Anavatanı Etiyopya olan kahvenin doğuş hikayesi yaklaşık olarak 1000 sene geriye gitmektedir. Rivayetlere göre eski adı Habeşistan olan Etiyopya'nın Kaffa bölgesinde yaşayan Kaldi isimli bir çobanın otlattığı keçileri bir gün ahırlarına döndüklerinde her zamankinden farklı davranışlar sergilerler. Keçiler sürekli hoplayıp zıplamakta, bir türlü uykuya dalmamakta ve neredeyse sürekli dans eder gibi davranmaktadırlar.
Köydeki bir bilgeye durumu sonra Kaldi, ondan aldığı tavsiye ile keçilerin gündüz ne yemiş olabileceklerini araştırır ve onların daha önce fark etmediği bir bitkiyi yediklerini görür.
Kendisi de bu bitkinin tohumlarını kaynattığı suya karıştırıp içince aynı etkileri görür ve daha sonra bu bitkinin meyveleri bölgede popüler olur.
Kahvenin bu doğuş hikayesi ile başlayan serüveni Türk komutan Özdemir Paşa sayesinde Etiyopya'dan Yemen'e taşınır. Osmanlı'nın kontrolüne giren kahve Yemen'den tüm imparatorluğa dağıldığı için kahvenin anavatanı Yemen gibi algılanır. Hatta bu yüzden "Kahve Yemen'den gelir, Bülbül çemenden gelir" diye türküsü bir yapılır. Yemen'in en önemli liman kentleriden birisi olan Moka, ilerleyen yıllarda büyük bir kahve ihracat merkezi haline gelir. Bu isim kahve ile o kadar özdeşleşir ki yüksek aromalı bir kahve çeşidi olan Moka kahvesinde de adını verir.
Yemen'de popülerleşmeye başlayan kahvenin hikayesi daha sonra Hicaz toprakları üzerinden Şam ve Kahire'ye taşınır. İlk kahvehane 1521 yılında Kahire'de açılır. Burada yerleşmeye başlayan kahve kültürü Şems isimli bir Arap tarafından başkent İstanbul'a taşınır. Günümüzde hala önemli bir kahve üretim ve satış noktası olan Eminönü Tahmis Sokak civarında 1551 yılında ilk kahvehane açılır.
Kanuni Sultan Süleyman döneminde kahvenin haram olup olmadığı konusunda yaşanan tartışmalar, IV.Murad'ın tütün ile beraber kahveyi yasaklaması bile bu güzel içeceğin halk arasında yaygınlaşmasına engel olamaz. Kahve popüler bir Osmanlı içeceği iken 1683 yılında yaşanan 2.Viyana kuşatması bozgunu sırasında Osmanlı ordugâhında kalan kahve çuvalları sayesinde Viyana'ya taşınır. Avrupa'da ilk kahve dükkanları bu şehirde açılsa da kısa zamanda tüm kıtaya yayılır.
Kahvenin tüm dünyaya yayılması ise Portekizliler tarafından Brezilya'ya götürülüp orada tarımının başlamasıyla olur. Bu sayede Afrika'da az olan üretim bir anda katlanır ve kahve dünyanın en popüler içeceği haline gelir.



