Chatham House: Müzakere mi savaş mı?
Nükleer program, füze üretimi, protestolar ve vekil güçler. İran ve ABD arasında devam eden müzakere krizi nasıl sonuçlanacak?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 05.02.2026 - 02:19
İngiltere merkezli politika yapıcı düşünce kuruluşlarından Chatham House'da, İran ve ABD arasında devam eden müzakere krizinin ve olası sonuçlarının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Abd ve İran arasında devam eden müzakere pazarlıklarının adeta bir krize dönüştüğüne dikkat çekilen analizde, önümüzdeki günlerde George W. Bush’tan bu yana her Amerikan başkanının ulaşmak istediği hedeflere dair, sıcak gelişmelerin yaşanabileceği kaydedildi.
Analizde ayrıca, müzakerede tarafların istekleri ve olası sonuçlarına dair değerlendirmelere yer verildi.
İşte Chatham House'da yayınlanan analiz:
ABD Başkanı Donald Trump, savaşa girmek yerine İran ile bir anlaşma yapmayı tercihini son dönemde ön plana çıkardı. Ancak net olmayan husus, ne tür bir anlaşmayı kabul etmeye razı olduğu veya İranlıların ne tür tavizler vermeye hazır olduğu.
Ancak görünen o ki; Trump’ın talepleri ne kadar maksimalist olursa, Tahran’ın taviz verme ihtimali o kadar düşük olacak ve bu durumda, askeri çatışma daha muhtemel hale gelecek.
Diğer yandan da Trump ne kadar esnek olursa, Tahran’ın iş birliği yapma ihtimali o kadar artacak ve sonuç olarak savaş olasılığı azalacak.
Peki, Trump tam olarak ne istiyor?
Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında Trump, İran’ın nükleer programının "tamamen tasfiye edilmesinden" daha azını kabul etmeyeceğini belirtmişti.
Ancak geçen hafta, sadece “nükleer silak yok” ifadelerini kullandı ve bu ikisi birbirinden çok farklı şeyler.
George W. Bush’tan bu yana her Amerikan başkanları, İran’ı nükleer bomba edinmemesi konusunda uyardı. Eğer Trump’ın aradığı şey buysa, Tahran çok daha üstün bir ABD askeri saldırısı yüzleşmekten kaçınmak için memnuniyetle pazarlık yapabilir ve çalışmalarını gizleyebilir.
Yüksek derecede zenginleştirilmiş nükleer materyalinden vazgeçebilir ancak karşılığında programını sağlam tutarak, esasen Trump iktidardan ayrılana kadar kendisine zaman kazanıp sonra zenginleştirmeye yeniden başlayabilir.
Ancak Trump, İran’ın nükleer programının tamamını sonlandırmasında ısrar ederse, Tahran büyük olasılıkla bunu kabul etmeyecek ve bu durum kesinlikle bir savaşa neden olacak.
Füze cephaneliği ve protestolar
Nükleer program masadaki tek önemli konu değil. İran bunu kabul etmese de, İran'ın füze cephaneliği ve bölgesel milis ağı da muhtemelen müzakere masasında yer alacak.
Ayrıca, özellikle rejimin protestolara yönelik son sert müdahaleleri ışığında, Trump'ın tavrı da net.
Trump protestoculara önem verdi ve rejim onları öldürmeyi bırakmazsa İran’ı bombalamakla tehdit etti.
İsrail ve Körfez Arap ülkelerinin çok endişe duyduğu İran füzeleri konusu ise, nükleer programdan bile daha karmaşık. İran’ın, hasımlarının rejimi devirmesini engelleyen tek kalkanı olan füzelerinden vazgeçmesi, imkansız değilse bile son derece şüpheli.
Nükleer program üzerindeki pazarlık alanı, füzeler üzerindekinden daha geniş ve Hamaney ile generallerinin füzeler konusunda herhangi bir taviz vermesi pek olası değil.
Nükleer programın tamamen terk edilmesindeki mantığa benzer şekilde, Hamaney bu füzelerden vazgeçip İran’ı gelecekteki saldırılara karşı özellikle savunmasız bırakmaktansa, bu füzeleri bir hayatta kalma savaşında kullanmayı tercih edebilir.
Bölgesel vekil güçler
Pazarlık için en büyük alan belki de Tahran’ın bölgesel vekil güçleri üzerine olacak.
Zira bu aktörler, İran için güç projeksiyonu yapmada önemli araçlar ve rejim bu yapılara onyıllardır yatırım yaptı.
Bu nedenle Trump, görünüşe göre İran’ı ciddi tavizler içeren bir anlaşmaya zorlamak için bölgeye devasa miktarda ateş gücü yığmış durumda.
Eğer İran geri adım atmazsa, Trump’ın ilk aşamada yapabileceği şey, sembolik veya sınırlı bir saldırı başlatıp, İran'ı anlaşmaya razı etmeye çalışmak olacaktır. Bu mümkün olmazsa işte o zaman büyük bir savaş için geri sayım başlayabilir.
Gelinen noktada; Trump’ın ne istediği, neyle tehdit ettiği ve bölgeye savaş gücü olarak ne gönderdiği göz önüne alındığında, Washington için kabul edilebilir tek sonuç, barışçıl yollarla veya askeri saldırılarla ulaşılan, İran’ın nükleer silahlara giden yolununun tamamen sonlandırılmasıdır.
Aksi ise, sadece büyük bir kaosun ilk aşaması olacaktır.
Kaynak:
Chatham HouseİLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
BRAC Institute: Uluslararası hukukun çöküşü ve küresel düzenin geleceği
ABD'de Charter okul öğrencisi antisemitizm içerikli e postalarla suçlanıyor
ABD-İran masası kurulmadan dağıldı: Yapılması planlanan müzakereler iptal edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kahire’de: Mısır ile Gazze ve bölgesel istikrar için ortak deklarasyon
DİĞER HABERLER
BRAC Institute: Uluslararası hukukun çöküşü ve küresel düzenin geleceği
Gzero Media: Çin'in askeri tasfiyeleri hakkında bilinmesi gerekenler
The American Conservative: Trump Küba konusunda ne planlıyor?
Middle East Monitor: 21. yüzyılın "Küba Krizi" nasıl sonuçlanacak?
Arab News: Türkiye Balkanlar’daki etkisini artırıyor
Newsweek: ABD, müttefiklerini Çin'e mi kaptırıyor?
The National Interest: ABD'nin İran saldırısının etkileri ne olacak?
The New Arab: Gazze'de barış süreci ne durumda?
The Telegraph: Avrupa projesi nasıl öldü?
Asia Times: Davos, Grönland, Trump ve yeni dünya gerçekliği


