Londra Kulesi'ndeki kazı, kalenin gizli Orta Çağ tarihini ortaya çıkardı

Londra Kulesi'nde son 40 yılın en büyük arkeolojik kazısı, kalenin Orta Çağ'daki sakinlerinin yaşamlarına ve ölümlerine dair bilinmeyen detayları gün yüzüne çıkardı.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 30.08.2025 - 09:43

editor avatar

Editör

NSosyal Logo
Londra Kulesi'ndeki kazı, kalenin gizli Orta Çağ tarihini ortaya çıkardı
  • Kazı, Londra Kulesi'ndeki Aziz Peter ad Vincula Şapeli'nin altında yapıldı ve son 40 yılın en kapsamlı çalışması olarak kayıtlara geçti.
  • Çalışmalarda, 13. yüzyıla kadar inilerek birbirinin üzerine inşa edilmiş dört farklı Orta Çağ yapısının temellerine ulaşıldı.
  • Yüksek statülü kişilere ait olduğu anlaşılan 22 iskeletin yanı sıra, İngiltere'de çok nadir görülen cenaze tütsü kapları ve kefen parçaları gibi önemli eserler keşfedildi.
  • Bulgular, kalenin temiz ve düzenli Viktorya dönemi imajının aksine, Orta Çağ'da daha organik ve katmanlı bir yaşam alanı olduğunu gösterdi.

Son 40 yılın en büyük arkeolojik çalışması yapıldı

Yaklaşık bin yıldır Londra'nın en ikonik yapılarından biri olan Londra Kulesi, tarihinin en büyük arkeolojik çalışmalarından birine ev sahipliği yaptı. Kazıya liderlik eden küratör Alfred Hawkins, "Bu, iç kesimlerde en az 40 yıldır yapılan en büyük kazı ve genel olarak Kule'de en az 20-30 yıldır yapılan en büyük kazı," diyerek çalışmanın önemini vurguladı.

Kazı, Anne Boleyn gibi tarihi figürlerin mezarına ev sahipliği yapmasıyla bilinen Aziz Peter ad Vincula Şapeli'nin zemininde gerçekleştirildi. Bu çalışma, kalenin sadece bir hapishane ve idam mekanı olmadığını, aynı zamanda muhafızlar, katipler ve aileleri için bir yaşam alanı olduğunu da gözler önüne serdi.

Şapelin Tudor görüntüsünün altında katmanlar keşfedildi

Ziyaretçilerin bugün gördüğü şapel 16. yüzyılda inşa edilmiş olsa da, kazılar bu yapının çok daha eski temeller üzerine oturduğunu kanıtladı. Hawkins, şapelin bulunduğu alanda "belki de dokuzuncu yüzyıldan kalma inanılmaz bir miras" olduğunu belirtti.

Arkeologlar, yaklaşık 3 metre derinliğe inerek 13. yüzyıla kadar uzanan kalıntılara ulaştı. Bu süreçte, "birbirinin üzerine inşa edilmiş dört yüksek statülü ortaçağ binası" keşfedildi. Bu bulgular, şapelin tarihinin kalenin en eski yapısı olan Beyaz Kule'den bile daha eskiye dayanabileceğini gösteriyor.

Yüksek statülü kişilere ait mezarlar bulundu

Kazı alanında, 13. ve 16. yüzyıllar arasına tarihlenen "22 eklemli birey ve önemli miktarda mezar" bulundu. Bu kişilerin birçoğunun, o dönem için lüks sayılan tabutlara gömülmüş olması ve mezarlarının şapelin eski temelleri içinde yer alması, onların yüksek statüye sahip olduğunu gösteriyor.

Hawkins bu durumu, "Genellikle kiliseye daha yakın bir yere gömülürseniz daha önemlisinizdir ve kilisenin içine gömülürseniz çok daha önemlisinizdir," sözleriyle açıkladı. Bu mezarlar, Kule'de yaşayan elit sınıfın cenaze törenleri hakkında önemli ipuçları sunuyor.

İngiltere'de eşi benzeri az görülen eserler ortaya çıktı

Kazının en heyecan verici bulguları arasında, İngiltere'de daha önce sadece iki örneği görülen bir çift cenaze tütsü kabı yer alıyor. Hawkins, "Orta Çağ İngiltere'sinde mezar armağanları gerçekten bir şey değildir," diyerek bu buluntunun ne kadar nadir olduğunu belirtti.

Ayrıca, toprağın yapısı sayesinde şans eseri günümüze ulaşan kefen parçaları da bulundu. Cardiff Üniversitesi'nde yapılacak ileri testler, bu eserlerin dokusu, yapısı ve hatta tütsü kaplarının içinde ne yakıldığı gibi konularda daha fazla bilgi sağlayarak Orta Çağ yaşamına dair gizemleri aydınlatacak.

Kaynak:

GDH Haber

GDH uygulamasını indir,

gelişmelerden anında haberdar ol!

Loading Spinner