- Konya Karahöyük'teki kazılarda, yaklaşık 3 bin 500 yıllık testi, tabak ve kupalı bardaktan oluşan bir mutfak takımı bulundu.
- Dönemin önemli bir ticaret merkezi olan höyükte, bir tüccara ait olduğu düşünülen ve kumaşa sarılı gümüş levhalar keşfedildi.
- Kazılarda ayrıca çocuk oyuncağı olduğu düşünülen boğa figürini, kurşun tanrıça figürini ve 60 bebek mezarı gibi bulgulara da rastlandı.
- Kazı Başkanı Doç. Dr. Gonca Dardeniz Arıkan, buluntuların bölgenin M.Ö. 2000'li yıllardaki yaşamına ışık tuttuğunu belirtti.
Höyük milattan önce 2000'lere tarihleniyor
Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ve Konya Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle yürütülen Karahöyük kazıları, dördüncü yılında da bilim dünyasını heyecanlandıran bulgular vermeye devam ediyor. Kazı Başkanı Doç. Dr. Gonca Dardeniz Arıkan, Karahöyük'ün Anadolu arkeolojisi için kilit merkezlerden biri olduğunu ifade etti.
Arıkan, höyüğün Eski Hitit dönemine kadar kesintisiz yerleşim gördüğünü belirterek, "Durduğumuz yer, yaklaşık milattan önce 2000'lere tarihleniyor," dedi. Ekip, bölgedeki kamu binası olduğu düşünülen yapının mimarisi ve kullanım amacına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
3 bin 500 yıllık mutfak seti gün yüzüne çıkarıldı
Bu yılki kazı sezonunda günlük yaşama dair çok sayıda önemli esere ulaşıldı. Bunlar arasında en dikkat çekici olanlardan biri, testi, yonca ağızlı testi ve tabaktan oluşan 3 bin 500 yıllık mutfak seti oldu.
Kazı Başkanı Arıkan, eserlerin bir takım olarak bulunduğunu vurgulayarak, "Yeme içme faaliyeti olan yerden testi, yonca ağızlı testi ile tabağın bir arada olduğu mutfak seti bulduk," diye konuştu. Kazılarda ayrıca kilden yapılmış bir boğa figürini, kurşundan nazarlık benzeri bir tanrıça figürini ve 60 adet bebek mezarı da açığa çıkarıldı.
'Konya'nın ilk ticaret odası burası'
Karahöyük'ün döneminin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğu, yeni bir bulguyla daha kanıtlandı. Arıkan, kumaşa sarılı halde bulunan gümüş levhaların bir tüccarın sermayesi olabileceğini belirterek bunun büyük bir heyecan yarattığını söyledi.
Bu bulguyla birlikte tüccarların yaşamına ilk kez bu kadar yakından temas ettiklerini dile getiren Arıkan, "Bir tüccarın sermayesi olsa gerek. Tüccarların olduğunu biliyoruz. Ama ilk defa tüccarlara daha yakından dokunuyoruz. Konya'nın ilk ticaret odası burası," ifadelerini kullandı. Arıkan, dönemin tüccarlarının da bugünkü gibi mühürleri ve imzaları olduğunu, bunların kazılarda mühür baskıları ve gümüş parçacıklar olarak bulunabildiğini ekledi.



