Filonuzu dijitalleştirmenin yolu: Turkcell Filom

Bitlis Kalesi'nde secde taşı bulundu

Bitlis Kalesi'nde devam eden arkeolojik kazılarda, 16. ve 17. yüzyıllara tarihlenen ve Şiiler tarafından kullanılan çok nadir bir secde taşı (mühür) gün yüzüne çıkarıldı.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 11.07.2025 - 17:04

editor avatar

Editör

NSosyal Logo
Bitlis Kalesi'nde secde taşı bulundu
  • Kazılarda, Şiilerce kullanılan ve üzerinde imamların isimleri ile duaların yer aldığı 16-17. yüzyıla ait özel bir secde taşı bulundu.
  • Eserin kalenin saray kısmında ortaya çıkması, buluntunun yönetici ve elit bir tabaka tarafından kullanıldığına işaret ediyor.
  • Secde taşının yanı sıra, kazılarda geç Osmanlı dönemine ait mezarlar, su dağıtım sistemleri (künk) ve bronz sikkeler gibi önemli bulgulara da ulaşıldı.
  • Anadolu'da benzerine çok az rastlanan bu eser, Bitlis'in tarihi ve kültürel bağlantılarını göstermesi açısından büyük önem taşıyor.

Eserin yönetici elit tabakaya ait olduğu düşünülüyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle Ahlat Müzesi başkanlığında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan en dikkat çekici buluntu, Şiilere ait secde taşı oldu. Eserin önemi hakkında bilgi veren BEÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vural Genç, buluntunun konumuna dikkat çekti.

Genç, "Mührün kalenin saray kısmında bulunması yönetici tabaka tarafından kullanıldığını gösteriyor. Formuna baktığımızda mührün çok elit tabakaya ait olduğunu görebiliyoruz," dedi. Eserin Kerbela toprağından yapıldığını ve üzerinde önemli dini figürlerin isimlerinin yer aldığını belirtti.

Prof. Dr. Genç, "Kerbela'nın kırmızı, pişirilmiş kil toprağından yapılan bu mührün iki yüzünde Nad-ı Ali Duası, Hz. Hüseyin, İmam Cafer-i Sadık ve İmam Musa el-Kazım'ın isimleri var," diye konuştu.

Bitlis'in Safevi dünyasıyla irtibatını ortaya koyuyor

Prof. Dr. Genç, eserin 1550-1650 yılları arasına tarihlendiğini ve Bitlis'in o dönemde Safevi dünyasıyla olan bağlarını ortaya koyduğunu ifade etti. Bu taşın, Şiilerin namaz sırasında Hz. Hüseyin'in şehadetini anmak amacıyla kullanıldığını açıkladı.

Genç, bu ünik parçanın kullanım amacını, "Şiiler namazda secde ederken Hz. Hüseyin'in şehadetinin matemini hatırlamak ve onu anmak amacıyla alınlarını doğrudan bu mühre koyarlar," sözleriyle anlattı. Bugüne kadar Anadolu'da sadece Sivas'ta benzer bir örneğin bilindiğini vurguladı.

Kazılarda Osmanlı dönemine ait bulgulara da rastlandı

Kazı ekibinde yer alan arkeolog Erdoğan Ödük ise, secde taşının yanı sıra başka önemli bulgulara da ulaştıklarını belirtti. Kalenin doğusundaki çalışmalarda taşınır ve taşınmaz kültür varlıkları tespit ettiklerini söyledi.

Ödük, "Bu yıl taşınmazlar arasında geç Osmanlı dönemine tarihlenen İslami dönem mezarlara rastladık. Taşınabilir kültür varlıkları olarak da lüleler, sırlı ve sırsız seramikler ile Osmanlı dönemine ait bronz sikkelere rastladık," dedi.

Ortaya çıkarılan tüm eserlerin önce arazide belgelendiği, ardından laboratuvarda temizlenerek Ahlat Müze Müdürlüğü'nde koruma altına alındığı bilgisi verildi.

Kaynak:

GDH Haber

GDH uygulamasını indir,

gelişmelerden anında haberdar ol!

Loading Spinner