- 13 Ağustos 1961 sabahı, Doğu Alman askerleri ve işçileri, Doğu ve Batı Berlin arasındaki sınırı dikenli tellerle kapatma operasyonuna başladı.
- Bu kararın temel amacı, 1949'dan beri sayıları milyonları bulan ve Doğu Almanya ekonomisini zayıflatan profesyonel ve eğitimli insanların Batı'ya kaçışını engellemekti.
- İlk olarak dikenli tellerle örülen engel, kısa süre içinde beton bloklar, gözetleme kuleleri ve mayın tarlalarıyla güçlendirilerek aşılması imkansız bir duvara dönüştürüldü.
- Berlin Duvarı'nın inşası, Soğuk Savaş'ın en gergin anlarından birini oluşturdu ve bölünmüş dünyanın fiziksel bir kanıtı olarak tarihe geçti.
Kitlesel kaçışlar ve Doğu Almanya'yı çöküşe götüren 'beyin göçü'
İkinci Dünya Savaşı sonrası Müttefikler tarafından dört işgal bölgesine ayrılan Berlin, Soğuk Savaş'ın merkezi haline gelmişti. Sovyetler Birliği kontrolündeki Doğu Berlin ile Batılı güçlerin kontrolündeki Batı Berlin arasındaki ekonomik ve siyasi farklar, Doğu'dan Batı'ya büyük bir göç dalgası başlattı.
Özellikle doktor, mühendis ve öğretmen gibi eğitimli profesyonellerin daha özgür ve refah seviyesi yüksek olan Batı'yı tercih etmesi, Doğu Almanya ekonomisini ve sosyal yapısını çökme noktasına getirdi. 1949 ile 1961 arasında yaklaşık 2.5 milyon kişinin Batı'ya kaçması, Doğu Alman yönetimini radikal bir çözüm bulmaya itti.
'Gül Operasyonu' kod adıyla bir gecede kurulan utanç duvarı
Doğu Almanya lideri Walter Ulbricht, Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşçev'den aldığı onayla, 12 Ağustos'u 13 Ağustos'a bağlayan gece yarısı "Gül Operasyonu" (Operation Rose) kod adlı gizli operasyonun düğmesine bastı. Binlerce asker, polis ve milis, Berlin'i ikiye ayıran 156 kilometrelik sınır boyunca mevzilendi.
Sabahın ilk ışıklarıyla Berlinliler, şehrin ortasına bir gecede çekilmiş dikenli teller ve barikatlarla uyandı. Sokaklar, metro hatları ve demir yolları kesilmiş, aileler ve sevdikler birbirinden koparılmıştı. Bu dikenli teller, sonraki yıllarda inşa edilecek olan 4 metre yüksekliğindeki beton duvarın ilk habercisiydi.
Bölünen aileler ve Batı'nın sessiz tepkisi
Duvarın inşası, Berlin halkı için büyük bir insani trajediye neden oldu. Bir gecede işlerine, okullarına ve akrabalarına ulaşamaz hale gelen insanlar, dikenli tellerin başında şok ve çaresizlik içinde bekledi.
Batılı güçler, özellikle ABD, bu hamleyi sert bir dille kınasa da, Sovyetler Birliği ile nükleer bir savaş riskini göze alamayarak askeri bir müdahalede bulunmadı. Bu durum, duvarın kalıcı hale gelmesini sağladı ve Berlin, 1989'da yıkılışına kadar Soğuk Savaş'ın ve bölünmüşlüğün en acı sembolü olarak kaldı.



