Barrack'tan net mesaj: Kürtlerin geleceği birleşik Suriye'de

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Esad sonrası geçiş sürecinin Suriye Kürtleri için şimdiye kadarki en büyük fırsatı sunduğunu söyledi. Barrack’a göre çözüm, ayrışmada değil, Kürtlerin yeni Suriye devletine tam entegrasyonunda yatıyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 20.01.2026 - 19:12

editor avatar
Doğacan Başaran

Haber Editörü

NSosyal Logo
Barrack'tan net mesaj: Kürtlerin geleceği birleşik Suriye'de

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack - Reuters

  • Barrack, Kürtlerin Esad sonrası dönemde tam vatandaşlık ve siyasi haklar elde edebileceğini vurguladı.
  • ABD-SDG ortaklığının temel gerekçesinin büyük ölçüde ortadan kalktığını belirtti.
  • ABD, terör örgütü SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu ve kritik altyapının Şam’a devrini destekleyecek.
  • Barrack, ABD’nin hedefinin ayrılık değil, birleşik ve istikrarlı bir Suriye olduğunu vurguladı.

Tom Barrack, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara liderliğinde kurulan yeni Suriye hükümetinin, Kürtler için tarihi bir dönemeç oluşturduğunu ifade etti. Barrack’a göre bu süreç, uzun yıllar reddedilen vatandaşlık hakları, kültürel özgürlükler ve siyasi katılımın önünü açıyor.

Barrack, Esad döneminde Kürtlerin vatansızlık, dil yasakları ve sistematik ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını hatırlatarak, yeni yönetim altında birleşik Suriye’ye tam entegrasyonun mümkün hale geldiğini söyledi.

ABD-SDG ortaklığının zemini değişti

ABD’nin kuzeydoğu Suriye’deki askeri varlığının, geçmişte DEAŞ’a karşı zorunlu bir ortaklığa dayandığını belirten Barrack, Suriye Demokratik Güçleri’nin bu süreçte sahadaki en etkili kara gücü olduğunu kabul etti.

Ancak Barrack’a göre bugün şartlar tamamen farklı. Suriye’nin, DEAŞ’ı Yenme Küresel Koalisyonu’na katılması ve terörle mücadelede sorumluluk almaya hazır olması, ABD-SDG ortaklığının asli gerekçesini ortadan kaldırdı.

Entegrasyon anlaşması ve kritik devirler

Barrack, 18 Ocak’ta imzalanan entegrasyon anlaşmasının bu dönüşümün temel taşı olduğunu söyledi. Anlaşma kapsamında SDG mensuplarının bireysel olarak ulusal orduya katılması, petrol sahaları, barajlar ve sınır kapıları gibi stratejik altyapının Şam yönetimine devredilmesi öngörülüyor.

Ayrıca DEAŞ mensuplarının tutulduğu cezaevleri ve kampların kontrolünün de merkezi hükümete geçmesi planlanıyor.

ABD: Uzun vadeli askeri varlık yok

ABD’nin Suriye’de kalıcı bir askeri varlık hedeflemediğini vurgulayan Barrack, Washington’un önceliğinin DEAŞ kalıntılarının temizlenmesi, ulusal uzlaşının desteklenmesi ve ayrılıkçı projelerin teşvik edilmemesi olduğunu belirtti.

Barrack, federalizm ya da fiili özerklik yerine ulusal birliğin güçlendirilmesinin ABD politikası olduğunu açıkça ifade etti.

Barrack, kırılgan ateşkesler, yerel çatışmalar ve radikal unsurların varlığı gibi risklerin sürdüğünü kabul etti. Buna rağmen entegrasyonun, uzun vadeli ayrışmaya kıyasla çok daha güvenli bir seçenek olduğunu savundu.

ABD’li yetkiliye göre bu süreç, Kürtler için tam vatandaşlık, Kürt dilinin ve kültürünün anayasal güvence altına alınması ve Suriye devleti içinde kalıcı bir siyasi temsil elde edilmesi açısından bugüne kadarki en güçlü fırsatı sunuyor.

Washington’un iki temel önceliği

Barrack, ABD’nin sahadaki iki ana odağını da net biçimde sıraladı. Bunlardan ilki, halen SDG’nin kontrolünde bulunan DEAŞ mahkumlarının tutulduğu cezaevlerinin güvenliğinin sağlanması.

İkinci öncelik ise SDG ile Suriye hükümeti arasındaki görüşmeleri kolaylaştırarak, Kürt nüfusun tam Suriye vatandaşlığına siyasi olarak dahil edilmesini mümkün kılmak.

Kaynak:

GDH Haber

Next

GDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.

Takip Et
Loading Spinner