Siyasilerden İran tepkisi! Açıklamalar peş peşe geldi
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında; CHP, İYİ Parti, DEVA, BBP, HÜDA PAR, Saadet Partisi, Vatan Partisi ve Gelecek Partisi liderlerinden peş peşe tepki ve uyarılar geldi. 'Aktif diplomasi' ve 'üsleri kapatma' çağrısında bulunuldu.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 28.02.2026 - 17:17
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı füze saldırıları ve askeri operasyonlar, Türk siyasetinde geniş yankı uyandırırken çok sayıda parti liderinden peş peşe kınama mesajları geldi.
Liderler, uluslararası hukukun ihlal edildiği ve bölgenin büyük bir kaosun eşiğinde olduğu konusunda hemfikirleşerek, "aktif diplomasi" ve "üsleri kapatma" çağrısında bulundu.
Özgür Özel: İran halkının kararını Trump veya Netanyahu veremez
“CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye'nin son derece dikkatli bir diplomasi izlemesi gerektiğini söyledi:
İran'da olanları gördük. Malum, İran'da bizim destekleyemeyeceğimiz yaptığı muamelelerle çok eleştirdiğimiz, bilhassa kadın hakları konusunda son derece sorunlu bir yönetim var. İran'ın kendi geleceğini tayin etmesi, demokratik bir cumhuriyete evrilmesi en büyük temennimiz ama şimdi oradaki o durumdan istifade Trump ile Netanyahu İran'a füzeler yollamaya, bombardıman yapmaya, sivillerin hayatını kaybedeceği bir saldırıya girişmeye kalkıştılar.
Bu açıdan İran konusunda Türkiye'nin çok dikkatli, çok özenli, sivilleri gözeten, İran'ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, İran'da istikrarsız bir süreci başlatmamak üzere son derece dikkatli bir diplomasiyi mutlaka ve mutlaka Türkiye'nin takip etmesi gerekmektedir. İran'daki kadınları kurtarmak ne Trump'a ne eli kanlı Netanyahu'ya düşmüştür. İran'ın kararını İran halkı verecektir.”
Müsavat Dervişoğlu: Viyana mutabakatı varken yapılan operasyon kaygı verici
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, operasyonun uluslararası hukuku meşrulaştırmak için uydurulan doktrinlere dayandığını ifade ederek tarafları itidale çağırdı:
“Bu sabah itibariyle İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik füze saldırısı başlamış ve İran’daki hükumet binaları “önleyici savaş” doktrini çerçevesinde hedef alınmıştır.
Bizim nezdimizde, önleyici savaş doktrini uluslararası hukukun açık ihlalidir ve devletlerin saldırganlığını meşrulaştırmak için uydurulmuştur.
Nükleer konularda İran ile ABD arasındaki müzakerelerin önümüzdeki hafta Viyana’da sürdürülmesi konusunda varılmış bir mutabakat varken, başlatılmış olan askeri harekâtı kaygıyla karşılamaktayız.
Bu harekâtın bölgemiz açısından taşıdığı riskleri ve telafisi zor kayıpları dikkate alarak, tarafların itidal ile müzakere masasına geri dönmelerini tavsiye ve temenni ederiz.”
Ali Babacan: Önleyici savaş kavramının hukukta yeri yok
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, operasyonun zamanlamasına dikkat çekerek, nükleer müzakereler sürerken yapılan bu saldırının bir "hukuk ihlali" olduğunu belirtti.
Babacan, olası bir göç dalgası ve ekonomik risk konusunda uyardı:
“İsrail’in İran’a başlattığı ve ABD’nin de katıldığı askeri operasyon, uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın temel ilkelerinin açık bir ihlalidir. İsrail’in gerekçe olarak kullandığı “Önleyici savaş” kavramının uluslararası hukukta yeri yoktur. Müzakere süreçleri devam ederken başvurulan bu saldırganlık, bölgesel istikrar için büyük bir tehlike oluşturmuştur.
