağır ceza mahkemesindeki mütalaada en üst sınırdan ceza istendi
Yaşanan kanlı saldırının ardından tutuklanarak cezaevine gönderilen yargı mensubu hakkında hazırlanan iddianamede çok sayıda ağır suç maddesi yer aldı. Hakim Kahraman olaydan yaralı olarak kurtulurken savcı Kılıçarslan hakkında iddianamede ‘kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal’, ‘silahla ve zincirleme şekilde tehdit’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek’ ve ‘ısrarlı takip’ suçlarından, 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması talebiyle dava açılmıştı.
Davanın ikinci duruşması İstanbul Adliyesi 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü ve duruşmaya tutuklu sanık savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan ve tarafların avukatları katıldı. Esas hakkındaki görüşünü sunan iddia makamı, sanığın adliye çatısı altında işlediği suçların vahametine vurgu yaparak mütalaasını açıkladı ve sanık hakkında 20 yıldan 42 yıla kadar hapis cezası talep etti.
Sanık savcı savunmasında meslektaşlarını ve basını hedef aldı
Kürsüye çıkarak mütalaaya karşı savunma yapan tutuklu savcı Kılıçarslan, yargılama usullerine ve duruşma savcısının hazırladığı evraklara sert eleştiriler yöneltti. Tutuklu sanık savcı Kılıçarslan, "Tutuklu bir dosyada iki buçuk ay sonrasına duruşma günü verildi ve ara celsede savcı beyin mütalaasını sunması istendi. Duruşmaya iki gün kala; ben hiç duruşma savcılığı yapmadım, soruşturma savcılığı yaptım ancak duruşma savcısı, 68 gün sonra iddianameyi önümüze kopyala-yapıştır şekilde koydu. Belli ki savcı bu işi çok bilmiyor, işten bihaber. Sevgili babam 30 yıl bu mesleğe hizmet etti. Yani müsnet suçtan yargılanmamı anlamıyorum. Herkesin huzurunda çelişkiler, yalanlar var. İlk celseden sonra tutuklu yargılanmama gerek yoktu" dedi.
Kendisine yönelik adli sürecin ve kamuoyu algısının medya tarafından yönlendirildiğini iddia eden sanık, salondaki gazetecilere bakarak tepkisini sürdürdü. Sanık Kılıçarslan basına dönerek, "Sizin yaptığınız haberler de buna sebep oldu, durumu manipüle ettiniz' dedi. Daha sonra Kılıçarslan, “Mağdur aslında gizli sanık burada. Buraya geldi, fasa fiso olaylar anlattı. Gazetecilerin de bunu kelime kelime yazmasını istiyorum. Bana sosyal medyada terörist diyenler oldu” ifadelerini kullandı.
Duruşma salonunda savcılar arasında sert tartışmalar yaşandı
Savunması esnasında iddia makamını temsil eden meslektaşına yönelik ithamlarını artıran sanık ile duruşma savcısı arasında sözlü arbede yaşandı. Kılıçarslan, duruşma savcısıma yönelik bulunduğu söylemler nedeniyle duruşma savcısı tarafından, "Bakın size bir şey söylemiyorum ama şahsıma yönelik bir şey söylemeyin" diye uyarıldı.
Bu uyarının ardından sinirlerine hakim olamayan sanık savcı, mahkeme başkanından müdahale talebinde bulunarak salonun gerilmesine yol açtı. Bunun üzerine sanık savcı, "Rica ediyorum, bu savcıyı susturur musunuz?" dedi ve duruşmada kısa süreli gerginlik yaşandı.
