CHP'de Beykoz depremi: İmamoğlu'na eski yol arkadaşından "Kumpas" suçlaması
Yolsuzluk suçlamasıyla bir süredir tutuklu bulunan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in dün tahliye olması, Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) uzun süredir alttan alta kaynayan bir gerilimi gün yüzüne çıkardı.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 06.09.2025 - 11:03
- İstanbul’u saran yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının daha birinci duruşması CHP içindeki, özellikle İstanbul'daki farklı güç odakları arasındaki mücadelenin ne kadar sertleştiğini gösterdi.
- Tahliye olan Beykoz Belediye Başkanı Köseler, davanın "siyasi olmadığını" söyledi; CHP yönetimi sessiz kaldı.
- Duruşmada, Ekrem İmamoğlu'na bağlı bir ekibin belediyeyi ele geçirdiği ve ihaleler için baskı yaptığı iddia edildi.
- Suçlamalar, Köseler’in daha önceki “parti içi kumpas ve yalnız bırakıldım” mektubunu destekler nitelikte.
Köseler'in tahliye sonrası mahkeme salonunda sarf ettiği "Bu dava siyasi değildir" sözleri, gözleri CHP Genel Merkezi'ne ve özellikle eski İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na çevirdi.
Ancak lider kadrodan gelen derin sessizlik, parti içindeki çatlağın ne denli büyük olduğunu gözler önüne serdi.
Yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, dün görülen duruşmada tahliye edildi.
Ancak bu tahliye, bir kutlamadan çok, CHP içindeki karmaşık güç dengelerini ve iç hesaplaşmayı tetikleyen bir gelişme oldu.
Köseler'in, davanın mevcut iktidarla bir ilgisi olmadığını net bir dille ifade etmesi, kendisini hedef alan sürecin parti içinden kaynaklandığına dair önceki iddialarını güçlendirdi.
Bu çarpıcı açıklama sonrası ne CHP Genel Başkanı Özgür Özel ne de süreçte adı sıkça geçen eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'ndan herhangi bir yorum gelmemesi, siyasi kulislerde "anlamlı bir sessizlik" olarak yorumlandı.
İmamoğlu'nun ekibine yönelik şok suçlamalar
Duruşmada konuşan ve Köseler ile birlikte tutuklanan Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş'ün iddiaları, olayın fitilini ateşleyen ana unsur oldu.
Gümüş, tutuklanmalarının ardından belediyenin kontrolünün sistematik bir şekilde Ekrem İmamoğlu'na bağlı bir ekip tarafından ele geçirildiğini öne sürdü.
Gümüş'ün mahkeme tutanaklarına yansıyan iddiaları şöyle:
- Gümüş, tutuklanmalarının hemen ardından İmamoğlu ile bağlantılı kişilerin belediyede kilit noktalara getirildiğini ve imar gibi kritik işlerin bu ekip üzerinden yürütülmeye başlandığını iddia etti. "Belediyeyi bizim yönetimden uzaklaştırarak İmamoğlu’nun ekibini getirdiler, bunda başarılı oldular," ifadelerini kullandı.
- İBB'nin etkili isimlerinden Murat Ongun ve Murat Kapki'nin bizzat belediye binasına gelerek, ihalelerin İmamoğlu ekibinin işaret ettiği firmalara verilmesi yönünde Başkan Alaattin Köseler'e baskı yaptığını, ancak Köseler'in bu baskıya direndiğini savundu.
- Gümüş, İBB Muhtarlıklar Daire Başkanı Yavuz Saltık'ın kendisini arayarak, parti içinden belirli bir ismin belediye başkan yardımcısı olarak atanmaması halinde "İBB yardımlarının kesileceği" tehdidinde bulunduğunu öne sürdü.
- Gümüş'e göre, dönemin Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Erkan Duyarr, İmamoğlu ekibinin istediği firmalara ihale vermeyi reddettiği ve bu usulsüz taleplere direndiği için görevden alındı.
Geçmişten gelen sinyaller: Köseler'in "Yalnız Bırakıldım" mektubu
Aslında bu gelişmeler, Alaattin Köseler'in daha önce cezaevinden yazdığı mektupla verdiği sinyallerle örtüşüyor.
Köseler, 28 Haziran tarihli mektubunda, süreç boyunca hem kendisinin hem de ailesinin partisi tarafından yalnız bırakıldığını acı bir dille ifade etmişti.
Köseler, mektubunda kendisine yönelik "kumpasın" CHP içinden organize edildiğini belirtmiş ve doğrudan, kendi yerine vekil olarak seçilen Özlem Vural Gürzel’i hedef almıştı.
Köseler'e göre Gürzel'in başkanvekili olarak seçilmesi, Beykoz halkının iradesine aykırı bir şekilde, doğrudan Ekrem İmamoğlu'nun etkisiyle gerçekleşmişti.
Mektubunda, "Seçilmiş başkanın vizyonuna değil, dışarıdan gelen akıl hocalarının yönlendirmesine göre hareket ediliyor," diyerek Gürzel'in liyakatsiz atamalar yaptığını ve belediyeyi "dış akılla" yönettiğini vurgulamıştı.
Köseler ile İmamoğlu arasındaki ilişki, 31 Mart 2024 yerel seçimleri sürecinde belirgin bir siyasi ittifak ve karşılıklı destek görüntüsü sergiliyordu.
İmamoğlu, seçim kampanyası döneminde Beykoz'a gelerek CHP Genel Başkanı Özel ile birlikte Köseler için ortak miting düzenlemiş ve seçmenlerden güçlü bir destek istemişti.
Seçim zaferinin ardından da İmamoğlu, Köseler'e bir tebrik ziyareti gerçekleştirmiş, bu ziyaret vatandaşların yoğun ilgisiyle adeta küçük bir halk buluşmasına dönüşmüştü.
İmamoğlu, belediye balkonundan yaptığı konuşmada Köseler'i "hem siyasi yol arkadaşım hem hemşehrim" olarak tanımlamış ve "Alaattin Başkanımızla birlikte çok değerli bir hizmet dönemini Beykoz'a yaşatacağız" diyerek aralarındaki güçlü bağı ve iş birliği arzusunu vurgulamıştı.
Bu yakınlık, Köseler'in adaylık sürecinde İBB'nin ve İmamoğlu'nun desteğini arkasına aldığının net bir göstergesi olarak yorumlanıyordu.
Bundan sonra ne olacak?
Alaattin Köseler'in görevine iade edilip edilmeyeceği önümüzdeki günlerde netleşecek.
Ancak asıl kritik soru, bu ağır iddialar karşısında CHP yönetiminin ve Ekrem İmamoğlu'nun nasıl bir tavır alacağı.
Sessizlik sürdürülebilir mi?
Özel ve İmamoğlu'nun sessizliği, iddiaları zımnen kabul ettikleri şeklinde yorumlanma riski taşıyor.
Partinin bu konuda bir iç soruşturma başlatıp başlatmayacağı merak konusu.
Görevine iade edilse dahi, Köseler'in parti içindeki "istenmeyen adam" konumuna itilip itilmeyeceği ve İmamoğlu ekibiyle nasıl çalışacağı belirsizliğini koruyor.
İstanbul’u saran yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının daha birinci duruşması CHP içindeki, özellikle İstanbul'daki farklı güç odakları arasındaki mücadelenin ne kadar sertleştiğini gösterdi.
Köseler'in tahliyesi ve iddiaları, bu mücadelede yeni bir perde açmış durumda.
Sonuç olarak, Beykoz'da bir yolsuzluk davası olarak başlayan süreç, bir belediye başkanının tahliyesiyle birlikte CHP'yi sarsan büyük bir iç hesaplaşmaya dönüşmüş görünüyor.
Liderliğin sessizliği, fırtına öncesi sessizlik mi, yoksa konuyu kapatma çabası mı olduğunu zaman gösterecek.
Ancak oklar, artık doğrudan Ekrem İmamoğlu ve ekibini işaret ediyor.
Kaynak:
GDH Haber
GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
Bahçeli’den İBB davası çıkışı: Asrın yolsuzluk davasında her çirkeflik yaşanmış
Tansiyonun düşmediği İBB davasında ikinci gün
CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında "hakaret" soruşturması başlatıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kriz mesajı: Türkiye her türlü saldırıyı püskürtecek kudrettedir
İmamoğlu duruşmalarının 3. günü başlıyor
Özgür Özel'den zincir marketlere 'boykot' tehdidi: Üç harflileri pişman edeceğim
DİĞER HABERLER
Ticaret Bakanı Ömer Bolat'tan Kapıkule'ye yeni gümrük kapısı müjdesi
Şırnak'ta Kur'an-ı Kerim ziyafeti programı yoğun katılımla gerçekleştirildi
Ahmet Özer'in göreve iade talebi reddedildi
İzmir'de toplu taşıma ve taksi ücretlerine 1 Nisan'dan itibaren zam geldi
Eski Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç ihale soruşturmasında tutuklandı
İstanbul'daki FETÖ finans davasında HAKMAR yöneticisi Zeki Doruk'a tahliye kararı
Cumhurbaşkanı Erdoğan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi yeni hastane temel atma törenine katıldı
İlber Ortaylı öldü mü? Prof.Dr.İlber Ortaylı kimdir, kaç yaşında?
Bugün İstanbul'da iftar saat kaçta, akşam ezanı ne zaman? 13 Mart Diyanet imsakiyesi ile İstanbul iftar-imsak saati
Son Dakika: İlber Ortaylı hayatını kaybetti

