Hürmüz Boğazı - Getty Images
- İran, ABD ile yürütülen ateşkes görüşmelerinde anlaşmanın henüz an meselesi olmadığını açıkladı.
- ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun iyimser mesajlarına Tahran'dan "Kimse böyle bir iddiada bulunamaz" yanıtı geldi.
- Masadaki en büyük pürüzleri dondurulmuş 25 milyar dolarlık fonlar ve İsrail'in Lübnan'a yönelik tutumu oluşturuyor.
- İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden "hizmet bedeli" adı altında ücret almaya devam edeceğini vurguladı.
Orta Doğu'daki savaşı sona erdirmek için ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik görüşmelerde çelişkili mesajlar gelmeye devam ediyor.
ABD ve Tahran hattından hafta sonu gelen karşılıklı açıklamaların ardından İran, masada bazı ilerlemeler sağlanmış olsa da ABD ile anlaşmaya henüz yakın olmadıkları uyarısında bulundu.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun anlaşmaya gün içinde varılabileceğini ima etmesinin ardından küresel petrol fiyatları yeniden iyimserlikle düşüşe geçmişti. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, "Kimse böyle bir iddiada bulunamaz." dedi.
Rubio'nun "Anlaşma masada" mesajı
Yeni Delhi ziyareti sırasında gazetecilere konuşan ABD Dışişleri Bakanı Rubio, "Dün gece ya da belki bugün bazı haberler alabileceğimizi düşünmüştük." dedi.
Boğazların yeniden açılması konusunda masada oldukça sağlam bir teklif olduğunu belirten Rubio, "Ya iyi bir anlaşma yapacağız ya da bu durumu başka bir yolla çözmek zorunda kalacağız. Biz iyi bir anlaşma yapmayı tercih ederiz." ifadelerini kullandı.
Tahran'dan "hizmet bedeli" çıkışı
İran Dışişleri Sözcüsü Bekayi ise haftalık basın toplantısında bir nihai anlaşmanın an meselesi olmadığını ifade etti.
Tartışılan konuların büyük bir kısmında sonuca vardıklarını doğrulayan Bekayi, "Ancak bu, bir anlaşmanın imzalanmasının an meselesi olduğu anlamına gelmez." dedi.
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen deniz trafiğini "hizmet bedeli" alarak yönetmeye devam edeceğini vurgulayan Bekayi, bunun bir "geçiş ücreti" olmadığını savundu.
Sözcü, sağlanan seyrüsefer ve çevre koruma hizmetlerinin belirli bir ücret tahsilatını gerektirdiğini öne sürdü.
Trump: Zaman bizim lehimize
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, müzakerecilere "Anlaşma yapmak için acele etmeyin, zaman bizim lehimize." dediğini aktardı.
Trump, bir anlaşmaya varılana kadar ABD donanma ablukasının yürürlükte kalacağı konusunda da uyardı.
Kilit pürüzler: Fonlar ve İsrail
Görüşmelerdeki iki ana pürüzün, İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılma zamanlaması ve İsrail ile Lübnan arasındaki çatışmalar olduğu belirtiliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu anlaşmanın sona erdirmesi beklenen çatışmaları sürdürme hakkını elinde tutmak isterken, İran tarafı nükleer programla ilgili bir anlaşmaya varılmadan önce 25 milyar dolarlık dondurulmuş varlığının serbest bırakılmasını talep ediyor.
Nükleer anlaşma ertelendi
İranlı yetkililer, ABD'nin uranyum zenginleştirmenin sona erdirilmesi yönündeki uzun süreli talebine rağmen tartışmalı nükleer programla ilgili görüşmelerin ilk anlaşmadan sonrasına ertelendiğini vurguluyor.
ABD'li yetkililer ise, dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığın yurt dışındaki bir ekonomik yeniden yapılandırma fonuna aktarılması vaadiyle Tahran'ı nihai bir nükleer anlaşmaya ikna etmeyi umuyor.
Trump, daha önce Barack Obama tarafından imzalanan ve Tahran'ın zenginleştirilmiş uranyum üretimine 15 yıllık sınırlar getiren 2015 tarihli nükleer anlaşmadan çok daha sıkı kontroller getirecek bir anlaşmaya varma sözü vermişti.




