- 1931 tarihli Matbuat Kanunu'nun hükümete gazete ve dergi kapatma yetkisi veren 50. maddesi 13 Haziran 1946'da yürürlükten kaldırıldı.
- Gazete kapatma yetkisi, hükümetten alınarak bağımsız yargıya devredildi ve böylece basın üzerindeki siyasi baskıların azaltılması hedeflendi.
- Devletin basın üzerindeki kontrol mekanizmalarından biri olarak görülen 1938 tarihli Basın Birliği Kanunu lağvedilerek gazetecilerin mesleki örgütlenme özgürlüğü sağlandı.
- Bu düzenlemelerin hemen öncesinde, 10 Haziran 1946'da gazeteciler, bağımsız bir meslek kuruluşu olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ni kurdu.
Hükümetin gazete kapatma yetkisine son verildi
Çok partili sisteme geçişin sancılarının yaşandığı 1946 yılında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) iktidarı, demokratikleşme yönünde önemli adımlar atmak durumunda kaldı. Bu adımların en önemlilerinden biri, basın özgürlüğü alanında yaşandı ve uzun yıllardır tartışmalara neden olan uygulamalara son verildi.
13 Haziran 1946'da TBMM'de kabul edilen yasa değişikliğiyle, 1931 tarihli Matbuat Kanunu'nun 50. maddesi ilga edildi. Bu madde, "Memleketin umumi siyasetine dokunacak neşriyattan dolayı" Bakanlar Kurulu kararıyla gazete ve dergilerin geçici olarak kapatılmasına olanak tanıyordu ve basın üzerinde bir baskı unsuru olarak görülüyordu.
Siyasi baskı aracı olarak görülen birlik lağvedildi
Basın özgürlüğü yolunda atılan bir diğer önemli adım ise 18 Haziran 1946'da Basın Birliği Kanunu'nun kaldırılması oldu. 1938'de kurulan ve gazetecilerin üye olmasının zorunlu tutulduğu bu birlik, meslek örgütlenmesinden ziyade devletin basını kontrol altında tutma mekanizması olarak eleştiriliyordu.
Birliğin lağvedilmesi, gazetecilerin kendi bağımsız meslek örgütlerini kurabilmelerinin önünü açtı. Nitekim bu yasal düzenlemeden kısa bir süre önce, 10 Haziran'da, aralarında Sedat Simavi gibi isimlerin de bulunduğu gazeteciler tarafından Türkiye Gazeteciler Cemiyeti kurulmuştu. Bu gelişmeler, Türk basınının hem yasal güvencelere kavuşması hem de mesleki örgütlenme açısından daha özerk bir yapıya bürünmesi adına tarihi bir dönüm noktası oldu.



