- Japonya'da Edo döneminde (1603-1868) sağlanan uzun süreli barış, samurayların savaşçı rolünü ortadan kaldırdı.
- Efendisiz kalan samuraylar (rōnin), ya Miyamoto Musashi gibi efsanevi kılıç ustalarına ya da hayatta kalmak için sıradan işçilere dönüştü.
- Bazı samuraylar şair (Matsuo Bashō) ve ressam gibi sanatçılar olurken, bazıları şehirlerde organize çeteler kurarak Yakuza'nın temellerini attı.
- Samurayların gerçek rolü azaldıkça, filmlere ve kitaplara konu olan idealize edilmiş ve romantik bir samuray imajı popülerleşti.
Savaş bitti samurayların görevi sona erdi
Tokugawa şogunluğu, 17. yüzyılın başlarında Japonya'ya istikrar ve uzun bir barış dönemi getirdi. 1638'deki Shimabara İsyanı'nın bastırılmasından sonra ülke, iki yüzyıldan fazla sürecek büyük bir savaşa tanık olmadı.
Bu barış ortamı, temel varlık sebebi savaşmak olan on binlerce samurayın işlevsiz kalmasına neden oldu. Artık kendilerine ihtiyaç duyulmayan savaşçılar, ordunun dışında hayatta kalmanın yeni yollarını bulmak zorunda kaldılar.
Efendisiz kalan savaşçılar kendilerine yeni yollar aradı
Bu dönemde, hizmet edecek bir efendisi kalmayan samuraylar, yani rōninler ortaya çıktı. Bu efendisiz savaşçılardan en ünlüsü, kendi geliştirdiği iki kılıç tekniğiyle onlarca düello kazanan Miyamoto Musashi oldu.
Ancak Musashi bir istisnaydı; çoğu rōnin için hayat çok daha zordu. Birçoğu hayatta kalabilmek için korumalık, infazcılık gibi gösterişsiz işleri kabul etmek zorunda kalan gezginlere dönüştü.
Kılıçlar sanata ve suça dönüştü
Samurayların bir kısmı, savaş disiplinini ve estetik anlayışını sanat dünyasına taşıdı. Eski bir samuray ailesinden gelen Matsuo Bashō, Japonya'nın en büyük haiku şairlerinden biri haline geldi.
Bunun tam tersi bir yola sapanlar da oldu. Bazı rōninler, Edo (bugünkü Tokyo) gibi büyüyen şehirlerde toplanarak gasp ve fuhuşla uğraşan organize çeteler kurdu. Bu çeteler, zamanla samurayların onur yasası olan Bushido'nun çarpıtılmış bir versiyonunu benimseyerek Japon mafyası Yakuza'ya dönüştü.
Gerçek samuray kaybolurken efsanesi doğdu
Barış döneminde samurayların gerçek hayattaki rolleri ve zorlukları unutulmaya başlandı. Onların yerine, Yamamoto Tsunetomo tarafından yazılan ve savaşçı değerlerini nostaljiyle anlatan Hagakure gibi eserlerde idealize edilmiş bir samuray figürü ortaya çıktı.
Paradoksal bir şekilde, samurayların lideri olan Tokugawa şogunlarının zaferi, kendi savaşçı sınıflarının çöküşünü hazırladı. Gerçek samuray ortadan kalkarken, onun efsanesi filmlerde, kitaplarda ve çizgi romanlarda yeniden doğarak günümüze kadar ulaştı.




