Maduro operasyonu protestoların devam ettiği İran'da tedirginliği artırdı
İran’da son yılların en yaygın protesto dalgası devam ederken, ABD’nin Venezuela’da Nicolás Maduro’ya yönelik hamlesi Tahran’da alarm zillerini çaldı. Ekonomik kriz, rejim içi çözülme ve dış müdahale ihtimali, İran yönetimini her zamankinden daha kırılgan hale getirdi.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 12.01.2026 - 15:30
İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney - Reuters
- İran’daki protestolar 2022’den bu yana görülen en geniş huzursuzluk olarak değerlendiriliyor.
- Ekonomik çöküş ve riyalin tarihi değer kaybı, rejimin manevra alanını daraltıyor.
- ABD’nin Venezuela operasyonu, İran’da dış müdahale tartışmalarını alevlendirdi.
- Rejim içindeki bazı çevreler, Hamaney sonrası için radikal senaryoları gündeme alıyor.
İran’da onlarca yıldır her büyük toplumsal huzursuzluk benzer bir döngüyle başlıyor. Bir cinayet, tartışmalı bir seçim ya da çöken bir para birimi kıvılcımı ateşliyor; ardından liderlikten yoksun, dağınık protestolar geliyor. Gösteriler büyüdüğünde ise rejim baskı araçlarını devreye sokuyor: silahlı milisler, internet kesintileri ve kitlesel gözaltılar. Düzen sağlanıyor, ancak sorunlar çözülmeden birkaç yıl sonra aynı tablo yeniden ortaya çıkıyor.
Bu kez fitili ateşleyen gelişme 28 Aralık’ta Tahran’daki elektronik satıcılarının greve gitmesi oldu. Ürünlerin büyük bölümü ithal olduğu için, serbest düşüşteki döviz kuru ticareti neredeyse imkânsız hale getirdi. Grev kısa sürede diğer sektörlere ve ülkenin siyasi nabzını tutan Tahran Kapalıçarşısı’na yayıldı.
Protestolar yayılıyor
Gösteriler ülke geneline yayılırken rejimin alışılmadık derecede tedirgin olduğu görülüyor. Tahran merkezinde çevik kuvvet ve tazyikli su araçları konuşlandırılırken, sivil giyimli güvenlik görevlileri kalabalıklar oluşmadan müdahale ediyor. Okul ve üniversiteler ise “hava kirliliği” gerekçesiyle kapatılarak kitlesel eylemlerin önüne geçilmeye çalışılıyor.
Bu dalgayı farklı kılan iki unsur
Son protestoları önceki dalgalardan ayıran iki temel unsur dikkat çekiyor. İlki, rejimin hem ekonomik hem de siyasal anlamda iflasının artık gizlenemez hale gelmesi. İran son bir yılda ekonomik çöküş, savaş ve çevre krizini aynı anda yaşadı; yönetimin bu sorunlara sunabildiği bir çözüm yok.
İkinci fark ise dış müdahale ihtimali. ABD’nin 3 Ocak’ta Venezuela’da düzenlediği ve Nicolás Maduro’yu hedef alan operasyonun ardından, İran kamuoyunda “sıradaki ülke biz miyiz?” sorusu daha yüksek sesle sorulmaya başlandı. Özellikle Donald Trump’ın yeniden sertleşen söylemi bu endişeyi besliyor.
Genç işsizler sahnede
Protestolar, rejimin uzun süre kendi tabanı olarak gördüğü bir kesimden güç alıyor: işsiz genç erkekler. Devletin bu kesimin taleplerine verecek bir yanıtı yok. 2022’deki protestolar, zorunlu başörtüsü uygulamasının fiilen gevşetilmesi ve ahlak polisinin geri çekilmesiyle yatıştırılmıştı. Ancak ekonomik ve çevresel krizler için benzer “hızlı çözümler” bulunmuyor.
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, protestoların arifesinde yaptığı açıklamada bu çaresizliği açıkça dile getirdi: “Yapabileceğim bir şey yok.”
Riyal çöküyor
İran riyali, dolar karşısında yaklaşık 1,5 milyon seviyesine gerileyerek tarihi dip noktasını gördü. Son bir yılda yüzde 45, son on yılda ise yüzde 98 değer kaybeden para birimi, temel gıda fiyatlarını halkın erişemeyeceği seviyelere taşıdı. Yoksul kesimler için açlık artık somut bir risk.
Hükümetin başlıca reform girişimi, temel ithal ürünler için uygulanan ayrıcalıklı döviz kurunun kaldırılması ve bunun yerine kişi başı aylık 10 milyon riyal nakit destek verilmesi oldu. Ancak bu miktar 8 doların bile altında ve bir çuval pirinç ya da bir bidon yağ almaya dahi yetmiyor. Üstelik döviz kurlarının birleştirilmesi, yüzde 40’ı aşan enflasyonu daha da körükleyecek. Hükümet sözcüsü Fatemeh Mohajerani, tavuk, yumurta ve benzeri temel ürünlerde “kayda değer” fiyat artışları olacağını kabul etti.