Geçmiş tecrübelerimiz, dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemeyeceğini, bu tür girişimlerin yalnızca kaosu ve insani trajedileri derinleştirdiğini tüm dünyaya göstermiştir.
Komşumuz İran’ın yönetim merkezlerinin ve altyapısının hedef alınması; Türkiye için doğrudan ekonomik riskleri ve yeni göç dalgalarını tetikleyebilir. Hürmüz Boğazı üzerinden enerji rotalarının tehdit edilmesi ise dünya ekonomisini sarsacak bir boyuta ulaşabilir.
İran'a karşı başlatılan bu saldırıları kınıyorum.
Bölgeyi ateşe atacak, daha fazla masum insanın ölümüne sebebiyet verecek hesaplara karşı; bizim yerimiz, diplomasi masasının, sağduyunun ve uluslararası hukukun yanıdır.
Türkiye, hem diplomasi kanallarını canlandırmada hem de olası krizlere karşı önlem almada aktif ve hazırlıklı olmalıdır.”
Mustafa Destici: Okulda öldürülen çocuklar tarifsiz bir kötülük
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, saldırıların insani boyutuna ve Türkiye'nin stratejik konumuna dikkat çekti.
Hürmüzgan'da bir okulun vurulduğu iddiaları üzerinden İsrail'i "terörist" olarak nitelendirdi:
“İran’a yönelik ABD ve İsrail saldırılarıyla bölgemizde yeni ve son derece tehlikeli bir savaş süreci başlamış görünüyor. Öncelikle bu saldırıların gerçekçi hiç bir gerekçesi olmadığı gibi Uluslararası hukuka,
BM şartlarına da aykırıdır. Bu yangının burnumuzun dibinde büyümesi; başta ülkemiz olmak üzere tüm bölge ülkeleri için telafisi zor insani, ekonomik ve siyasi yaralar açma potansiyeli taşıyor.
İsrail'in, İran'ın Hürmüzgan şehrinde vurduğu kız ilkokulunda öldürülen çocuk sayısı 100’e yaklaştı. Tarifsiz bir kötülük.
Bir tarafta şu ana kadar meşru müdafaa sınırları içerisinde askeri üsleri ve stratejik noktaları hedef alan İran, diğer tarafta ateş saçtığı ve işgal girişiminde bulunduğu her ülkede her şeyden önce başta çocukları ve masum sivilleri hedef alan terörist İsrail... Yine Gazze de ve Lübnan da olduğu gibi çocukları ve sivilleri hedef alıyor. Böyle bir kötülük ve kahpelik olamaz. savaşın bile bir kuralı, raconu vardır. Savaşın dahi bir hukuku, bir sınırı olmalı; sivillerin korunması evrensel bir sorumluluktur.
Türkiye, bu gerilim hattının tam merkezinde yer alıyor. Enerji koridorları, ticaret yolları, NATO üyeliği ve bölgesel diplomasi kapasitesiyle kritik bir stratejik kesişim alanındayız. İncirlik Hava Üssü’nden Doğu Akdeniz’e, Karadeniz’den Basra hattına uzanan geniş bir coğrafyada etkileri hissedilecek bir krizden söz ediyoruz.
Bu tabloda Türkiye’nin temel çıkarı nettir: Bölgesel yangının büyümemesi, enerji akışının kesintiye uğramaması, ekonomik istikrarsızlığa yol açacak fırsatçılıklara karşı tedbirlerin artırılması ve vekâlet savaşlarının Anadolu sınırlarına yaklaşmaması.
Böylesi bir savaş fırtınasının ne ekonomik ne siyasi ne de toplumsal maliyeti taşınabilir. Türkiye için en rasyonel strateji; askeri soğukkanlılık, diplomatik denge, iç cephede ekonomik ve toplumsal dayanıklılığı artırmak ve olası kitlesel göç hareketlerine karşı hazırlıklı olmaktır. Çünkü büyük güçler stratejik hamleler planlarken, çoğu zaman en ağır bedeli cephe ülkeleri öder.
