B-21 Raider
İlk kez bir operasyonel test pilotu, geliştirme test pilotuyla birlikte B-21 Raider'ın kokpitinde görev alarak uçuş gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetleri, bu adımın yalnızca program açısından değil, gelecekteki kritik hava platformlarının değerlendirilme yöntemleri açısından da önemli bir dönüşümü temsil ettiğini açıkladı.
Geleneksel test süreci değişiyor
Uçuşa katılan operasyonel test pilotunun, Edwards Hava Üssü'ndeki Hava Kuvvetleri Operasyonel Test ve Değerlendirme Merkezi (AFOTEC) Detachment 5 bünyesinde görev yaptığı belirtildi.
Normal şartlarda geliştirme testleri ve operasyonel testler birbirinden ayrı yürütülüyor. Geliştirme testleri bir platformun teknik gereksinimleri karşılayıp karşılamadığını ve güvenli şekilde uçup uçamayacağını doğrularken, operasyonel testler daha sonraki aşamalarda sistemin muharebe etkinliğini, uygunluğunu ve hayatta kalma kabiliyetini değerlendiriyor.
ABD Hava Kuvvetleri ise B-21 programında bu iki süreci daha erken aşamada bir araya getirerek test döngüsünü hızlandırmayı hedefliyor.
AFOTEC Detachment 5 Komutanı Albay Matt Guasco, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Bir koltukta operasyonel test personeli, diğer koltukta ise Hava Kuvvetleri Test Pilot Okulu mezunu bir pilot yer aldı. Modern test programları tarihinde bunu bir programın bu kadar erken aşamasında hiç yapmadık." ifadelerini kullandı.
B-21'in gerçek muharebe değeri daha erken değerlendirilecek
ABD Hava Kuvvetleri'ne göre geliştirme ve operasyonel test faaliyetlerinin eş zamanlı yürütülmesi, bir platformun yalnızca teknik olarak çalışıp çalışmadığını değil, gerçek muharebe koşullarındaki etkinliğini de daha erken değerlendirmeyi mümkün kılıyor.
ABD Savunma Bakanlığı'nın kritik büyük silah sistemlerinden sorumlu yöneticisi Orgeneral Dale White, "B-21 programında operasyonel ve geliştirme testlerinin entegre edilmesi, kuvvet genelinde yerleştirmeye çalıştığımız yeni tedarik kültürünün somut bir örneğidir. Bu yaklaşım, modern üretim ve test araçlarını doğru bir aciliyet anlayışıyla birleştirerek daha çevik bir tedarik sistemi oluşturmamızı sağlıyor." dedi.
White'ın sorumluluk alanında B-21 Raider'ın yanı sıra Sentinel kıtalararası balistik füze programı, F-47 savaş uçağı ve Collaborative Combat Aircraft (CCA) projeleri de bulunuyor.
Program kritik görev sistemleri aşamasına geçti
B-21 test faaliyetleri artık ilk uçuş performansı değerlendirmelerinin ötesine geçmiş durumda.
Geçtiğimiz yıl ikinci B-21 Raider'ın Edwards Hava Üssü'ne ulaşmasının ardından Raider Birleşik Test Gücü (Raider Combined Test Force), kritik görev sistemleri, sensörler ve silah entegrasyonu çalışmalarına başladı.
420'nci Uçuş Test Filosu Komutanı ve Raider Birleşik Test Gücü Direktörü Yarbay Matthew Gray, "Operasyonel test personelinin programın bu kadar erken aşamasında sürece dahil edilmesi sayesinde artık yalnızca uçağın uçuş karakteristiklerini değil, gerçek muharebe faydasını da değerlendirebiliyoruz." ifadelerini kullandı.
Raider Birleşik Test Gücü; 412'nci Test Kanadı, AFOTEC Detachment 5, 53'üncü Kanat bünyesindeki 31'inci Test ve Değerlendirme Filosu ile Northrop Grumman personelinden oluşuyor.
Pentagon B-21'i stratejik öncelik olarak görüyor
8 Haziran'da test ekibine hitap eden Orgeneral White, B-21 programının ABD'nin gelecekteki caydırıcılık kapasitesinde kritik rol oynayacağını vurguladı.
"Ülkemizin geleceğinin bağlı olduğu üç program var: Sentinel, B-21 ve F-47. Ülkemiz en zor anlarında bu kabiliyetlere güvenecek." diyen White, test ekibine programın stratejik önemini hatırlattı.
White ayrıca önceliklerinin programın yeterli kaynaklarla desteklenmesi ve test ekiplerinin bürokratik süreçlerle yavaşlatılmasının önüne geçilmesi olduğunu belirtti.
"Size sadece daha hızlı olun demeyeceğim. Ancak amaca ve anlam taşıyan bir aciliyet kültürüne ihtiyacımız var." ifadelerini kullanan White, ekipleri mevcut süreçleri sorgulamaya ve geliştirmeye çağırdı.





