National Security Journal: Trump'ın İran politikası fiyasko mu olacak?
Washington İran'da anlaşma mı yoksa rejim değişikliği mi istiyor? Trump'ın İran politikası fiyasko mu olacak?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 10.02.2026 - 05:34
ABD merkezli düşünce kuruluşlarından National Security Journal'da, ABD ve İran arasında devam eden müzakere ve karşılıklı tehdit sürecinin geleceğinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
ABD ve Avrupalı müttefiklerinin, yirmi yılı aşkın süredir nükleer çalışmaları nedeniyle İran ile müzakere ettiğine dikkat çekilen analizde, gelinen noktada Trump'ın sanki lüks bir mağazadaymışçasına hareket ettiği ve ABD’nin vereceği herhangi bir tavizin bedeline değecek bir anlaşma aradığı tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; ABD'nin bölgedeki askeri yığınakları ve Tahran'ın olası hamlelerine dair öngörülere yer verildi.
İşte National Security Journal'da yayınlanan analiz:
Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı müttefikleri, yirmi yılı aşkın süredir nükleer çalışmaları nedeniyle İran ile müzakere ediyor ve eğer geçmiş, geleceğin başlangıcıysa, bu yeni görüşmelerin gidişatı da aşağı yukarı şimdiden belli.
Washington, lüks bir mağazadaymışçasına, ABD’nin vereceği herhangi bir tavizin bedeline değecek bir anlaşma arıyor. Tahran ise bir pazarda kelepir mal peşindeymişçesine; "belirsizlik ve erteleme ile karakterize edilen, zaman kazanırken nükleer zenginleştirmeye doğru ilerleyen" bir strateji izlemeye devam ediyor.
Trump’ın karışık mesajları ve askeri baskı
Kuşkusuz Trump, Haziran ayında İran'ın nükleer altyapısını felç eden bir saldırı emri verdi. Bu yüzden rejimin bir anlaşma olmaması durumunda bunu tekrarlayacağından endişe etmesi için bir sebebi var.
Trump, İran yakınlarındaki üslere 12 savaş gemisi ve düzinelerce uçak gönderdi ve planlanan görüşmelerin çöktüğüne dair daha önceki raporların ortasında, İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney'in "çok endişelenmesi" gerektiğini söyledi.
Buna rağmen, Washington ne istediği konusunda karışık mesajlar gönderiyor.
Ayrıca, Trump’ın yardımın "yolda" olduğuna dair söz verdiği protestocuları terk ederek Tahran'a, protestocular ve destekçileri üzerindeki acımasız baskısını derinleştirmesi ve yönetimini istikrara kavuşturması için alan tanıyor.
Washington ne istiyor: Anlaşma mı yoksa rejim değişikliği mi?
Trump, "protestoculara hükümet ve güvenlik binalarını ele geçirebilecekleri güvenini vererek" rejim değişikliği için "koşullar yaratmak" amacıyla "güvenlik güçlerine ve liderlere yönelik hedefli saldırılar" yapmayı değerlendiriyor.
Aynı zamanda rejimi nükleer programı konusunda müzakerelere dönmeye zorlayarak, bir anlaşma gerçekleşirse bu rejimle yaşamaya devam edebileceğini ima ediyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio Washington'ın görüşmeleri İran'ın balistik füze programı, terör sponsorluğu ve içerideki baskıcı yönetimini kapsayacak şekilde genişletmek istediğini söylese de, İranlı liderlerin teklifi kabul etmesi kimseyi şaşırtmamalıdır.
Tahran, Trump'ın saldırılar başlatarak görüşmeleri muhtemelen baltalamayacağını fark etmiş durumda. Bu yüzden en azından şimdilik, rejim bir "rejim değişikliği" tehdidinden kurtulmuş görünüyor.
Şimdi İranlı liderler, görüşmeleri uzatarak, neler yapmaya hazır oldukları konusunda karışık sinyaller göndererek, Washington ve müttefiklerinin umutlarını bir artırıp bir azaltarak o bildik “danslarını” sergileyecekler.
