Cuma Hutbesi 13 Mart | Diyanet ile 13 Mart Cuma Hutbesi konusu nedir?

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her hafta kaleme alınan Cuma Hutbesi 13 Mart tarihli olarak okumaya sunuldu. Bu haftanın diyanet hutbesini okumak isteyenler 13 Mart Cuma Hutbesi konusu nedir? sorularına yanıt arıyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 13.03.2026 - 13:49

editor avatar
Berk Turan

SEO Editör

NSosyal Logo
Cuma Hutbesi 13 Mart | Diyanet ile 13 Mart Cuma Hutbesi konusu nedir?

Cuma hutbesi 13 Mart konusu, diyanet hutbesini okumak isteyenler tarafından 13 Mart Cuma Hutbesi konusu nedir? soruları üzerinden araştırılıyor.

CUMA HUTBESİ 13 MART

İşte bu haftanın Cuma Hutbesi konusu ve tüm detaylar şöyle;

CUMA HUTBESİ KONUSU NEDİR?

HAK VE HAKİKATİN TEMSİLCİLERİ:

PEYGAMBERLER

Muhterem Müslümanlar!

Yüce dinimizin temel inanç esaslarından biri

peygamberlere imandır. Peygamberler, Allah’ın

insanlar arasından seçtiği elçileri, hak ve hakikatin

temsilcileridir. Onlar; insanlığa, ebedi kurtuluş

yolunu göstermek için gönderilmiştir. Peygamberler,

insanları; tek olan Allah’a iman etmeye, yani tevhide

davet etmişlerdir.

Aziz Müminler!

Hz. Âdem ile başlayan peygamberlik vazifesi

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) ile sona ermiştir.

Aynı şekilde Hz. Âdem ile başlayan ilâhî mesaj,

Ramazan ayında Kadir Gecesinde Peygamber

Efendimiz (s.a.s)’e indirilen Kur’an-ı Kerim’le

taçlanmış ve son bulmuştur.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), zulmün

girdabındaki bir toplumu değiştirmiştir. Yaşanmaz denilen dünyayı saadet asrına; cehaletin karanlığını aydınlığa çevirmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, “Ben Muhammed’im, Ahmed’im, peygamberlerin ardından gelen elMukaffî’yim, insanların arkamda toplandığı elHâşir’im, Tevbe Peygamberi’yim, Rahmet Peygamberi’yim”[1] buyurmuştur.

Dolayısıyla, kim; sevgi ve saygı gibi ahlaki değerleri kuşanmayı

hedefliyorsa Allah Resûlü (s.a.s)’in rehberliğinden

ayrılmamalıdır. İyiliğin dünyaya hâkim olmasını,

kötülüğün son bulmasını istiyorsa Kur’an ve sünnete

sarılmalıdır.

Kıymetli Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de,

“Peygamber, arzu ve hevesine göre konuşmaz.

Onun size okuduğu, kendisine indirilmiş vahiyden

başka bir şey değildir”[2] buyurmaktadır. Bu

sebepledir ki, Peygamberimizi ve onun rahmet yüklü

mesajlarını “yanılsama” olarak değerlendirmek

doğrudan Allah’ın kelâmına, Allah’ın iradesine,

Allah’ın dinine yapılmış bir saldırıdır. Cenâb-ı Hak,

peygamberlere inanmayan, onları alay ve eğlence

konusu yapanların ibretlik sonunu bizlere şöyle haber

vermektedir: “Senden önceki peygamberlerle de

alay edilmiş, sonunda onlarla alay edenleri, alaya

aldıkları azap kuşatıvermişti.”[3]

Değerli Müminler!

Bizler, peygamberler arasında asla ayrım

yapmayız. Hepsinin Allah’ın elçisi olduğuna iman

ederiz. Zira biliriz ki; Peygamberlerin her biri Allah

katında değerlidir. Hz. Âdem’de, Hz. İbrâhim’de,

Hz. Mûsâ’da, Hz. Îsâ’da ve Hz. Muhammed Mustafa

(s.a.s)’de aynı şeyleri söylemişlerdir. Onların

mesajları temelde birdir ve aynıdır; o da tevhiddir.

Yüce Rabbimiz, “Andolsun biz, her ümmete,

‘Allah’a kulluk edin, tâğuttan uzak durun’ diyen

bir peygamber gönderdik”[4] buyurmaktadır.

Aziz Müslümanlar!

İslam, inançta tevhidi istediği gibi sosyal

hayatta vahdeti, yani ümmetin birlik ve beraberlik

içerisinde hareket etmesini emretmiştir. Cenâb-ı Hak

“Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin ve birbirinizle

çekişmeyin. Sonra gevşersiniz, gücünüz, devletiniz

elden gider. Sabırlı olun. Allah sabredenlerle

beraberdir”[5] buyurarak bu hakikate işaret

etmektedir. Hal böyleyken, yıllardır İslam coğrafyası

üzerinde oyunlar oynanmakta, Müslümanlar zulüm

altında inlemektedir.

Kıymetli Kardeşlerim!

Kadir Gecesinin gölgesinin üzerimize düştüğü

şu günlerde vahyin aydınlığında, Sevgili

Peygamberimiz (s.a.s)’in ilkeleri doğrultusunda

hayatımızın muhasebesini yeniden yapmalıyız. Bir

ve beraber olmalı, kardeşliğimizi pekiştirmeliyiz.

Ramazan ayının bu son günlerinde birbirimiz ve

ümmet-i Muhammed için dua etmeliyiz ki,

Rabbimizin nusret ve inayeti inananların üzerine

olsun.

Değerli Müminler!

Önümüzdeki Çarşamba günü Çanakkale

Zaferinin yıl dönümünü idrak edeceğiz. Bu vesileyle

aziz şehitlerimize, ebedi âleme irtihal eden kahraman

gazilerimize Yüce Rabbimizden rahmet diliyoruz.

Kadir Gecemizi şimdiden tebrik ediyoruz. Hutbemizi

Kadir sûresinin mealiyle bitiriyoruz: “Biz Kur’an’ı

Kadir Gecesinde indirdik. Kadir Gecesinin ne

olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi, bin aydan

daha hayırlıdır. O gece melekler ve Cebrâil,

Rablerinin izniyle her bir iş için iner de iner. O

gece tan yeri ağarıncaya kadar esenliktir.”[6]

[1] Müslim, Fedâil, 126.

[2] Necm, 53/3,4.

[3] En’âm, 6/10.

[4] Nahl, 16/36.

[5] Enfâl, 8/46.

[6] Kadir, 97/1-5.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Kaynak:

GDH Haber

Next

GDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.

Takip Et
Loading Spinner