Kalp krizi belirtileri nelerdir
- Ahmet Turan Çetin’in EKG çekimi sırasında kalbi durdu.
- Kalbi 20'den fazla kez yeniden çalıştırıldı.
- Uzun tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu.
Göğüs ağrısı ve kol uyuşması şikayetiyle hastaneye başvuran 41 yaşındaki Ahmet Turan Çetin’in kalbi EKG çekimi sırasında aniden durdu. Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’nde Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Can Könte ve ekibinin yaklaşık 2 saat süren müdahalesiyle damar tıkanıklığı giderilen Çetin, yoğun bakım ve fizik tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Kalp masajı eşliğinde gerçekleştirilen zorlu tedavi sonrası hasta taburcu edilerek normal yaşamına döndü.
Kalbi 20'den fazla kez durdu
Doç. Dr. Hasan Can Könte, Ahmet Turan Çetin’in yaklaşık 6 ay önce göğüs ağrısı şikâyetiyle acil servise başvurduğunu belirterek, değerlendirme sırasında hastanın ani kalp durması yaşadığını söyledi. İlk müdahale olarak elektroşok ve ileri yaşam desteği uyguladıklarını ifade eden Doç. Dr. Könte, kalp ritminin düzelmemesi üzerine hastayı kalp masajı altında acil koroner anjiyografiye aldıklarını kaydetti.
Yaklaşık 2 saat süren işlem boyunca kalp masajının devam ettiğini belirten Doç. Dr. Könte, “Hastamıza yaklaşık 20-25 kez elektriksel kardiyoversiyon ve defibrilasyon uygulamak zorunda kaldık. Tıkalı damarı açtıktan sonra kalbi yeniden normal ritmine kavuştu ve yoğun bakım süreci başladı.” dedi.
"Göğüs ağrısı ihmal edilmemeli"
Tedavinin ardından hastanın yoğun bakım, nöroloji ve fizik tedavi ekiplerinin takibine alındığını belirten Doç. Dr. Könte, uzun süreli yatışa bağlı kas kaybı nedeniyle rehabilitasyon sürecinin planlandığını söyledi. Çetin’in kardiyak açıdan stabil bir şekilde yaşamına devam ettiğini ifade eden Doç. Dr. Könte, düzenli kontrollerinin sürdüğünü kaydetti.
Özellikle sigara kullanımı, hipertansiyon, diyabet ve aile öyküsü gibi risk faktörleri bulunan kişilerin yeni başlayan göğüs ağrılarını ciddiye alması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Könte, bu tür şikayetlerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmanın hayati önem taşıdığını belirtti.
"Sadece kalbi değil, tüm organları korumaya çalıştık"
Doç. Dr. Azime Bulut, hastanın kalp krizi nedeniyle kritik bir tabloyla hastaneye getirildiğini belirterek, “Hastamız acil servise geldiğinde hızla anjiyoya alındı. Doç. Dr. Könte anjiyoyu gerçekleştirirken kalp masajı devam ediyordu. Damar açıldıktan sonra da hastamız şok tablosundaydı ve yoğun bakımda tedavisine başladık. Kalp krizlerinde yalnızca kalbi değil, böbrek, beyin ve karaciğer gibi diğer organları da korumak gerekiyor. Bu nedenle çok yönlü bir tedavi süreci yürüttük.” dedi.
"Hastamız kendisine verilen ikinci şansı iyi değerlendirdi"
Yoğun bakım sürecinde hastanın ikinci kez kalp krizi geçirdiğini ve yeniden müdahale edildiğini ifade eden Doç. Dr. Bulut, “Uzun süre yoğun bakımda kalan hastalarda kas kaybı, güçsüzlük ve nörolojik sorunlar gelişebiliyor. Hastamızda da el titremesi gibi bazı problemler ortaya çıktı ancak rehabilitasyon süreciyle büyük ölçüde düzeldi. Bu süreçte ailesinin desteği de çok kıymetliydi. Hastamız daha sonra yaşam tarzında önemli değişiklikler yaptı. Kalp krizinde en önemli nokta, küçük şikâyetleri bile önemsemek ve zamanında sağlık kuruluşuna başvurmak. Hastamız da bugün hayat tarzında yaptığı değişiklikler ve tedavisine gösterdiği özen ile sahip olduğu ikinci şansı en iyi şekilde değerlendiren örneklerden biri oldu.” şeklinde konuştu.
"Gözlerimi yoğun bakımda açtım"
Ahmet Turan Çetin, yaklaşık 6 ay önce göğüs ağrısı nedeniyle acil servise başvurduğunu belirterek, “Kalp krizi geçirdiğimi sonradan öğrendim. Yaşananların büyük bölümünü hatırlamıyorum çünkü yaklaşık 5 gün boyunca yoğun bakımda uyutulmuşum. Doktorlarımın ve ailemin anlattıklarına göre kalbim 20-25 kez durmuş. Gözlerimi açtığımda yoğun bakımdaydım ve nerede olduğumu anlamaya çalışıyordum. O gün Azime Hocam yanıma gelip bilincimi değerlendirmek için bana ismimi, yaşımı ve ne iş yaptığımı sormuştu. Yaklaşık 16 gün yoğun bakımda kaldım, ardından servise çıkarıldım. Sonrasında da yaklaşık 75 seanslık fizik tedavi sürecim oldu.” dedi.
GDH Digital Google News kanalına abone olabilirsiniz.
"Bugün hayattaysam bunu ekibe borçluyum"
Daha önce ciddi bir sağlık sorunu yaşamadığını ifade eden Çetin, “41 yaşıma kadar neredeyse hiç ilaç kullanmadım, hastaneye gitmedim. Ancak sonradan düşündüğümde vücudum bazı sinyaller veriyormuş, ben bunları önemsememişim. Kol uyuşması şikâyetiyle hastaneye geldim ve EKG çekilirken kalp krizi geçirdim. Yoğun bakım sürecinde eşim sürekli durumumu takip etti. Doktorlarımızdan hastane personeline kadar herkes çok ilgiliydi. Güvenlik görevlisinden temizlik personeline kadar herkes bize değer verdiğini hissettirdi. Bugün hayattayım, sağlıklıyım ve tedavime devam ediyorum. Hayata ikinci kez başlamış gibi hissediyorum.” ifadelerini kullandı.

