The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü
ABD'nin çekilmeye çalıştığı bölgede istikrar sağlanabilecek mi? Suriye'de yaşanan son gelişmeler ışığında etkin güçler ne yapacak?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 24.12.2025 - 01:30
ABD'nin önde gelen yayın organlarından The Hill'de, Suriye'de son dönemde yaşanan gelişmelerin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Geçtiğimiz ünlerde Beşar Esed rejiminin düşmesinden bu yana ilk kez, Amerikan askerlerinin Suriye'de öldürüldüğüne dikkat çekilen analizde, Suriye'nin yeni yönetiminin bu gelişmenin ardından attığı adımlara dair ABD'nin olumlu bir tutum sergilemesi gerektiği ve bu derin ve yapıcı işbirliğini baltamamalası gerektiği tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; Beşar Esed rejiminin düşmesinden bu yana Suriye'deki ABD varlığına ve bu varlığın geleceğine dair değerlendirmelere yer verildi.
İşte The Hill'de yayınlanan analiz:
Geçtiğimiz günlerde Palmira yakınlarında düzenlenen ve iki Amerikan askeri ile bir sivil tercümanın hayatını kaybettiği pusu, Suriye'yi aniden yeniden küresel gündeme taşıdı.
Beşar Esed rejiminin düşmesinden bu yana ilk kez, Amerikan askerleri Suriye'de öldürüldü ve ABD Merkez Komutanlığı tarafından yapılan bilgilendirmeye göre bu eylem, artık bitti olarak tanımlanan DEAŞ üyeleri tarafından gerçekleştirildi.
Bu gelişme, Suriye'de Esed sonrası istikrarlı ortamda iki önemli zayıflığı ortaya koydu.
Birincisi, azalmış olsa da DEAŞ kalıntılarının inkar edilemez varlığı. Grup, yıllar önce kazandığı tüm toprakları kaybetmiş ve rejim değişikliğinden bu yana operasyonel gücü azalmış olsa da, görünen o ki az da olsa varlığını sürdürmeye çalışıyor.
İkinci ve daha acil bir istikrarsızlık kaynağı ise Suriye'nin yeni reformdan geçen güvenlik yapısının kırılganlığı olarak öne çıktı. Bu da, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa liderliğindeki hükümetinin karşı karşıya olduğu büyük zorluğu vurguladı.
On yıllar süren iç savaş ve diktatörlükten henüz bir yıl sonra çıkan Suriye, eski isyancı savaşçılar da dahil olmak üzere farklı grupları bir araya getirerek güvenlik güçlerini hızla profesyonelleştirmeye çalışıyor. Bu süreç, sızmaya elverişli bir süreç ve güvenliği sağlamak için tasarlanan güçleri aşırılıkçılığı bir Truva atına dönüştürüyor.
ABD'nin yaklaşımı
Trump yönetimi, Şam ile ilişkilerinde son zamanlarda pragmatik bir dönüşüm gerçekleştirdi ve önceki rejim altında açık düşmanlıktan, yeni yetkililerle temkinli bir işbirliğine geçti.
Suriye Devlet Başkanı Şaraa'nın tarihi Beyaz Saray ziyaretinin ardından Kasım ayında ABD liderliğindeki DEAŞ karşıtı koalisyona resmi olarak katılması, hassas da olsa önemli bir stratejik kazanımdı.
Trump'ın saldırıya karşı “çok ciddi misilleme” yapacağına dair verdiği söz, güç ve kararlılık gösterme yönündeki zorunluluğu ortaya koyarken, diğer yandan da bu sözün yerine getirilmesi, Suriye'deki yeni manzaranın karmaşıklaşması anlamına geliyor.
Zira; sert ve geniş çaplı bir askeri müdahale, iktidarını sağlamlaştırmaya ve egemenliğini göstermeye çalışan yeni Suriye liderliğinin meşruiyetini zedeleyebilir.
Yeni Suriye hükümetinin saldırıyı derhal kınaması ve Humus'ta yapılan güvenlik operasyonunda DEAŞ şüphelilerinin tutuklandığına dair haberler, ortaklığa yönelik samimi bir taahhüdü gösterdi.
Gelinen noktada ABD, bu derin ve yapıcı bir işbirliğini baltamamalıdır.
Suriye güvenlik güçleri desteklenmeli ve bu tür saldırıları önlemek için sürekli istihbarat paylaşımı yapılmalıdır.. Bu yaklaşım, Suriye devletinin kapasitesini güçlendirir ve bu da kalıcı istikrarın hayata gerçmesini sağlar.
Sonuç
Yaşanan bu gelişmeler, ABD'nin uzun süredir çekilmeye çalıştığı bir bölgede süresiz olarak asker bulundurmasının trajik sonuçlarını yine ortaya koydu.
Amerika Birleşik Devletleri için yapılacak tek şey; tam ve hızlı bir çekilme olmalıdır.
Bu; DEAŞ'ın yeniden güçlenmek için hızla yararlanabileceği bir güvenlik boşluğu yaratma riskini beraberinde getirecek olsa da Suriye hükümetini güçlendirecektir.
Şam'daki kırılgan gerginlik, artık ABD'nin yönetmek isteyemeyeceği bir gerginlik haline gelmiştir.
Kaynak:
The HillİLGİLİ HABERLER
Trump’ın Hürmüz koalisyonu çağrısına dünyadan farklı tepkiler geldi
Laricani’den İslam dünyasına sitem: "Bu nasıl bir Müslümanlıktır?"
Hürmüz krizinde Çin'in tutumu ve olası dengeler
Rusya’dan Telegram ve Apple’a para cezası
Mearsheimer’dan ABD ve İsrail’e İran savaşı eleştirisi
Arab News: İran savaşının Türkiye-Güney Kafkasya ilişkilerine olası etkileri
DİĞER HABERLER
Arab News: İran savaşının Türkiye-Güney Kafkasya ilişkilerine olası etkileri
The National Interest: Üçüncü Körfez Savaşı'nın sonuçları neleri değiştirecek?
Gulf State Analytics: Hürmüz krizinin küresel etkileri ne olacak?
The Spectator: İran'daki savaş Çin'i gerçekten zayıflatacak mı?
The Wall Street Journal: Hava gücüyle rejim değişikliği mümkün mü?
The National Interest: Mucteba Hamaney neleri değiştirecek?
Responsible Statecraft: İran Savaşı Batı ve Körfez'i nasıl yakınlaştırıyor?
Arab News: Türkiye, ABD ve İran'a hangi sinyalleri gönderdi?
Brussels Signal: Yeni küresel gerçeklikte Avrupa'ya yer yok mu?
Foreign Affairs: Çin, İran'a neden yardım etmiyor?