“Fars dansı” ve rejimin intikam dalgası
Aslında "Fars dansı" çoktan başladı. Olumlu tarafta, son günlerde İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan görüşmeler hakkında coşkulu konuştu.
Olumsuz tarafta ise Tahran, görüşmelerin Türkiye'den Umman'a taşınmasında ısrar ederek işleri karmaşıklaştırdı ve üst düzey bir İranlı yetkili, rejimin zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ülke dışına transfer etmeyeceğini belirterek anlaşmanın önüne bir engel koydu.
Bu sırada, şimdilik bir ABD saldırısı tehdidinden kurtulmuş olan Tahran, en az 16.500'den fazla insanı katledip 330.000'ini yaralamaktan, yaralı protestocuları tedavi eden doktorlardan, onları destekleyen sporcu, oyuncu ve iş dünyası liderlerinden, protestoları haberleştiren yerel medyadan ve hatta ölülerini gömmek için cenaze töreni düzenleyen ailelerden "intikam" almaya geçti.
Sokaktaki mesaj: Yardım gelmezse intihar olur
Baskılar ne kadar kalıcı olursa ve Trump, protestocular için verdiği "yardım" sözünü ne kadar uzun süre yerine getirmezse, rejim ayaklarını o kadar sağlam yere basabilir ve onu devirmek isteyenlerin moralini o kadar bozabilir.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir protestocu CBS News'e verdiği demeçte;
"Başkan Trump'ın tweetlerini uydu TV'de gördük. 'Yardım yolda' dediğini okuduk. İnsanlar ona güvendi. İnsanlar ona çok büyük güvendi ve sokağa çıktı."
ifadelerini kullandı.
Devrilen şahın oğlu ve kilit bir muhalefet lideri olan Rıza Pehlevi, Trump'ın sözünü ciddiye aldı ve buna dayanarak protestocuları daha fazla cesaretlendirdi. Bir video mesajında İranlılara Trump'ın "size yardım etmeye hazır" olduğunu ve Trump'a da İran halkının "onları yarı yolda bırakmayacağınızı bildiğini" bile söyledi.
Ancak o yardım gelmediği için bazı İranlılar, önce yardım gelmedikçe insanların hayatlarını bir kez daha bu sayılarla riske atmayacağını öne sürüyor.
Genç bir protestocu ise;
"Biz üzerimize düşeni yaptık. Uluslararası bir müdahale olmadan, kimsenin bunu bir daha yapacağını sanmıyorum çünkü bu intihar olur."
değerlendirmesinde bulundu.
Müzakereler devam ediyor. ABD silahları, en azından şimdilik sessiz kalacak. Ancak er ya da geç 20 yıldır olduğu gibi yine aynı noktaya dönülecek.
Kaynak:
National Security JournalGDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
Las Vegas’ta biyolojik laboratuvar baskını: İsrail vatandaşı yönetici serbest bırakıldı
Politico: Avrupa’nın bağımsızlık arayışı dönüm noktasında
İran devlet televizyonunda Pezeşkiyan krizi: Canlı yayında gerilim sonrası ekran karardı
Fidan’dan Umman masası yorumu: Nükleer konu en önemli başlık
DİĞER HABERLER
Politico: Avrupa’nın bağımsızlık arayışı dönüm noktasında
The Wall Street Journal: Yeni dünya düzeni ve orta güçlerin rolü
Arab News: Ankara ve Riyad hattında yeni dönem ve beklentiler
Brussels Signal: Yeni dünya düzeninin önündeki 4 senaryo ne?
Arab News: Türkiye ve Suudi Arabistan bölgenin denge unsuru haline geldi
The Telegraph: Tahran’ın “savaş planı” ne?
Chatham House: Müzakere mi savaş mı?
BRAC Institute: Uluslararası hukukun çöküşü ve küresel düzenin geleceği
Gzero Media: Çin'in askeri tasfiyeleri hakkında bilinmesi gerekenler
The American Conservative: Trump Küba konusunda ne planlıyor?