Baskı da çözüm olmuyor
Reformların yetersiz kaldığı noktada baskı politikaları da ters tepmeye başladı. Güvenlik güçlerinin yaralı protestocuları gözaltına almak için hastanelere baskın düzenlediğine dair görüntüler kamuoyunda öfke yarattı. Bazı göstericiler, tutukluları serbest bırakmak amacıyla polis karakollarını ateşe verdi. Rejimi ayakta tutan dini ideolojinin ise toplumsal karşılığını büyük ölçüde yitirdiği görülüyor.
Rejim içi senaryolar ve sürpriz isimler
Muhalefet cephesi parçalı olsa da, beklenmedik bir figür etrafında yeniden şekilleniyor: 1979’da devrilen Şah’ın sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi. Monarşi fikri birçok İranlıyı hâlâ rahatsız etse de, Pehlevi’yi ciddiye almayan kesimlerin sayısı hızla azalıyor.
Perde arkasında ise daha radikal senaryolar tartışılıyor. Bazı rejim içi isimler, değişimin Ayetullah Ali Hamaney’in ölümünü beklemeden gelmesi gerektiğini savunuyor. Ekonomist Said Leylaz, Hamaney’in yerini “Bonapartist” bir figüre bırakmasını önerdi. Bu isimler arasında, Meclis Başkanı ve eski Devrim Muhafızları komutanı Muhammed Bakır Kalibaf öne çıkıyor. Hatta son çare olarak Rıza Pehlevi’nin, Devrim Muhafızları’nın onayıyla sisteme entegre edilmesi fikrinin bile kulislerde konuşulduğu iddia ediliyor.
Savaş ihtimali gölgede duruyor
Tüm bu tabloya bir de savaş ihtimali ekleniyor. İsrail geçtiğimiz yaz İran’a 12 gün süren hava saldırıları düzenledi. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun yeni bir saldırı dalgasına istekli olduğu, 29 Aralık’ta Donald Trump’la Mar-a-Lago’daki görüşmesinde bu konunun gündeme geldiği belirtiliyor.
Trump ise 2 Ocak’ta İran’ı, barışçıl göstericilere zarar verilmemesi konusunda uyardı ve eşlik eden mesajında, “Amerika onları kurtarmaya gelir. Tetiğe basmaya hazırız” ifadelerini kullandı. Bunun sembolik bir güç gösterisi mi yoksa daha kapsamlı bir askeri müdahalenin habercisi mi olduğu belirsizliğini koruyor.
37 yılın sonu mu?
Tahran’ın merkezinde yükselen dev panolarda, Amerikan ve İsrail bayraklarına sarılı tabutlar yer alıyor. Hamaney’in danışmanları, olası bir dış saldırıya karşı bölgesel tırmanma tehdidini gündemde tutuyor. Ancak İran’ın 37 yıldır ülkeyi yöneten dini lideri için bu yıl, 37 yıl sonra devrilen son Şah’ın kaderini hatırlatan bir dönemeç olabilir.
Kaynak:
The EconomistİLGİLİ HABERLER
İslam düşmanı Wilders'ten küstah paylaşım: "Allah öldü ama Ayetullah yaşıyor"
Trump kendini geçici Venezuela Devlet Başkanı ilan etti
İsrail'in Pehlevi için propagandayı Ekim 2025'te başlattığı ortaya çıktı
İran Türkleri Rıza Pehlevi'yi istemiyor
Kalibaf ABD'ye meydan okudu: Gelin ve sizi tarihe gömelim
AB'den Grönland çıkışı: Böyle bir hamle NATO'nun sonu olur!
DİĞER HABERLER
AB'den Grönland çıkışı: Böyle bir hamle NATO'nun sonu olur!
İran Türkleri Rıza Pehlevi'yi istemiyor
Sahne: Reykjavik semaları | Başrol: Kuzey Işıkları
Pakistan'da polis aracına bombalı saldırı: 6 ölü
Kalibaf ABD'ye meydan okudu: Gelin ve sizi tarihe gömelim
Fed Başkanı Powell faizleri indirmesi için baskı yapıldığını duyurdu
İsrail'in Pehlevi için propagandayı Ekim 2025'te başlattığı ortaya çıktı
Meta Avustralya’da 16 yaş altı yüzbinlerce sosyal medya hesabını kapattı
Danimarka ABD ile Grönland konusunda yol ayrımında
Güney Kıbrıs’ta rüşvet skandalı istifa getirdi