Sanık her zaman silah taşıdığını belirterek liyakat eleştirisi yaptı
Olay günü silahı yanına planlı bir şekilde almadığını, mesleki rutini gereği sürekli silahla gezdiğini iddia eden Kılıçarslan, hukuki ilkelerin çiğnendiğini savundu. Sanık Kılıçarslan, “Siz benim normalde silah taşımadığımı, sadece o gün taşıdığımı iddiy ediyorsunuz. Sorun arkadaşlarıma; ben her zaman silah taşıyorum. Hayret bir şey. Ben liyakatsız derken inanın çok hafif söylüyorum. Bu kadar gaddarca muameleye maruz kalan saldırır, ben saldırmıyorum. Savcı Bey, ‘şüpheden sanık yararlanır’ bu size bir şey çağrıştırıyor mu? Şüpheden sanık yararlanır’ın adeta üstünde tepiniyor. Savcı Bey’in hukukla hiçbir ilgisi yok, hukuku çiğniyor. İnanamıyorum, ben Cumhuriyet savcılığı mı yaptım? Bu arkadaş başka bir meslekten geliyor herhalde. Ama ben bunu neden yaptığını biliyorum; ilgisizlikten ve korkusundan. Korku en büyük hastalıktır. Şu mütalaayla toplumun zekasıyla alay ediyor ve toplumun zekasını düşürüyor. Tamam, medyadan korktunuz, sosyal medyadaki 18 yaşındaki ergenlerden korktunuz ama başka bir mütalaa verebilirdiniz. Savcı, 68 günde kopyala-yapıştır yapmayı becerebilmiş. Dosyada benim kullanımımda olup olmadığı belli olmayan bir mail adresi var. Ben iki sene aile içi şiddet ve kadına şiddet bürosunda görev yaptım. En çok karşılaştığımız suç, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek. Yani bu inanılmaz bir şey. Buraya da direkt kopyala-yapıştır yapılmış. Nasıl verileri ele geçirmişim? İsteyin bakanlıktan, isteyin jandarmadan. Ben bunları nereden ele geçirmişim? Savcı iyi ki duruşma savcısıymış, soruşturma savcısı olsaymış yazık bu millete, vatana" dedi.
İlişkilerindeki kıskançlık krizini ve telefon incelemesini itiraf etti
Müşteki hakim Aslı Kahraman ile geçmişte yaşadıkları duygusal bağa ve aralarında çıkan kavganın çıkış noktasına dair detayları da mahkeme heyetiyle paylaştı. Sanık Kılıçarslan "Evet hatalı bir ilişkiydi. Ama evlenme gibi bir isteğim vardı. Müşteki benim evimdeydi. Birlikte vakit geçiriyorduk. Bir ara cep telefonuna girdim onun. Mesaj uygulamasında arşivlenmiş mesaja bastım. Bir kız arkadaşı ile mesajına baktım. Avukat arkadaşı ‘Aslı seni bununla tanıştırmak istiyorum’ diyor Aslı da ‘Ya olabilir’ diyor. Kesinlikle hayır demiyor. Bu anlattığım şey sizlere basit gelebilir. Üzerime bir ağırlık çöktü o mesajı gördükten sonra. Telefonu kenara koydum. Hiçbir şey söylemedim ağzımı açmadım. Çünkü söylediğim an ayrılmam gerekiyordu. Ayrılmaya cesaret edemedim. Sonrasında kendisine soğukluğum oldu. Benim erkekliğime kadar laf etti. Bir tartışma yaşadık ve beni engelledi" dedi.
Mahkeme başkanı savunma sınırını aşan sanığı sert uyardı
Sanığın mütalaadaki suçlamalara yanıt vermek yerine salondaki herkesi suçlaması üzerine mahkeme yönetimi duruma müdahale etmek zorunda kaldı. Mahkeme başkanı, sanığın esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapmaması ve farklı konulara girmesi sebebiyle sanığa, "45 dakikadır savunma yapıyorsun, duruşma savcısını eleştirdin, kovuşturma savcısını eleştirdin, müştekiyi eleştirdin, herkesi eleştirdin. Artık mütalaaya karşı savunma yap" dedi.
Duruşmanın son bölümünde ayağa kalkarak karar öncesi son sözlerini söyleyen Kılıçaslan, adalet teşkilatına ve yargıçlara sitem dolu mesajlar gönderdi. Son sözü sorulan Kılıçaslan, "Meslektaşlarıma, meslek büyüklerime sesleniyorum. Sağır dilsiz kendimi savunamayan bir de olabilrdim. Savunamadığım halde sizin yaralamadan hüküm kurmanız gerekirdi. Bütün adalet teşkilatına sesleniyorum. Benim başıma gelen sizin başınıza da gelebilir. Ben savcı olduğum için bu yapılıyor. Benim babamı öldürmeye mi çalışıyorsunuz başkanım?” dedi.
Mahkeme heyeti sanık savcı hakkındaki cezayı ilan etti
Savunmaların tamamlanmasının ardından karar için kısa bir ara veren mahkeme heyeti, sanık savcı hakkındaki mahkumiyet kararlarını tek tek açıkladı. Kararda, sanık savcı Muhammet Çağatay Kılıçarslan’ın ‘kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 11 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi.
Cinayete teşebbüs dışındaki diğer suç maddelerinden verilen cezalar ise sanığın sicil durumu göz önünde bulundurularak ertelendi. Mahkeme, sanığın sabıkasız olması nedeniyle, ‘cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal’ suçundan verilen 10 ay, ‘silahla ve zincirleme şekilde tehdit’ suçundan verilen 10 ay ve ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek’ suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası yönünden ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.




