2025 yılı iş cinayeti raporu açıklandı: En az 2105 işçi hayatını kaybetti
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin verilerine göre, 2025 yılında Türkiye'de iş cinayetleri pandemi sonrası dönemin en yüksek seviyesine ulaşarak büyük bir yıkıma yol açtı.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 10.01.2026 - 10:42
- Yıl boyunca tespit edilebilen verilere göre en az 2105 işçi hayatını kaybederken, bu rakam her gün en az 6 işçinin can verdiği anlamına geliyor.
- Çocuk işçi ölümleri 94 ile tarihinin en yüksek seviyesine ulaşırken, 50 yaş ve üstü 684 emekçi de geçim derdi nedeniyle çalışırken yaşamını yitirdi.
- İnşaat işkolu 493 ölümle ilk sırada yer alırken; tarımda 414, taşımacılıkta ise 272 iş cinayeti kayıt altına alındı.
- Ölümlerin %97,63'ünün sendikasız işçilerden oluşması, örgütsüzlüğün hayati riskleri artırdığını bir kez daha gözler önüne serdi.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin verilerine göre, 2025 yılında Türkiye'de iş cinayetleri pandemi sonrası dönemin en yüksek seviyesine ulaşarak büyük bir yıkıma yol açtı. Raporda, çalışma koşullarının ağırlaşması ve sömürünün artmasıyla birlikte ortaya çıkan bu tablo, "olağanlaştırılmış bir iş cinayetleri rejimi" olarak tanımlandı.
Çocuk işçiliği kentleşti: MESEM'lerde ölüm rekoru kırıldı
İSİG Meclisi, çocuk işçi ölümlerinin ana omurgasının artık kırlardan kentlere kaydığını ve devlet eliyle kitleselleştirilen "MESEM" projelerinin bu ölümlerde büyük pay sahibi olduğunu belirtti. 2025 yılında 94 çocuğun çalışırken can vermesi, çocuk işçiliğinin "eğitim" adı altında meşrulaştırılmaya çalışılmasının acı bir sonucu olarak değerlendirildi.
Özellikle Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) bünyesinde patronlar için "ücretsiz iş gücü" haline getirilen çocukların, 10-12 saate varan ağır çalışma koşullarında hayatlarını bıraktıkları vurgulandı. Eğitim sisteminin sanayi işbirliği adı altında metalaştırılması, çocuk işçiliğini OSB'lerin göbeğine ve kent çeperlerine taşıdı.
İnşaat ve deprem bölgesi işçiler için mezar olmaya devam ediyor
İş cinayetlerinin en yoğun yaşandığı sektör olan inşaatta, deprem sonrası "yeniden inşa" faaliyetleri can almaya devam ediyor. 6 Şubat depreminden bu yana geçen üç yıllık süreçte, sadece deprem şehirlerindeki şantiyelerde en az 289 inşaat işçisi iş cinayetine kurban gitti.
Yeniden inşa faaliyetlerinde yüksekten düşme, ezilme ve elektrik çarpması gibi basit önlemlerle engellenebilecek nedenler ölümlerin %70'ini oluşturuyor. Şantiyelerde onlarca işçinin aynı konteynerde kalması, hijyen sorunları ve aşırı-yoğun çalışma temposu, inşaat sektörünü bir "güvencesizlik merkezi" haline getirmiş durumda.
Trafik kazaları ve kalp krizleri iş cinayeti sayılmıyor
Raporda, iş cinayetlerinin en önemli nedeninin 466 ölümle trafik ve servis kazaları olduğu ancak bu ölümlerin genellikle "iş kazası" statüsünde görülmediği eleştirisi yapıldı. Uzun çalışma saatleri, araç bakımsızlığı ve iş yetiştirme baskısı altında direksiyon sallayan şoförlerin ölümlerinin doğrudan birer iş cinayeti olduğu ifade edildi.
Ayrıca aşırı çalışmaya bağlı kalp krizleri, beyin kanamaları, iş yeri intiharları ve meslek hastalıkları gibi nedenlerin sistem tarafından "görünmez" kılındığına dikkat çekildi. SGK verilerinin meslek hastalığı ölümlerini yok saydığı belirtilirken, uluslararası normlara göre bu ölümlerin iş kazası kaynaklı kayıpların en az iki katı olması gerektiği hatırlatıldı.
İstanbul işçi ölümlerinde zirvede
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin 2025 yılı raporuna göre, iş cinayetlerinin en çok yaşandığı şehir İstanbul olmuştur.
Raporda yer alan şehir bazlı verilere göre en fazla can kaybı şu illerde gerçekleşmiştir:
- İstanbul: 277 ölüm
- İzmir: 75 ölüm
- Antalya: 71 ölüm
- Ankara: 65 ölüm
- Hatay: 64 ölüm
Özellikle İstanbul merkezli olmak üzere Çorlu-Gebze-Hendek sanayi hattı, nüfus yoğunluğu ve güvencesiz çalışma koşulları nedeniyle en çok ölümün yaşandığı bölge olarak öne çıkmaktadır.
Kadın işçiler hem sömürü hem de şiddet kıskacında
2025 yılında en az 138 kadın işçi hayatını kaybederken, kadın ölümlerinin en çok tarım, gıda ve kimya sektörlerinde yoğunlaştığı görüldü. Özellikle 8 Kasım'da Kocaeli Dilovası'ndaki parfüm fabrikasında sigortasız ve güvenliksiz çalıştırılırken yanarak can veren 6'sı kadın 7 işçinin ölümü, yılın en trajik toplu cinayetlerinden biri olarak kaydedildi.
Çalışma yaşamındaki erilliğin kadınlar üzerinde fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddet olarak döndüğü, iş yerindeki tacizlerin de birer "işçi sağlığı ve güvenliği" sorunu olduğu vurgulandı. Kadın işçilerin çoğunun tarımda sigortasız çalışması nedeniyle ölümlerinin basına yansımadığı ve resmi kayıtlara geçmediği de raporun notları arasında yer aldı.
Kaynak:
GDH Haber
GDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
MESEM protestosuna iddianame: Tartışmalar yeniden alevlendi
15-17 yaş grubundaki her dört çocuktan biri iş gücünde
2026 Avrupa’da Yılın Otomobili Mercedes-Benz CLA
Siyasette "Milli Dayanışma" mesaisi: MHP’li Feti Yıldız komisyon raporu için tarih verdi
500 bin sosyal konutta ilk teslimatlar Mart 2027'de başlıyor
İstanbul Valiliği uyardı: Akşam saatlerinde kuvvetli sağanak ve fırtına bekleniyor
DİĞER HABERLER
2026 Avrupa’da Yılın Otomobili Mercedes-Benz CLA
Siyasette "Milli Dayanışma" mesaisi: MHP’li Feti Yıldız komisyon raporu için tarih verdi
500 bin sosyal konutta ilk teslimatlar Mart 2027'de başlıyor
İstanbul Valiliği uyardı: Akşam saatlerinde kuvvetli sağanak ve fırtına bekleniyor
Bayrampaşa’nın küçük kahramanı: 12 yaşındaki otizmli Muhammed Ömer ambulansa yol açtı
Zayıflama iğnelerini bırakanlar kiloları 4 kat daha hızlı geri alıyor
Bursa'daki orman yangını davasında istenen ceza belli oldu
İstanbul ve Gürbulak’ta yaklaşık 2 milyar liralık uyuşturucu yakalandı
İtfaiye raporu olmayan iş yerlerinin ruhsatları iptal edilecek
Öğretmenlere 12 yıl sınırı ve yeni puan kriterleri geldi