Temennimiz; aklın, hukukun ve insanlığın galip gelmesi, silahların susması ve bölgemize kalıcı bir barışın hâkim olmasıdır.
Kardeş İran halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.”
Zekeriya Yapıcıoğlu: Kuduz köpek stratejisi İsrail'i kurtaramayacak
HÜDA PAR Genel Başkanı saldırıları "alçakça" olarak nitelendiren Yapıcıoğlu, Türkiye'nin somut adımlar atarak ABD üslerini kapatması gerektiğini savundu:
“ABD ve siyonist terör rejiminin kardeş İran halkına yönelik başlattıkları alçakça saldırıları lanetliyorum.
Bu saldırganlık yalnızca İran'a değil, bütün bölge ülkelerine, bölge barışına ve küresel istikrara yapılmıştır.
Bu tehdit ve saldırganlık karşısında İslam dünyası ve bütün emperyalizm karşıtları birlik olmalıdır. İslam ülkeleri, egemenliklerine ve ortak güvenliklerine sahip çıkmak için dayanışma içinde hareket etmelidir. Başta Türkiye olmak üzere bölge ülkeleri, topraklarındaki ABD üslerini kapatmalıdır.
Bu son saldırılar, bölge barış ve istikrarının önündeki en büyük engelin ve dünya barışına yönelmiş en büyük tehdidin siyonist işgal rejimi ve şartsız destek veren hamileri olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Zorbalığa karşı net bir duruş sergilenmeden kalıcı barış mümkün değildir.
Kuduz Köpek stratejisi israil'i yok olmaktan kurtaramayacaktır. Eğer "Kuduz Köpek" itlaf edilmese bile kuduz mikrobu köpeği öldürecektir.”
Mahmut Arıkan: Saldırı Türkiye'ye yönelecek tehdidin habercisidir
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, saldırıların nihai hedefinin Türkiye olduğunu iddia ederek hükümete çağrıda bulundu:
“Siyonist İsrail ve hamisi ABD tarafından İran'a yönelik başlatılan alçakça saldırıları lanetliyorum.
Bu saldırıların amacı, bölgedeki bütün devletleri zaaf ve kaosa teslim etmek, ülkeleri istikrarsızlaştırmak ve bölgeyi kan gölüne çevirmektir.
Son bir yıl içinde ona yakın ülkeye saldıran İsrail, sözde Arz-ı Mev'ud Planı ve Büyük İsrail Projesi için sivilleri de hedef almaktan çekinmeyeceğini bir kez daha göstermiştir.
Tüm bölge ülkelerini bu gözü dönmüş caniliğe karşı birlik olmaya ve cesur adımlar atmaya davet ediyorum.
Hükümetimiz derhal Kürecik ve İncirlik üslerini kapatmalı ve ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ayaklar altına alan bu saldırılarına ortak olmamalıdır.
İran'a yapılan saldırı aslında gelecekte Türkiye'ye yönelecek tehdidin bir habercisidir.
Dost ve kardeş İran halkının emperyalist ve siyonist saldırıları bertaraf edeceğine inanıyor İslam dünyasına birlik olma çağrımızı yineliyorum.”
Doğu Perinçek: İran'a saldırı Türkiye'ye saldırıdır
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, İran'ın direnişinin tüm insanlık için olduğunu belirterek tam dayanışma çağrısı yaptı:
“İran'a saldırı Türkiye'ye saldırıdır.
İran'ın ABD emperyalizmine ve İsrail'e karşı direnci, bölge ülkeleri ve bütün insanlık içindir.
ABD emperyalizmi çıkmazdadır.
Saldırganlığının hem dünyada hem iç cephede dayandığı duvarlar vardır.
