Wild in Art’ın genel müdürü ve kurucu ortağı Charlie Langhorne, projeyi sanatın geleneksel galeri duvarlarıyla sınırlı kalmasına karşı bir meydan okuma olarak tanımlıyor.
Manchester’ın efsanevi müzik geçmişini onurlandıran parkurda, Busted, Doves, Elbow, Mani, New Order, Oasis, PINS ve Pixies gibi sanatçılara ait orijinal enstrümanlar sergileniyor.
Atık malzemelerden sanat eserlerine
Manchesterlı sanatçı Liam Hopkins (Lazerian), bağışlanan gitarları etkileşimli bir deneyime dönüştüren “Guitar Street on King Street” projesiyle dikkat çekiyor. Hopkins’in yüzlerce geri dönüştürülmüş akustik gitardan yarattığı “Ses Katedrali” heykeli ise “yaşayan, nefes alan bir ses sığınağı” olarak tanımlanıyor.
Uluslararası sanatçılardan kentsel dönüşüm dokunuşu
Projeye, dünyaca tanınan sokak sanatçıları da katkıda bulundu. Lei-Mai LeMaow, Etihad Kampüsü tramvay durağında yeni bir duvar resmi yaratırken; Nomad Clan, Oxford Road Tren İstasyonu’nu dönüştürdü. ASKE ve .EPOD ise Great Northern’daki çalışmalarıyla kentsel alanların sanatla nasıl canlandırılabileceğini gösterdi.
Dijital deneyim ile sınırları aşmak
Etkinliği yerinde göremeyenler için Music for the Senses mobil uygulaması geliştirildi. Hem iOS hem de Android’de erişilebilen uygulama, sanat eserlerine dair görseller ve detaylı bilgiler sunuyor. Ayrıca Manchester Music Mooch rotasıyla beş önemli noktada artırılmış gerçeklik deneyimleri sağlıyor.
Yerel müzik sahnesine destek
Sergilenen gitarların açık artırmasından elde edilen gelir, Forever Manchester iş birliğiyle Greater Manchester’daki bağımsız müzik mekânları ve projelerine aktarılacak. Proje, sanatın topluluklarla iş birliği yaparak kültürel ekosistemleri nasıl güçlendirebileceğinin güçlü bir örneğini sunuyor.

