Tarihte bugün: Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girdi

Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk alanındaki en önemli devrimlerinden biri olan Türk Medeni Kanunu, 4 Ekim 1926'da yürürlüğe girdi.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 04.10.2025 - 09:25

editor avatar

Editör

NSosyal Logo
Tarihte bugün: Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girdi
  • 17 Şubat 1926'da TBMM'de kabul edilen Türk Medeni Kanunu, 4 Ekim 1926'da yürürlüğe girerek Osmanlı'dan kalan Mecelle'yi ve şeri hukuk uygulamalarını kaldırdı.
  • Kanun, o dönem Avrupa'daki en modern metinlerden biri olarak kabul edilen İsviçre Medeni Kanunu'ndan alındı.
  • Medeni Kanun, evlilikte resmi nikah zorunluluğu getirdi, erkeğin çok eşliliğine son verdi ve kadınlara boşanma hakkı tanıdı.
  • Miras ve şahitlik gibi konularda kadın ile erkek arasındaki eşitsizlikler giderilerek toplumsal hayatta hukuk birliği sağlandı.

Cumhuriyetin ilanıyla birlikte başlatılan modernleşme ve çağdaşlaşma hamlelerinin en temel taşlarından biri, hukuk sisteminin laikleştirilmesiydi. O döneme kadar kişilerin aile, miras ve borçlar gibi özel hukuk ilişkileri, dini kuralları temel alan ve dönemin ihtiyaçlarına cevap vermeyen Mecelle gibi kanunlarla düzenleniyordu.

Bu durum, ülkede bir hukuk birliğinin olmamasına ve toplumsal ilişkilerde karmaşaya neden oluyordu. Yeni bir medeni kanunun hazırlanması ihtiyacı, laik ve demokratik bir toplum yapısı oluşturma hedefinin doğal bir sonucuydu.

Neden İsviçre Medeni Kanunu?

Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt öncülüğünde kurulan bir komisyon, yeni kanun için çeşitli Avrupa ülkelerindeki metinleri inceledi. İsviçre Medeni Kanunu'nun tercih edilmesindeki en önemli etkenler; demokratik, akılcı, pratik ve modern bir yapıya sahip olmasıydı.

Ayrıca, diğer kanunlara kıyasla daha yeni olması ve sorunlara getirdiği basit ve anlaşılır çözümler, Türkiye'nin toplumsal yapısına hızlıca uyum sağlayabileceği düşüncesini güçlendirdi. Kanun, neredeyse birebir çevrilerek Türkçeye kazandırıldı ve 17 Şubat 1926'da mecliste kabul edildi.

Kadın haklarında bir devrim

Medeni Kanun'un yürürlüğe girmesi, en büyük değişimi kadınların toplumsal ve hukuki statüsünde yarattı. Kanunla birlikte erkeklerin tek taraflı iradesiyle boşanma ve birden fazla kadınla evlenme hakkı ortadan kaldırıldı.

Evlilik, devletin denetiminde resmi nikah memuru tarafından kıyılan bir akit olarak tanımlandı ve kadınlara da boşanma davası açma hakkı verildi. Miras hukukunda ve mahkemelerde şahitlik konusunda kadın ve erkek arasında tam bir eşitlik sağlanarak kadınlar, hukuki alanda erkeklerle eşit bir yurttaş konumuna yükseltildi.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.

Abone Ol
Loading Spinner