Kültepe Kazıları Anadolu tarihini 8 bin yıl önceye taşıyor

Kayseri'deki Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü'nde devam eden arkeolojik kazıların, Anadolu'nun yazılı tarihini ve ticaretin geçmişini 8 bin yıl öncesine kadar uzatabileceği belirtildi.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 08.07.2025 - 10:40

editor avatar

Editör

NSosyal Logo
Kültepe Kazıları Anadolu tarihini 8 bin yıl önceye taşıyor
  • Anadolu'yu yazıyla tanıştıran merkez olan Kültepe'de 1948'de başlayan kazılarda bugüne dek 23 bin 500 çivi yazılı tablet bulundu.
  • Kazı başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, mevcut bulguların 6 bin 500 yıl öncesine dayandığını ancak yeni çalışmalarla bu tarihin 8 bin yıla çekilebileceğini bildirdi.
  • Güncel kazılar, tabletlerdeki mahkeme ve miras kayıtları gibi yazılı bilgileri, evlerde bulunan arkeolojik kanıtlarla karşılaştırmaya odaklandı.
  • Kültepe, Mezopotamya ve Suriye'de bulunmayan özgün bilgiler sunması nedeniyle sadece Anadolu değil, dünya tarihi için de büyük bir referans noktası olarak kabul edildi.

Anadolu insanının ticaret ve yazıyla tanıştığı merkez olarak bilinen Kültepe'de, Prof. Dr. Tahsin Özgüç tarafından 1948 yılında başlatılan arkeolojik kazılar aralıksız devam etti. Günümüzde kazılar, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinden Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki bir heyet tarafından yürütüldü.

Kazı Başkanı Kulakoğlu, 78'inci yılına girecek çalışmalarda mevcut sit alanının yüzde 5'inin bile henüz kazılamadığını vurguladı. Kulakoğlu, Kültepe'nin daha binlerce yıl boyunca kazılması gereken bir merkez olduğunu belirtti.

Arkeolojik bulgular tabletlerdeki kayıtlarla doğrulanacak

Bu yılki çalışmalarda Asurlu tüccarların yaşadığı Karum alanındaki kerpiç evler üzerinde yoğunlaşıldı. Kazı Başkanı Kulakoğlu, artık sadece eser odaklı çalışmadıklarını, topraktan çıkan bir toz zerresinin bile dönemin bitki örtüsü ve hayvan türleri hakkında bilgi verebildiğini ifade etti.

Kulakoğlu, bir evin bütününü kazarak tabletlerdeki yazılı bilgileri arkeolojik bulgularla doğrulamak istediklerini şu sözlerle açıkladı: "Biz bütünüyle bir ev kazıyoruz. Bunun içinde de arkeolojik eserlerden günümüze kalanları değerlendireceğiz. Bu arkeolojik objeler üzerinde çeşitli analizler yaparak bunların kökenlerini, nerede üretildiklerini, nasıl üretildiklerini, bir arşivle de karşılaşırsak bunların hikayelerini yazılı olarak doğrulatmak istiyoruz."

Evlerde bulunan binlerce tabletin ticari mektupların yanı sıra hukuki belgeler de içerdiğine dikkat çeken Kulakoğlu, bu belgelerin önemini şöyle anlattı: "Öyle ki bazı mahkeme kararları var. Örneğin bir miras davasıyla ilgili olarak evin içindeki bütün eserler, kaplar, altın, gümüş sayılıyor ve tablete kayıt ediliyor. Bu tabletlerde yazılanları biz arkeolojik kazılarla doğrulayabilecek miyiz? Gerçekten o tablette yazılan envanter bilgileri bizim arkeolojik olarak bulabileceğimiz belgeler mi bunları araştıracağız."

Tarih 8 bin yıl öncesine gidebilir

Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, Kültepe'nin Asurlu tüccarlar gelmeden önce de büyük bir yaşam merkezi olduğunu aktardı. Kulakoğlu, merkezin bilinen tarihini daha da geriye götürme potansiyeli taşıdığını şu ifadelerle dile getirdi:

"Asurlu tüccarlar gelmeden önce Kültepe'nin ve dolayısıyla Anadolu'nun durumu nasıldı, bunu farklı disiplinlerle çalışarak, çeşitli yöntemlerle hem o evlerin içinde ya da anıtsal yapıların içindeki kalıntılarla açığa çıkarmak istiyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 'Geleceğe Miras' projesi kapsamında da bu çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Şimdiye kadar yapılan bu çalışmalar aslında hem Kültepe'nin hem Kayseri'nin hem de Anadolu'nun tarihine ışık tutan veriler veriyor. Kültepe'nin şu an için bildiğimiz kadarıyla eriştiğimiz en erken dönem, kalkolitik çağ dediğimiz günümüzden aşağı yukarı 6 bin 500 yıl öncesine dayanan bir dönem. Eğer kazılar devam ederse bizim bu tarihi 7 bin ila 8 bine kadar götürmememiz için hiçbir neden yok. Ama daha erken tabakalara indiğinizde daha hassas çalışmak zorundasınız. Çünkü oradaki mikron ölçeğinde bulguların dahi incelenmesi artık mümkün. Eskiden yapılamayan analizler şimdi çok kolaylıkla yapılabiliyor."

Kültepe sadece Anadolu'nun değil dünya tarihinin merkezi

Kazıların önemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Kulakoğlu, Kültepe'nin Yakın Doğu tarihini aydınlatan eşsiz bir merkez olduğunu belirtti. Kulakoğlu, merkezin küresel önemini şu sözlerle özetledi:

"Kültepe aslında tüm tabakalarıyla, geçmişiyle ve kazıda çıkarılan bulgular sayesinde tüm yakın doğunun tarihini aydınlatan bir merkez. Mezopotamya'da olmayan, Suriye'de olmayan bilgileri Kültepe kazıları tek başına sağlayabiliyor. Bu anlamda kazıların devam etmesi gerçekten de gerekli. Kültepe, Anadolu tarihine ışık tutuyor ama aynı zamanda dünya tarihine de ışık tutuyor."

Kaynak:

GDH Haber

Next

GDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.

Takip Et
Loading Spinner