Diplomasinin kalbi Münih Güvenlik Konferansı'nda atacak
Avrupa güvenlik mimarisinin geleceğinin tartışılacağı 62. Münih Güvenlik Konferansı, “uluslararası düzenin yıkımı” uyarılarının gölgesinde başlıyor. ABD’nin rolü, Avrupa’nın savunma kapasitesi ve Türkiye’nin konumu kritik başlıklar arasında.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 12.02.2026 - 14:43
Münih Güvenlik Konferansı afişi - Münih Güvenlik Konferansı
- 62. Münih Güvenlik Konferansı, 13-15 Şubat’ta Münih’te düzenlenecek.
- Münih Güvenlik Raporu 2026’da savaş sonrası uluslararası düzenin “yıkım sürecinde” olduğu vurgulandı.
- Avrupa’nın savunma kapasitesi, ABD’nin rolü ve transatlantik ilişkiler temel tartışma başlıkları olacak.
- Uzmanlara göre Avrupa’nın Rusya’yı caydırabilecek askeri güce ulaşması en az 10 yıl sürebilir; Türkiye’nin rolü artabilir.
Savunma ve dış politika alanında dünyanın en önemli platformlarından biri olarak kabul edilen Münih Güvenlik Konferansı (MSC), bu yıl 62’nci kez düzenleniyor. 13-15 Şubat tarihlerinde Bayerischer Hof Oteli’nde yapılacak konferans, küresel sistemin geleceğine ilişkin sert tartışmalara sahne olacak.
Konferans öncesi yayımlanan Münih Güvenlik Raporu 2026’da, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzenin “yıkım sürecine” girdiği belirtilerek dikkat çekici bir ifadeye yer verildi: ABD öncülüğünde inşa edilen savaş sonrası düzenin, yine ABD eliyle aşındırıldığı savunuldu.
Bu tespit, transatlantik ilişkilerin geleceği ve Washington’ın güvenlik garantörü rolünün sorgulandığı bir dönemde konferansın tonunu da belirliyor.
Gündemde Ukrayna, Grönland ve Orta Doğu var
Konferansta Ukrayna savaşı, Grönland krizi, Orta Doğu’daki gelişmeler, Avrupa’nın savunma kapasitesi, çok taraflılığın geleceği, küresel rekabet, savunma sanayisi ve bölgesel çatışmalar masaya yatırılacak.
Yaklaşık 50 devlet ve hükümet başkanı ile 100’e yakın dışişleri ve savunma bakanının katılması beklenen konferansta, 500’ün üzerinde davetli de yer alacak. Katılımcılar arasında iş dünyası temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum aktörleri bulunuyor.
ABD’yi Dışişleri Bakanı Marco Rubio temsil edecek. Rubio’nun bugüne kadar Münih’te ağırlanan en geniş ABD heyetine liderlik edeceği belirtiliyor. Çin adına ise Dışişleri Bakanı Vang Yi konferansta yer alacak.
Ayrıca Almanya’da aşırı sağcı AfD Partisi iki yıl aranın ardından konferansa katılacak. Yan etkinlik kapsamında ise İran’ın devrik lideri Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi’nin 14 Şubat’ta basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.
Geçen yılın gölgesi: Vance tartışması
Geçen yılki konferansta ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Avrupa’da ifade özgürlüğünün gerilediği yönündeki sözleri ve “en büyük tehdidin içeriden geldiği” vurgusu Avrupalı siyasetçilerin tepkisini çekmişti.
Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ise bu yılki konferansın ilişkilerin iyileşmesine katkı sunabileceğini belirterek, Rubio’nun Vance’ten “biraz farklı” bir konuşma yapmasını beklediğini ifade etti.
Avrupa savunmada liderlik üstlenmeli
Finlandiya Uluslararası İlişkiler Enstitüsünden Dr. Matti Pesu’ya göre konferansın ana teması, uluslararası düzende yaşanan “kopuş” olacak. Pesu, Avrupa’nın ekonomik güç olmasına rağmen askeri kapasite ve teknoloji açısından geride kaldığını belirterek bunun kıtayı kırılgan hale getirdiğini söyledi.
ABD’nin geleneksel güvenlik garantörü rolünden uzaklaşmasının Avrupa için yeni sorumluluklar doğurduğunu kaydeden Pesu, Avrupa’nın kıtanın konvansiyonel savunmasında lider rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Hedefin, Rusya’yı caydırabilecek bir Avrupa askeri gücü oluşturmak olması gerektiğini belirten Pesu, bunun en az 10 yıl sürebileceğini ifade etti.
Türkiye’nin rolü büyüyebilir
Pesu ve German Marshall Fund Başkan Yardımcısı Ian Lesser’a göre, ABD’nin Avrupa sahnesinden görece geri çekilmesi halinde liderlik boşluğu ortaya çıkabilir. Lesser, hedefler ile gerçekler arasında ciddi bir uçurum bulunduğunu ve bunun kısa vadede kapanmasının zor göründüğünü söyledi.
ABD’nin öngörülemez tavrının caydırıcılık açısından risk yarattığını belirten Lesser, Grönland krizini buna örnek gösterdi.
Her iki uzman da NATO’nun daha “Avrupalı” bir yapıya evrilmesi halinde Türkiye’nin önemli bir rol üstlenebileceği görüşünde birleşiyor. Bu durum, Ankara’nın Avrupa güvenlik mimarisindeki konumunu yeniden tanımlayabilecek bir sürece işaret ediyor.
Münih’te verilecek mesajlar, yalnızca Avrupa’nın değil, savaş sonrası kurulan küresel düzenin geleceği açısından da belirleyici olacak.
Kaynak:
GDH Haber
İLGİLİ HABERLER
Avrupa'dan Amerikasız dünya düzeni mesajı
Cato Institute: Avrupa'nın savunma bağımsızlığı mümkün mü?
Yeni dünya düzeninde “Avrupa yapısı” yok mu olacak?
Arab News: İran savaşı ve Türkiye'nin pragmatik kriz yönetimi
National Security Journal: Avrupa kendi Monroe Doktrini'ni mi ilan edecek?
Rubio Münih'te "eski dünya düzeni sona erdi" mesajı verecek
DİĞER HABERLER
İsrail’de tecavüz davasında skandal karar: Dosya tamamen kapatıldı
İspanya'dan Trump'ın ticari tehditlerine yanıt: "Hiçbir şekilde korkmuyoruz"
Çin'den Orta Doğu: "Askeri operasyonlar sona ermeli"
Almanya'da yakıt krizi: Sürücüler ucuz yakıt için Polonya sınırına akın ediyor
Ermenistan’da seçim rekabeti ısınıyor: Paşinyan mı, Koçaryan mı önde?
Ukrayna'dan kritik İran savaşı hamlesi
Belçika’da grev kaosu: Kamu hizmetleri durdu
Şiddetli yağışlar Kenya’yı vurdu: 17 il etkilendi, binlerce hane tahliye edildi
Mücteba Hamaney'in ilk açıklamaları okundu
Pezeşkiyan’ın telefonu sonrası yeni dönem mi başlıyor?

