The Economist: Trump Türkiye ile ilişkilerde yeni bir dönem başlattı
Son on yılda dip noktaya ulaşan Türkiye-ABD ilişkileri, dikkat çekici bir şekilde yeniden başladı. Trump, Türkiye ile iyi ilişkiler yürütmek isterken Türkiye Suriye başta olmak üzere istediklerini alıyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 08.07.2025 - 00:47
İngiltere merkezli önemli yayın organlarından The Economist'de, Türkiye ve ABD arasında son dönemde yaşanan gelişmelerin, iki ülke arasındaki ilişkilerin ve Suriye özelinde yaşanabilecek olası gelişmelerin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Son on yılda yeni bir dip noktaya ulaşan Türkiye'nin Amerika ile ilişkilerinin, ABD Başkanı Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki yakın ilişkiler nedeniyle, dikkat çekici bir şekilde yeniden başladığı belirtilen analizde, 2019'da Suriye konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle Türkiye'nin ekonomisini çökertmekle tehdit eden Trump'nın şu anda Türkiye ile iyi ilişkiler yürütmek istediğine dikkat çekildi.
Analizde ayrıca; Suriye'de bulunan ABD destekli terörist grupların ve bölgedeki ABD askerlerinin geleceğine dair değerlendirmelere yer verildi.
İşte The Economist'de yayınlanan analiz:
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump, 24 Haziran'da Lahey'de düzenlenen NATO zirvesinde el sıkışırken yüzleri gülüyordu.
Erdoğan, Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşünden sonra ilk kez gerçekleşen bu görüşmeden sonra da aynı derecede iyimser görünüyordu.
Trump'ın, Erdoğan'ın Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından yıllar önce askıya alınan F-35 hayalet savaş uçaklarının Türkiye'ye satışının engelinin kaldırılması fikrine sıcak baktığını açıkladı.
Son on yılda yeni bir dip noktaya ulaşan Türkiye'nin Amerika ile ilişkileri, görünen o ki; dikkat çekici bir şekilde yeniden başlıyor.
Amerikan başkanının Ukrayna'ya barış anlaşması dayatma girişimleri ve Vladimir Putin'i yeniden kabul etme kararı, Rusya'nın NATO'daki en güvenilir ortağı olan Türkiye'yi haklı çıkardı ve Erdoğan'a ateşkes görüşmelerine ev sahipliği yapma fırsatı sundu.
Türk ve Amerikan yetkililer, F-35'lerle ilgili çıkmazın çözülmesinin sadece zaman meselesi olduğunu belirtiyor.
Trump, ayrıca geçtiğimiz haftalarda İran'la bir arka kanal oluşturmak için Erdoğan'a başvurmuş ve Haziran ayı ortasında, İsrail füzeleri İran'ı vururken, Trump'ın İranlılarla görüşmek üzere üst düzey yetkililerden oluşan bir heyeti İstanbul'a göndermeye hazır olduğu bildirilmişti.
Ancak, Suriye'de ilişkiler konusundaki tereddütler devam ediyor.
Yıllardır Türkiye, Amerikan askerlerinin “Kürt isyancılarla” işbirliği yaptıkları Suriye'nin kuzeydoğusundan çekilmesini ve bölgedeki güvenliği Türkiye'nin kendi ordusuna ve Arap vekillerine devretmesini ısrarla talep ediyordu.
Ve artık bu istek gerçekleşmeye başlıyor.
İlk olarak geçtiğimiz ay Amerika'nın Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Amerika'nın Suriye'deki yedi askeri üssünü kapatacağını ve sadece birini bırakacağını duyurdu.
Erdoğan'ın talebi doğrultusunda da, ABD'nin Suriye'ye yönelik yaptırımları kaldırması ile ilgili süreç de netleşti ve bu karar şimdiden meyvesini verdi.
Geçtiğimiz haftalarda Suriye ile Amerikan, Katar ve Türk şirketlerinden oluşan bir konsorsiyum arasında 7 milyar dolarlık bir enerji anlaşması imzalandı.
Sadece birkaç ay önce Türkiye, Fırat Nehri'nin doğusunda Suriye'nin geniş bir bölümünü kontrol eden, Amerikan destekli ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) dağılmadığı ve silahsızlanmadığı takdirde saldırı tehdidinde bulunuyordu. Amerikanın adımları ve arabuluculuğu Türkiye'nin tutumunu yumuşatmış görünüyor.
2019'da Suriye konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle Türkiye'nin ekonomisini çökertmekle tehdit eden Trump, Türkiye'nin güçlü adamı ile şu anda iyi ilişkiler yürütüyor.
Ancak analistler, Dışişleri Bakanlığı ve ABD Merkez Komutanlığı'nda Türkiye ile nasıl başa çıkılacağı konusunda hala bir fikir birliği olmadığını ve kurumlarda, Erdoğan'a karşı daha da az sempati duyulduğunu söylüyor.
Diğer yandan geçtiğimiz aylarda ABD destekli SDG, Şam hükümeti ile bir anlaşma imzaladı. Ancak özellikle grubun Suriye'nin yeni ulusal ordusuna entegrasyonu konusunda anlaşmazlıklar devam ediyor.
Şu anda çok şey, İsrail ile İran arasında yeniden savaş çıkma olasılığına bağlı.
Türkiye, özellikle Suriye'de, İran'ın zayıflamasından şu ana kadar fayda sağladı. Ancak ticaret yollarının çökmesi, enerji fiyatlarının fırlaması ve mülteci krizi gibi çok sayıda başlıkta tedirginlik yaşıyor.
Uzun süreli bir bölgesel savaş, özellikle de Amerika'yı yeniden çatışmanın içine çeken bir savaş, yeni başlayan balayı dönemini sınava tabi tutabilir.
Kaynak:
The EconomistİLGİLİ HABERLER
Çin Minab’da hayatını kaybeden öğrencilerin ailelerine 200 bin dolar yardım sağlayacak
The National Interest: Üçüncü Körfez Savaşı'nın sonuçları neleri değiştirecek?
ABD Kongresine Hind Receb’in ölümünün soruşturulmasını öngören tasarı sunuldu
İspanya'dan Trump'ın ticari tehditlerine yanıt: "Hiçbir şekilde korkmuyoruz"
ABD İran operasyonunun maliyetini yaklaşık 11 milyar dolar olarak açıkladı
UNHCR İran’da 3,2 milyon kişinin yerinden edildiğini açıkladı
DİĞER HABERLER
The National Interest: Üçüncü Körfez Savaşı'nın sonuçları neleri değiştirecek?
Gulf State Analytics: Hürmüz krizinin küresel etkileri ne olacak?
The Spectator: İran'daki savaş Çin'i gerçekten zayıflatacak mı?
The Wall Street Journal: Hava gücüyle rejim değişikliği mümkün mü?
The National Interest: Mucteba Hamaney neleri değiştirecek?
Responsible Statecraft: İran Savaşı Batı ve Körfez'i nasıl yakınlaştırıyor?
Arab News: Türkiye, ABD ve İran'a hangi sinyalleri gönderdi?
Brussels Signal: Yeni küresel gerçeklikte Avrupa'ya yer yok mu?
Foreign Affairs: Çin, İran'a neden yardım etmiyor?
Arab News: İran savaşı ve Türkiye'nin pragmatik kriz yönetimi

