- Domates, Amerika kıtasından Avrupa'ya 16. yüzyılın sonlarına doğru ulaştı.
- Osmanlı mutfağında domatesin yaygınlaşması 18. yüzyılın sonlarını buldu.
- Kanuni döneminin temel sebzeleri soğan, sarımsak, baklagiller ve kabaktı.
- Bugünkü anlamda menemen yemeği, 19. yüzyıl sonrasında ortaya çıktı.
Domatesin Osmanlı mutfağına gelişi geç oldu
Domates, Amerika kıtasının 1492’de keşfinden sonra Avrupa’ya yayıldı. Ancak ilk dönemlerde “süs bitkisi” olarak görüldüğü ve zehirli sanıldığı için yemeklerde kullanılmadı.
Avrupa mutfaklarında domatesin kullanımı 17. yüzyılın ortalarına denk gelirken, Osmanlı coğrafyasına gelişi 18. yüzyılın sonlarına uzanır. Bu da Osmanlı saray mutfağının büyük bir bölümünde domatesin yer almadığını gösterir.
Menemen yemeği çok sonraları ortaya çıktı
Bugünkü anlamda menemen yemeği; domates, biber ve yumurtanın birlikte pişirilmesiyle yapılan bir Türk kahvaltı klasiğidir. Ancak bu tarifin ortaya çıkışı, 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarına rastlar.
Yani Kanuni Sultan Süleyman’ın döneminde sadece menemen değil, domatesle yapılan hiçbir yemeğin varlığı söz konusu değildi. Osmanlı mutfağında daha çok soğan, sarımsak, nohut, mercimek, patlıcan, kabak gibi sebzeler tercih edilirdi.
Saray mutfağında başka tatlar vardı
Osmanlı saray mutfağı Kanuni döneminde oldukça gelişmiş ve zengindi. Fakat bu zenginlik, bugün alışık olduğumuz malzemelere değil; dönemin koşullarına bağlı olarak şekillenen yerel ürünlere dayanıyordu.
Domates, patates, mısır ve kakao gibi “Yeni Dünya” ürünlerinin hiçbirinin Kanuni devrinde mutfaklarda yeri yoktu. Bu sebeple, bugünkü yemeklerin önemli bir kısmı saray sofralarına hiç ulaşmamıştı.
Sonuç: Tarihsel tatlar bugünkü mutfaktan çok farklıydı
Kanuni Sultan Süleyman döneminde domates bulunmadığı için menemen gibi yemeklerin o dönemde yapılması mümkün değildi. Bu bilgi, yemek tarihinin sadece tatlarla değil, coğrafya ve zamanla da şekillendiğini ortaya koyuyor.



