- Fatih Sultan Mehmed, 1461 baharında hem karadan hem de denizden büyük bir kuvvetle Trabzon üzerine sefere çıktı.
- Yaklaşık bir aydan uzun süren kuşatma, son Trabzon İmparatoru David Komnenos'un şehri teslim etmesiyle sona erdi.
- Fethin temel amacı, Bizans'ın son mirasçısı olan bu devleti ortadan kaldırmak ve Karadeniz'in güvenliğini tam olarak sağlamaktı.
- Trabzon'un fethiyle Anadolu'daki son Hristiyan devlet de Osmanlı topraklarına katılmış oldu ve bölgede yeni bir dönem başladı.
Fethin stratejik önemi ve hazırlık süreci
Fatih Sultan Mehmed için Trabzon, sadece bir şehir değil, aynı zamanda Bizans'ın son meşru mirasçısı olarak görülen Komnenos Hanedanı'nın son kalesiydi. İstanbul'un fethinden sonra Bizans'ı yeniden canlandırma umutlarını taşıyan bu küçük devlet, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan ile ittifaklar kurarak Osmanlılar için potansiyel bir tehdit oluşturuyordu.
Fatih, bu tehdidi ortadan kaldırmak ve Karadeniz ticaret yolları üzerindeki Osmanlı egemenliğini pekiştirmek amacıyla 1461'in bahar aylarında sefere çıktı. Kaptan-ı Derya Kasım Paşa komutasındaki güçlü bir donanma denizden Trabzon'a yönelirken, Fatih'in bizzat komuta ettiği büyük bir ordu da zorlu coğrafi koşulları aşarak karadan şehre doğru ilerledi.
Zorlu kuşatma ve şehrin teslimi
Osmanlı ordusu, sarp dağları ve geçitleri aşarak büyük bir kararlılıkla Trabzon surlarının önüne ulaştı. Şehir, hem coğrafi konumu hem de güçlü surları sayesinde savunması kolay bir yapıya sahipti, ancak Osmanlı donanmasının denizle olan bağlantıyı kesmesi kuşatmayı daha etkili hale getirdi.
Yaklaşık 32 gün süren kuşatma boyunca Fatih, şehrin son imparatoru David Komnenos'a defalarca teslim olma çağrısında bulundu. Akkoyunlular'dan beklediği yardımın gelmeyeceğini anlayan ve daha fazla direnişin anlamsız olduğunu gören David Komnenos, 15 Ağustos 1461'de şehri ve imparatorluğu Fatih Sultan Mehmed'e teslim etti.
Bir devrin kapanışı ve Karadeniz'de yeni dönem
Trabzon'un fethi, sadece bir şehrin el değiştirmesi değil, aynı zamanda bir devrin tamamen kapanması anlamına geliyordu. Bu fetihten sonra Fatih Sultan Mehmed'in, "Gördün mü, sabahleyin bir kayserin kızını aldık, akşamleyin de bir kayserliği yıktık" dediği rivayet edilir.
Şehrin yönetimi Osmanlı'ya geçtikten sonra Ayasofya Kilisesi (günümüzdeki Trabzon Ayasofya Camii) başta olmak üzere önemli kiliseler camiye çevrildi. Şehir, Osmanlı idari sisteminde sancak merkezi yapılarak Karadeniz'in en önemli liman ve ticaret merkezlerinden biri olma özelliğini sürdürdü ve bölgedeki Türk-İslam kimliği pekiştirildi.



