Yargı, yolsuzluk ve istifa kıskacı: CHP bölünüyor mu?

15 Eylül'deki kritik kurultay davası öncesi CHP'de çoklu kriz yaşanıyor. Kılıçdaroğlu'nun 'alternatif merkez' çıkışı, yargıyla feshedilen İstanbul yönetimi ve art arda gelen istifalar, partiyi tarihinin en derin siyasi ve hukuki belirsizliklerinden birine sürükledi.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 10.09.2025 - 14:33

editor avatar
Sema Kızılarslan

Haber Editörü

NSosyal Logo
Yargı, yolsuzluk ve istifa kıskacı: CHP bölünüyor mu?

15 Eylül'deki kritik kurultay davasına sayılı günler kala Cumhuriyet Halk Partisi, tarihinin en derin siyasi ve hukuki krizlerinden birinin ortasında.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun "alternatif genel merkez" gibi çalışan ofisi, mahkeme kararıyla feshedilen İstanbul il yönetimi ve art arda gelen istifalar, partiyi tam bir belirsizlik sarmalına sokmuş durumda.

Siyasi kulisler, Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki (CHP) koltuk savaşının artık bir "krizi" aşarak "kaosa" dönüştüğü yorumlarıyla çalkalanıyor.

15 Eylül'de görülecek ve partinin 38. Olağan Kurultayı'nın kaderini belirleyecek olan "şaibeli kurultay" davası yaklaşırken, parti içindeki fay hatları her geçen gün daha da belirginleşiyor.

Bir yanda mevcut Genel Merkez yönetiminin "kararlılık" mesajları, diğer yanda ise eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun adeta bir güç merkezine dönüşen ofisi, partideki iki başlı görüntüyü net bir şekilde ortaya koydu.

Kılıçdaroğlu’nun ofisinde yapılan görüşmeler: Alternatif genel merkez

gdh’ın elde ettiği bilgilere göre, Kılıçdaroğlu’nun Ankara’daki çalışma ofisi, son haftalarda partideki mevcut yönetimden rahatsız olanların ve geleceğe dair pozisyon almak isteyenlerin uğrak noktası haline geldi.

Partiye yakın kaynaklar, bu ziyaretçi akınını, 15 Eylül'deki mahkemeden çıkabilecek bir "mutlak butlan" (kurultayın tamamen iptali) kararına yönelik bir hazırlık olarak yorumluyor.

Genel Merkez baskısından bunalan ve olası bir lider değişikliğinde hızla taraf değiştirmeye hazırlanan çok sayıda örgüt temsilcisinin, Kılıçdaroğlu ile yeniden yol yürümek için nabız yokladığı da konuşulan siyasi kulisler arasında.

View post on X

Bu durum karşısında mevcut CHP yönetimi ise "Kılıçdaroğlu'nu tanımayız" diyerek rest çekerken, parti içindeki gerilim tırmanıyor.

İstanbul depremi: Yargı kararı tanınmadı, belediye başkanları sessiz

Partideki kaosu ateşleyen en önemli fitil, İstanbul'da patlak veren yargı krizi oldu.
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde "delege usulsüzlükleri" yapıldığı gerekçesiyle Özgür Çelik başkanlığındaki yönetimi feshetti.

Mahkeme, partiyi olağanüstü kongreye götürmesi için aralarında Gürsel Tekin'in de bulunduğu üç kişilik bir "çağrı heyeti" atadı.

Ancak CHP Genel Merkezi ve görevden alınan il yönetimi, bu hukuki kararı "yok hükmünde" saydıklarını ve tanımadıklarını ilan etti.

Bu durum, partiyi sadece siyasi değil, aynı zamanda hukuki bir açmaza da sürükledi.

Krizin derinliğini gösteren bir diğer işaret ise İstanbul'daki CHP'li belediye başkanlarının tavrı oldu.

Görevden alınan il yönetimine destek açıklaması yapılması beklenen 26 ilçe belediye başkanından sadece 8'inin sosyal medyada paylaşım yapması, parti içindeki bölünmüşlüğü ve İmamoğlu ekibine yönelik mesafeli duruşu gözler önüne serdi.

İstifa dalgası ve yeni parti senaryoları

Parti merkezindeki deprem, dalga dalga yerel örgütlere de yayıldı.

En somut örnek ise Beykoz'da yaşandı.

Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, "Bunların kişisel hırslarını gerçekleştiremem," diyerek partisinden istifa etti.

Gürzel'in istifa açıklamasındaki şu sözler ise krizin boyutunu özetler nitelikteydi: "Parti yöneticilerimin beni savunmadıklarını ve yapayalnız bıraktıklarını asla unutmayacağım. AK Partili ve MHP'li meclis üyeleri tarafından desteklendim."

View post on X

Gürzel'in ardından Beykoz Belediyesi CHP’li meclis üyeleri Uğur Gökdemir ve Murat Uzun da "ayrıştırıcı, bölücü ve zayıflatıcı bir tutum izlendiği" gerekçesiyle partilerinden istifa etti.

Bu istifalar, tabandaki kopuşun sadece bir başlangıcı mı sorusunu akıllara getirirken, parti içindeki bazı grupların gelecek senaryoları üzerinde çalıştığı da iddia ediliyor.

View post on X

Kulislerde, özellikle İstanbul ve Ankara'daki muhalif kanadın "yeni bir parti kurma" niyetinin ciddileştiği ve bu yönde adımlar planladığı konuşuluyor.

Bir diğer görüş ise parti içinde kalarak mücadeleyi sürdürmek yönünde.

İBB'deki çalkantılar krizi besliyor

Tüm bu siyasi karmaşanın yanı sıra, CHP'nin "kalesi" olarak görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) de sular durulmuyor.

İBB Hukuk Müşaviri Eren Sönmez'in yolsuzluk ve rüşvet iddialarının ardından istifa etmesi ve İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’ın, Başkan Ekrem İmamoğlu’nun ekibini dağıttığına yönelik söylentiler, krizi daha da karmaşık hale getirdi.

CHP, bir yandan yaklaşan mahkeme kararını, bir yandan parti içi iktidar savaşını, diğer yandan ise tabanda başlayan çözülmeyi yönetmeye çalışırken, siyasi geleceği bıçak sırtında görünüyor.

15 Eylül'deki duruşma, partinin bir bütün olarak yola devam edip edemeyeceğini veya tarihi bir bölünme yaşayıp yaşamayacağını belirleyecek en kritik dönemeç olacak.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner