Sessiz ilerliyor, fark edildiğinde geç olabiliyor! Uzmandan kritik glokom uyarısı

Göz sağlığını tehdit eden ve çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen bir hastalıkla ilgili uzmanlardan dikkat çeken uyarı geldi. Özellikle erken dönemde ortaya çıkabilecek işaretlerin neler olduğu ise kısa süre içerisinde merak konusu oldu.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 29.04.2026 - 14:26

NSosyal Logo
Sessiz ilerliyor, fark edildiğinde geç olabiliyor! Uzmandan kritik glokom uyarısı

Uzman isimden glokom uyarısı

  • Belirti vermeden ilerleyen ve "sessiz hırsız" olarak bilinen glokom, geri dönüşü olmayan kalıcı görme kaybına yol açabiliyor.
  • Uzmanlar; 40 yaş üstü kişilerin, diyabet hastalarının ve ailesinde glokom öyküsü bulunanların yılda bir kez göz muayenesi olmasını öneriyor.
  • Erken teşhis ve modern tedavi yöntemleri sayesinde hastalığın ilerlemesi durdurularak görme yetisi korunabiliyor.

Hiç belirti vermeden ilerleyerek kalıcı görme kaybına yol açabilen Glokom hastalığına karşı uzmanlardan kritik uyarı geldi. Göz Hastalıkları Uzmanı İsmail Karahan, özellikle 40 yaş üstü bireyler ile diyabet ve hipertansiyon hastalarının risk altında olduğuna dikkat çekerek, erken teşhis için düzenli göz muayenesinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlara göre “sessiz hırsız” olarak bilinen glokomda erken tanı, kalıcı görme kaybını önlemenin en etkili yolu olarak öne çıkıyor.

“Sessiz hırsız” kalıcı görme kaybına yol açabiliyor

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Karahan, belirti vermeden ilerleyebilen ve kalıcı görme kaybına neden olabilen glokoma karşı toplumun dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Halk arasında “sessiz hırsız” olarak bilinen hastalığın oluşturduğu hasarın geri dönüşünün olmadığını belirten Karahan, düzenli göz kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.

İnsan yaşamında çevreyi algılamayı sağlayan en kritik duyu organlarından biri olan gözün korunmasının erken tanıyla mümkün olduğunu belirten Karahan, özellikle risk grubundaki bireylerin düzenli takip altında olması gerektiğine dikkat çekti.

Risk grubundaki bireyler yılda en az bir kez kontrol yaptırmalı

Glokomun göz içi basıncının yükselmesine bağlı olarak optik sinirde hasar oluşturduğunu ve zamanla görme kaybına neden olabildiğini belirten Dr. Karahan, risk grubuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle 40 yaş üstü bireyler, ailesinde glokom öyküsü bulunanlar, diyabet ve hipertansiyon hastaları risk grubunda yer almaktadır. Bu gruptaki bireylerin yılda en az bir kez kapsamlı göz muayenesinden geçmesi göz sağlığı açısından önemlidir."

Belirti vermeden ilerliyor, hasar geri dönmüyor

Glokomun çoğu zaman erken dönemde fark edilmediğini vurgulayan Karahan, hastalığın genellikle ileri aşamada anlaşılabildiğini söyledi. Tanı geciktiğinde oluşan görme kaybının geri döndürülemediğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

“Hastalar genellikle görme kaybı başladığında durumu fark ediyor. Oysa bu aşamada oluşan hasarın geri dönüşü mümkün olmuyor. Bu nedenle erken teşhis büyük önem taşıyor. Glokom tamamen iyileştirilebilen bir hastalık değildir. Ancak erken teşhis ile kontrol altına alınabilir. Göz damlaları, lazer tedavileri ve cerrahi yöntemlerle hastalığın ilerlemesini durdurmak mümkün olabiliyor. Burada en önemli nokta hastanın tedaviye uyumu ve düzenli takibidir."

Erken tanı görme kaybı riskini önemli ölçüde azaltıyor

Toplumda hastalıkla ilgili bilgilendirme çalışmalarının artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Karahan, erken teşhis sayesinde ciddi görme kayıplarının önüne geçilebileceğini belirtti:

"Görme kaybı yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiler. Oysa erken teşhis ile bu risk büyük ölçüde önlenebilir. Göz sağlığınızı ihmal etmeyin."

Yeni teknolojiler erken teşhisi kolaylaştırıyor

Göz hastalıklarının tanı süreçlerinde teknolojik gelişmelerin önemli avantaj sağladığını aktaran Karahan, modern test yöntemleri sayesinde hastalığın daha erken dönemde tespit edilebildiğini söyledi. Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Teknolojinin gelişmesiyle beraber glokom tanı ve takibinde kullanılan yöntemler de oldukça ilerledi. Görme alanı testleri ve optik sinir analizleri ile hastalık çok daha erken evrede tespit edilebiliyor. Ayrıca yaşam tarzı da göz sağlığı üzerinde etkili olabilmektedir. Düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve kronik hastalıkların kontrol altında tutulması glokom riskinin yönetilmesine katkı sağlayabilmektedir. Toplumda farkındalığın artırılması adına yapılan bilgilendirme çalışmaları, erken teşhis oranlarını artırarak görme kayıplarının önüne geçilmesine yardımcı olmaktadır."

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.

Abone Ol
Loading Spinner