2000 yıllık Roma köprüsü keşfedildi

İsviçre'de arkeologlar, 400 yıldan uzun süre kullanıldığı anlaşılan ahşap bir Roma köprüsünün kalıntılarını gün yüzüne çıkardı. Biel kenti yakınlarındaki keşif, Roma İmparatorluğu'nun gelişmiş mühendislik tekniklerini ve stratejik altyapı planlamasını gözler önüne seriyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 05.09.2025 - 14:24

editor avatar

Editör

NSosyal Logo
2000 yıllık Roma köprüsü keşfedildi
  • İsviçre'nin Aegerten bölgesinde, 300'den fazla iyi korunmuş meşe kazıktan oluşan bir Roma köprüsü bulundu.
  • Ağaç halkası analizi, köprünün ilk olarak MÖ 40'ta inşa edildiğini ve MS 369'a kadar onarılarak kullanıldığını gösterdi.
  • Köprü, bölgenin ana su ve kara yollarını birbirine bağlayan stratejik bir ticaret ve askeri geçiş noktasında yer alıyordu.
  • Kazılarda ayakkabı çivileri, madeni paralar ve nadir bulunan ahşap bir planya gibi çok sayıda tarihi eser de ele geçirildi.

Ağaç halkaları köprünün 400 yıllık geçmişini ortaya çıkardı

Bern Kantonu Arkeoloji Servisi, bir inşaat çalışması sırasında 300'den fazla meşe ahşap kazıktan oluşan köprü kalıntılarına ulaştı. Yeraltı suyunun koruduğu bu kazıklar üzerinde yapılan ağaç halkası analizi (dendrokronoloji), köprünün şaşırtıcı derecede uzun ömürlü geçmişini aydınlattı.

Analizler, köprünün en eski parçalarının MÖ 40 yılı civarında, Romalıların bölgeyi fethetmesinden hemen sonra inşa edildiğini ortaya koydu. En yeni parçalar ise MS 369 yılına, İmparator Valentinianus dönemine aitti, bu da köprünün dört yüzyıldan fazla bir süre boyunca onarılarak aktif olarak kullanıldığını kanıtladı.

Roma'nın ticaret ve askeri ağı için stratejik bir noktadaydı

Köprünün konumu, onun stratejik önemini açıkça gösteriyor. O dönemde Petinesca olarak bilinen yerleşimin girişinde bulunan köprü, İsviçre Platosu'ndaki ana su ve kara yollarını birbirine bağlıyordu.

Bu nokta, hem ticari malların taşınmasını kolaylaştırıyor hem de askeri birliklerin bölgedeki hareketliliğini sağlıyordu. Köprü, Helvetik başkenti Aventicum'u doğu topraklarına bağlayan ana yolun üzerinde kritik bir geçiş noktasıydı.

Sulak alanlar yüzlerce eseri günümüze kadar korudu

Eski nehir yatağının altındaki sulak zemin, ahşap gibi organik malzemelerin yanı sıra metal eserleri de olağanüstü bir şekilde korudu. Arkeologlar, nehir yatağındaki çamurdan çok sayıda tarihi obje çıkardı.

Bulunan eserler arasında ayakkabı çivileri, at nalları, baltalar, anahtarlar, madeni paralar ve balıkçı mızrakları yer alıyor. En dikkat çekici buluntu ise, demir bıçağıyla birlikte günümüze ulaşan, 41 santimetre uzunluğundaki ahşap bir planya oldu. Bu tür aletlerin nadir bulunması, keşfi Roma dönemi zanaatkarlığı ve günlük yaşamı açısından daha da önemli kılıyor.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.

Abone Ol
Loading Spinner