Saldırganlık ABD emperyalizmini çöküşten kurtaramayacaktır.
Türk Milleti İran'ın yanındadır. Türkiye, ABD ve İsrail'in saldırganlığına hizmet eden İncirlik ve Kürecik Üslerini derhal kontrol altına almalıdır.
Hükümetin tarihi sorumluluğu İran'la dayanışma içinde olmaktır.”
Ahmet Davutoğlu: Mesele nükleer değil, Nil'den Fırat'a hakimiyet
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, saldırının Ramazan ayında yapılmasını "2 milyarlık İslam dünyasına meydan okuma" olarak niteledi:
“Müzakere süreci devam ederken ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırısı meselenin İran’ın nükleer kapasitesi olmadığını göstermektedir.
Esas gündem mümkünse İran’da bir rejim değişimini zorlamak değilse İran’ın savunma kapasitesinin tümüyle zayıflatılarak İsrail’in artık gizlemeye bile ihtiyaç hissetmediği Nil’den Fırat’a Arz-ı Mevud’u ele geçirme ve Ortadoğu’da bölgesel bir hakimiyet kurma stratejisinin önünü açmaktır.
Bugün “bize dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla bu saldırılar karşısında sessiz kalanlar sıranın bir gün herkese geleceğini görmelidirler! Son dönemde İsrail’in Türkiye’yi de açık şekilde hedef alan küstah açıklamaları bunun ilk işaretleridir.
Bu konuda Trump ve Netanyahu’yu cesaretlendiren ana unsur ise bölge ülkelerinin ve İslam Dünyasının bölünmüşlüğü ve tek tek Trump-Netanyahu planının parçası haline gelmeyi kabullenmeleridir. Bazı bölge ülkelerinin işbirlikçi tutumları ise utanç vericidir.
Bu saldırının Ramazan’da gerçekleştirilmesi ise -daha önceki birçok saldırının da Ramazan’da gerçekleşmiş olmasında olduğu gibi- sembolik olarak 2 milyarlık İslam dünyasına meydan okumaktır.
Derhal atılması gereken adımlar açıktır:
1.Türkiye topraklarının İran’a dönük saldırılarda asla kullanılamayacağını derhal ilan etmelidir.
2.Kürecik üssü kapatılmalı, İncirlik üssünün herhangi bir saldırıda kullanılmaması için TSK tarafından gerekli denetim mekanizmaları kurulmalıdır. İncirlik üssünün kullanılması yönünde bir talep gelmesi veya izinsiz kullanılması gibi bir durum gelişmesi halinde İncirlik üssünün bütün yönetimi TSK’ne devredilmelidir.
3.Bu saldırı ile tırmanacak bir savaşın Türkiye’nin de güvenliğini tehdit edeceğinden hareketle NATO 4. Madde gereği İstişari toplantıya çağrılmalı ve ABD yetkililerinden savaşın gerekçeleri ve planlanması konusunda bilgi talep edilmelidir.
4.Bu bağlamda Sayın Cumhurbaşkanı Trump başta olmak üzere BM Güvenlik Konseyi Daimi üyelerinin liderleri ile acil bir telefon diplomasisi gerçekleştirilmelidir.
5.Bu görüşmelerde sorunun ABD-İran gerilimi hattından çıkarılabilmesi ve müzakerelere geri dönülebilmesi için P5+1 formatlı müzakere sürecinin canlandırılması temelinde yeni bir plan sunulmalıdır.
6.Daha önce de önerdiğimiz gibi Sayın Cumhurbaşkanı Mısır ve Suudi Arabistan liderleri ile de temas ederek üçlü bir mekanizma ile ABD nezdinde girişimde bulunulmalıdır.
7.Bu girişimin temel odağını da bu savaşın yol açmakta olduğu bölgesel istikrarsızlığın hem bölgesel hem de küresel ölçekli bir kaosa yol açabilme riski ve İsrail’in kışkırtıcı söylem ve saldırılarının ABD’nin çıkarlarını da tehdit etmekte olduğu ortak görüşü olmalıdır.
8.Sayın Cumhurbaşkanı ayrıca Gazze Barış Kurulunda yer alan İslam ülkeleri liderleri ile de temas ederek ABD nezdinde ortak girişimde bulunulmasını sağlamalıdır. Bu girişimde Barış Kurulu gölgesinde yapılan bu saldırının bu kurulu İsrail’in saldırılarını meşrulaştırma aracına dönüştürdüğü vurgulanarak İsrail’in kurul toplantılarına katılması halinde bu kuruldan çekilecekleri net bir şekilde açıklanmalıdır.
9.İslam İşbirliği Teşkilatı acil gündem ile toplantıya çağrılmalıdır.
10.Ayrıca bu gelişmelerden doğrudan etkilenecek olan Irak ile stratejik diyalog mekanizması kurulmalı ve anlık gelişmeler ortak güvenlik perspektifi ile değerlendirilmelidir.
11.Bu saldırıların Hindistan Başbakanı Modi’nin son derece saldırgan bir üslupla yaptığı İsrail ziyareti sonrasında gerçekleşmiş olması dolayısıyla nükleer güç gerekçeli benzer bir saldırının Pakistan’a yapılmasını engellemek amacıyla gerekli önlemler bağlamında istişareler yoğunlaştırılmalıdır.
12.Savaşı Afganistan-Pakistan-Hindistan hattına yayma riski taşıyan böyle bir senaryo gözönünde bulundurularak Türkiye acil olarak Pakistan ile Afganistan arasında doğrudan arabuluculuk girişimi başlatmalı ve Türkiye-Pakistan-Afganistan üçlü zirve süreçleri canlandırılmalıdır.
Gün “bekle-gör” yaklaşımı içinde pasif bir tavır alma günü değil, proaktif ve caydırıcı diplomasi yürütme günüdür.”
Kaynak:
GDH Haber
etiketler
İLGİLİ HABERLER
ABD kritik olmayan personelin İsrail’i terk etmesine izin verdi
Çin’den İran’daki vatandaşlarına tahliye çağrısı
Trump yönetimi Minnesota’daki kilise protestosunda 30 kişiye daha dava açtı
Özgür Özel'den İran için ilk açıklama: İran'ın kendi geleceğini tayin etmesi en büyük temennimiz
İsrail Savunma Bakanı Katz: İran’a yönelik “önleyici saldırı” başlatıldı
İşgalci İsrail İran'a saldırdı!
DİĞER HABERLER
Ankara iftar saati | 28 Şubat diyanet imsakiyesi ile Ankara'da iftar saat kaçta, oruç ne zaman açılacak?
İstanbul iftar saati 28 Şubat | Diyanet imsakiyesi ile bugün İstanbul'da iftar saat kaçta, oruç kaçta açılacak?
Özgür Özel'den İran için ilk açıklama: İran'ın kendi geleceğini tayin etmesi en büyük temennimiz
Osmaniye depremle sallandı! 28 Şubat AFAD ve Kandilli Rasathanesi son depremler listesi
THY, Orta Doğu'daki 10 ülkeye seferleri iptal etti
İYİ Parti'de Mehmet Tolga Akalın depremi: 'Şantajcı baş tacı' diyerek istifa etti
Ankara baraj doluluk oranları | ASKİ ile Ankara baraj doluluk oranları nasıl, yükseldi mi, düştü mü?
Türkiye’nin Antarktika seferi 10 yaşında: Beyaz Kıta’da çözüm aranıyor
Uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alınmışlardı: Züber yöneticilerine 'temiz' raporu
İZSU kesintileri listesi | 28 Şubat bugün İzmir'de su kesintisi var mı, nerelerde, ne zaman düzelir?


