Filonuzu dijitalleştirmenin yolu: Turkcell Filom

Dünyayı Nükleer Savaşın Eşiğine Getiren Olay: 1962 Küba Füze Krizi

Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye ve İtalya'ya yerleştirdiği nükleer füzelere karşılık olarak Sovyetler Birliği'nin Küba'ya 1962 yılında yerleştirdiği nükleer başlıklı füzeler dünyayı ciddi bir nükleer krizin eşiğine getirmişti.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 07.10.2022 - 10:30

NSosyal Logo
Dünyayı Nükleer Savaşın Eşiğine Getiren Olay: 1962 Küba Füze Krizi

Nükleer füzelere sahip 2 süper gücün ilk defa ciddi olarak karşı karşıya geldiği Küba füze krizi Ekim 1962'de yaşanmıştı. Olayın başlangıcını ABD'nin Küba'da yeni başlayan Komünist Castro yönetimini devirme arzusuna taşımak mümkündür. 1959 yılına kadar Amerikan güdümünde bir devlet olan Küba'da aynı yıl gerçekleşen Komünist ihtilal ile Fidel Castro yönetimi devralmıştı. Durumdan rahatsız olan Amerika ise Castro'yu devirmek için "Domuzlar Körfezi Çıkartması" nı yaptıysa da başarısız oldu. Amerika'nın yaptığı bu çalışmalardan rahatsız olan SSCB yönetimi ise aldığı bir karar ile Küba'nın yanında durmaya başladı. Sovyetler Birliği ayrıca Küba'ya olası bir ABD müdahalesinde destek olma garantisini de verdi.

1 Mayıs 1960 günü Türkiye'deki İncirlik üssünden kalkan ABD'nın U-2 casus uçağı Sovyetler Birliği topraklarının üzerindeyken düşürülünce 2 devletin arasındaki ilişkiler iyice gerilmişti. 1962 senesinde SSCB, Küba'ya nükleer füzeler yerleştirmeye başladı ve bu durum ortaya çıktığında kriz başladı. Aslında SSCB bu füzeleri basitçe sökülebilecek şekilde yerleştirmişti çünkü asıl gayesi ABD'ye Küba konusunda blöf yapmaktı. Bu krizi ustaca yönetebilirlerse sonucunda ABD'nin Küba'ya asla müdahale etmeyeceği konusunda garanti almayı ve ABD'nin Türkye'ye yerleştirdiği Jüpiter nükleer füzelerinin sökülmesini sağlayabileceklerini umuyorlardı.

ABD'de ise Küba krizi gittikçe ciddileşiyordu. Başkan Kennedy yaptığı açıklamada Küba'dan bulunan ABD üssü Guantanamo'ya, Panama Kanalı'na ya da Cape Canaveral istasyonuna bir müdahale olursa Küba'ya müdahale edeceğini söylemişti. 14 Ekim 1962'de ABD casus uçakları Küba'da nükleer füze rampalarının inşa edildiğini rapor ettiler. Yapılan tespitte rampalardaki bazı önemli parçaların henüz Küba'ya gelmediği ortaya çıkınca Başkan Kennedy, Küba'yı denizden ablukaya almaya karar verdi. 

22 Ekim 1962'de Amerikan savaş gemileri Küba'nın etrafını sardı ve abluka başladı. Bu sırada adaya yaklaşmakta olan SSCB gemileri için ablukaya uymamaları durumunda batırma talimatı verilmişti. SSCB lideri Kruşçev ise gemilerin durmayacağını açıklayınca kriz doruğa çıktı. Ayrıca Başkan Kennedy'e bir mektup yollayan Kruşçev, Türkiye'ye yerleştirilen Jüpiter nükleer füzelerinin sökülmesi durumunda SSCB'nin Küba'daki füzeleri sökeceğini, Türkiye'nin toprak bütünlüğüne saygı göstereceğini ve işgal etmeyeceğini söylemişti. Karşılık olarak aynı garantileri de ABD'den Küba için istiyordu.

Başkan Kennedy ise yazdığı yanıtta füzeler sökülürse Küba ambargosunun biteceğini kabul etse de Türkiye'deki füzelerin sökülmesi konusunda net bir yanıt vermemişti. Karşılıklı devam eden mektuplar sonucunda gerekli anlaşmalar yapıldı ve 28 Ekim 1962 günü  Küba ambargosu kaldırıldı. Karşılığında ise Küba'daki füze rampaları söküldü. 

Kriz sona erdiğinde özellikle NATO büyük bir nefes almıştı çünkü artık NATO'nun en uçtaki müttefiki olan Türkiye üzerindeki SSCB tehditi neredeyse ortadan kalkmıştı. ABD de bir süre sonra artık eskidikleri gerekçesiyle Türkiye'deki Jüpiter nükleer füzelerini söktü. 

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner