Cuma Hutbesi 23 Ocak | Diyanet ile Cuma hutbesi konusu nedir? "Zorbalık, güç değil acizliktir"

Cuma Hutbesi 23 Ocak 2026 tarihli olarak Diyanet İşleri Başkanlığı resmi internet sitesi üzerinden okumaya sunuldu. Bu haftanın diyanet hutbesini okumak isteyenler yoğun olarak Diyanet ile Cuma hutbesi konusu nedir? sorusuna cevap arıyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 23.01.2026 - 10:51

editor avatar
Berk Turan

SEO Editör

NSosyal Logo
Cuma Hutbesi 23 Ocak | Diyanet ile Cuma hutbesi konusu nedir? "Zorbalık, güç değil
acizliktir"

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her hafta kaleme alınarak okumaya sunulan diyanet Cuma Hutbesi 23 Ocak tarihli olarak okumaya sunuldu. Bu haftanın diyanet hutbesini okumak isteyen ve konusunu öğrenmek isteyenler 23 Ocak Cuma hutbesi konusu nedir? sorusu üzerinden araştırmalarına devam ediyor.

CUMA HUTBESİ 23 OCAK

Diyanet ile 23 Ocak Cuma Hutbesi konusu ve tüm detaylar şöyle;

CUMA HUTBESİ KONUSU NEDİR?

AKRAN İLİŞKİLERİ

Muhterem Müslümanlar!

İnsanlar arasındaki iletişimin özü sevgi ve

saygıya dayanmaktadır. Zira kalpler sevgiyle

yumuşar, saygıyla huzura erer. Dostluklar sevgiyle

kurulur, saygıyla devam ettirilir. Ailede güven,

toplumda muhabbet sevgi ve saygıyla tesis edilir.

Sevgi ve saygının olmadığı yerde;

huzursuzluk, baskı ve dışlanma olur. Küçük

anlaşmazlıklar büyük tartışmalara dönüşür. Sabır

ve tahammül zayıflar, öfke kontrol edilemez.

Merhamet yerini şiddete, muhabbet yerini nefrete

bırakır.

Aziz Müminler!

Yaşadığımız çağın sorunlarından biri de,

sevgi ve saygıdan mahrum kalan gençlerin

birbirlerine karşı kaba, sert ve aşağılayıcı tavırlar

sergilemesidir. Akran zorbalığı olarak karşımıza

çıkan bu kötü haslet; alay etmek ve kırıcı sözler

söylemekten çok daha öteye giderek, fiziksel

şiddete, hatta cana kıymaya dönüşmüş durumdadır.

Tek tip elbise giyinmeyi, aynı görünüşe sahip

olmayı, suça bulaşmayı, aklı örten uyuşturucu

madde kullanmayı, cezaevine girip çıkmayı marifet

sayan bu anlayış gençlerimiz arasında daha fazla

görünür hale gelmektedir.

Şiddet içerikli sinema, dizi film, oyun ve dijital

mecralar ise bu hadiselerin daha da yaygınlaşmasına

zemin hazırlamaktadır. Oysaki Peygamber Efendimiz (s.a.s), hadis-i

şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Her

Müslüman’ın diğer Müslüman’a canı, namusu

ve malı haramdır, dokunulmazdır.”[1]

Kıymetli Gençler!

Duygularınızı istismar edip kendi

kötülüklerine sizi alet etmek, hayallerinizi

karartmak ve umutlarınızı çalmak isteyenlere karşı

daha dikkatli olmalısınız. Allah’a kulluk, aileye

hürmet, insanlığa faydalı olmak sizler için gaye

olmalıdır. Unutmayınız ki; korkuyla, baskıyla ve

şiddetle gelecek inşa edilemez. Sevgili

Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere,

“Mümin cana yakındır. İnsanlarla yakınlık

kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan

kimsede hayır yoktur.”[2]

Zorbalık, güç değil acizliktir. Alay etmek, eğlence değil hayâsızlıktır.

Cana kast etmek, saygınlık değil cehennem ateşidir.

Genç Kardeşim! Sana zorbalık değil, nezaket ve

zarafet yaraşır.

Değerli Anne Babalar! Kıymetli

Eğitimcilerimiz ve Hocalarımız! Aziz Kardeşlerim!

Allah Resûlü (s.a.s)’in, “Bakmakla

yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye

günah olarak yeter”[3] hadis-i şerifi apaçık

ortadayken bu kötü gidişata duyarsız olamayız.

Merhamet ikliminden yoksun olanların acımadan

kan dökmesine ve bunu meşru göstermesine seyirci

kalamayız. Gençlerimizi, fitne ve fesat ateşi

yakmak isteyen şer odaklarının insafına terk

edemeyiz.

Aileler, okullar, camiler, kurum ve

kuruluşlar, medya, hâsılı toplumun bütün kesimleri

olarak el ele vermeliyiz. İnsanın mukaddes olan

canına ve nesline zarar veren zorbalığa karşı

birlikte hareket etmeliyiz. İyiliğin ve merhametin

hâkim olduğu, can ve mal güvenliğinin sağlandığı

bir toplum inşası için sorumluluklarımızı hakkıyla

yerine getirmeliyiz.

Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu ayet-i

kerimesi ile bitirmek istiyorum: “O akıl sahipleri;

Allah’ın, korunmasını emrettiği haklara riayet

eden, Rablerine saygıda kusur etmeyen, ahiret

hesabının kötü sonuç vermesinden korkan

kimselerdir.”[4]

[1] Müslim, Birr, 32.

[2] İbn Hanbel, II, 400.

[3] Ebû Davud, Zekât, 45.

[4] Ra’d, 13/21.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Kaynak:

GDH Haber

GDH uygulamasını indir,

gelişmelerden anında haberdar ol!

Loading Spinner