TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu toplandı: Akademisyenler dijital tehlikelere karşı uyardı

TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu, okul şiddeti ve çocukların dijital risklerini ele almak üzere toplandı. Komisyonda sunum yapan akademisyenler, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek çözüm önerilerini paylaştı.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 04.06.2026 - 11:23

NSosyal Logo
TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu toplandı: Akademisyenler dijital tehlikelere karşı uyardı
  • Çocukların internet kullanımı %90'ı aşarken, küçük yaş grubunda sosyal medya kullanımı hızla artıyor.
  • YouTube içerikleri çocukların beden algısını bozuyor; estetik ameliyat talebi 13-14 yaşına kadar indi.
  • Her okulda "tehdit değerlendirme ekibi" kurulması ve internetli cihazlara erişim sınırı getirilmesi öneriliyor.
  • Bakanlıklar, BTK ve aile iş birliğini proaktif kararlarla yönetecek ortak bir kuruluş kurulması isteniyor.

TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, okullarda yaşanan şiddet olaylarının engellenmesi, çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları risklerin ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında bir araya geldi. Komisyonda sunum yapan akademisyenler, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki tahribatını gözler önüne sererken proaktif çözüm önerilerini de paylaştı.

YouTube içerikleri masum değil: Çocuklar 13 yaşında estetik ameliyat istiyor

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Şerife Baştürk, Türkiye'deki çocukların internet ve sosyal ağlara erişim oranlarının çok yüksek olduğunu belirterek sosyal ağ üreticilerinin yeterince sorumluluk almadığına dikkat çekti. Özellik YouTube ve benzeri platformların çocuklar için ciddi riskler barındırdığını aktardı.

"YouTube içerikleri, özellikle de çocuklara yönelik olduğu da söylenen içerikler hiç masum içerikler değil. Çocukları tüketime yönlendiriyor. Güzellik, beden algısı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratıyor" diyen Baştürk, çocukların çok küçük yaşlardan itibaren kendi bedenlerinden hoşnut olmadıklarını ifade etti. Sağlık sorunu uydurarak burun ameliyatı yaptırmak isteyen çocukların yaşının 13-14'e kadar düştüğünü tıp fakültelerindeki hekimlerden duyduklarını belirten Baştürk, ebeveynlerin çocukların doğumundan itibaren hesap açıp para kazanmayı hedeflediği "paylaşan ebeveynlik" modeline karşı da yasal koruma düzenlemelerine ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.

Okullarda "Tehdit Değerlendirme Ekibi" kurulmalı ve telefonlara sınır gelmeli

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Bülbül, okullardaki şiddet ve zorbalık olaylarına karşı erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Bülbül, her okulda olayları günlük olarak not edip önlem alacak bir "tehdit değerlendirme ekibi" kurulmasını ve akıllı telefon, saat gibi internete entegre cihazlara okulda erişim sınırı getirilmesini talep etti.

Güvenlik, okul yönetimi ve öğretmenlerin eş güdümlü çalışması gerektiğini belirten Bülbül, şu önerilerde bulundu: "Nöbetçi öğretmen, rehber öğretmen, okul yönetimi ve güvenlik her gün olayları izlemeli ve olumsuz durumlara ilişkin önlem almalı". Problemli öğrencilerin aileleriyle koordineli çalışılması gerektiğini de hatırlatan Bülbül, sınıf başkanlarının eğitilerek akranlarındaki olumsuz davranışları ilgililere bildirmesinin de etkili bir önleyici tedbir olabileceğini kaydetti.

"Dijital Denetleme Kurulu" ve yerli oyun derecelendirme sistemi kurulmalı

Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer ise teknolojinin getirdiği riskleri analiz edebilecek, yapay zeka destekli bir "dijital denetleme kurulu" oluşturulmasını teklif etti. Kamer, Türkiye'deki dijital oyunların şu an Amerika ve Avrupa menşeili kuruluşlarca derecelendirildiğini anımsatarak yerli ve milli bir oyun derecelendirme kuruluşunun kurulmasının şart olduğunu ifade etti.

Kamer, olaylar meydana gelmeden önce önleyici tedbirlerin alınabilmesi adına kurumlar arası bağın güçlendirilmesi gerektiğini belirten şu ifadeleri kullandı: "Sosyal medya platformları, Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, BTK, okul ve aile işbirliğini net bir şekilde koordine edecek ortak bir kuruluşun olması, ciddi anlamda daha proaktif kararlar almamızı sağlayabilir". Komisyon toplantısı, sunumların ardından milletvekillerinin görüş ve önerilerini dile getirmesiyle devam etti.

Kaynak:

GDH Haber

GDH uygulamasını indir,

gelişmelerden anında haberdar ol!

Loading Spinner