- Meclis Araştırma Komisyonunun raporuna göre, suça sürüklenen çocukların yüzde 90'ı kent merkezlerinde yaşamını sürdürüyor.
- Şehirlerde mahalle kültürünün bitmesi ve komşuluk bağlarının zayıflaması, çocukların suça karışma oranını ciddi şekilde artırıyor.
- Raporda risklerin önlenmesi için nüfusu 100 bini aşan belediyelerin bütçelerinden binde 5 pay ayırması ve zorunlu psikososyal tarama yapılması öneriliyor.
Türkiye'de son yıllarda artış gösteren çocuk suçluluğuna karşı TBMM çatısı altında kurulan araştırma komisyonu çalışmalarını tamamladı.
Türkiye Gazetesi’nin haberine göre komisyonun hazırladığı taslak rapor, çarpıcı verilerle çocukların neden ve nasıl suça sürüklendiğini gözler önüne seriyor.
Suç oranları yerleşim yerlerine göre değişiyor
Raporda paylaşılan verilere göre, yerleşim yerleri ile suç oranları arasında doğrudan bir bağ bulunuyor. Suça karışan çocukların yüzde 90'ı büyük şehirlerde hayatını sürdürürken, köylerde bu oran yüzde 4 ile yüzde 10 arasında kalıyor.
Kentlerdeki yüksek suç oranının temel nedenleri ve yerleşim yerlerine göre farklılıklar şöyle sıralanıyor:
- Sosyal kontrol eksikliği: Kırsal alanlarda aile, akrabalık ve komşuluk ilişkileri çocuk üzerinde güçlü bir denetim mekanizması oluştururken, kentlerde bu kontrol zayıflıyor.
- Değişen suç türleri: Kırsal bölgelerde daha çok geleneksel çatışmalara dayalı suçlar işlenirken; şehirlerde ekonomik ve sosyal uyum sorunları nedeniyle hırsızlık, gasp ve uyuşturucu madde suçları yaygınlaşıyor.
- Göçün olumsuz etkileri: Kırdan kente göç eden aileler, altyapı ve sosyal imkanları yetersiz bölgelerde yaşamak zorunda kalıyor. Antalya'da yapılan bir araştırma, adli sürece dahil olan çocukların yüzde 41'inin köyden kente göç eden ailelerin çocukları olduğunu kanıtlıyor.
Komisyonun çocuk suçluluğunu önleme önerileri neler?
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, hazırladığı taslak raporda vahim tablonun önüne geçebilmek adına somut çözüm önerileri sundu. Risk altındaki çocukların erken tespiti ve kentsel dönüşüm müdahaleleri raporda öncelikli maddeler olarak yer aldı.
Raporda yer alan temel çözüm önerileri şunlar:
- Çocuklardaki duygusal ve davranışsal sorunları erken aşamada yakalamak için zorunlu psikososyal tarama sistemi kurulmalı.
- Suç riski barındıran, eski ve yetersiz yaşam alanlarında kamulaştırma yapılmalı, boş arsalar temizlenmeli ve sosyal donatı alanları artırılmalı.
- Belediyeler mahalle bazında çocuk güvenliği ve suç riski değerlendirmesi yapmalı.
- Nüfusu 100 bini aşan yerel yönetimlerde, belediye bütçesinin binde 5'i çocukların korunması ve suçun önlenmesine yönelik projelere ayrılmalı.



