The New York Times: İsrail neden diplomasi yerine güç kullanımını tercih ediyor?
Suriye'deki gelişmeler, İsrail'in krizler sırasında diplomasi değil güç kullanımını tercih ettiğini ortaya koydu. Peki Netanyahu, "Suriye'nin güneyinde silahsızlandırılmış bölge” hedefi ile ne amaçlıyor?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 18.07.2025 - 01:36
ABD'nin önde gelen yayın organlarından The New York Times'da, İsrail'in son günlerde Suriye'ye düzenlediği saldırıların ve bu saldırıların hem Suriye'ye hem de bölgeye olan olası etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
İsrail'in haftalardır Suriye hükümeti ile diplomatik bir anlaşma için perde arkasında görüşmeler yürütmeye çalışırken, bir anda Şam'a düzenlediği saldırılarıların bölgede yeni bir kaos süreci başlattığı belirtilen analizde, yaşanan gelişmelerin İsrail'in stratejik netlik eksikliği ve gizli hedeflerine dair de soru işaretlerini de beraberinde getirdiği tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; sürecin olası geleceğine dair görüşlere ve değerlendirmelere yer verildi.
İşte The New York Times'da yayınlanan analiz:
İsrail, haftalardır Suriye hükümeti ile diplomatik bir anlaşma için perde arkası görüşmeler yürütmeye çalışırken, bir anda Şam'a düzenlediği saldırılar, İsrail'in stratejik netlik eksikliği ve gizli hedeflerine dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
İsrail ve Suriye haftalardır, 1967 Arap-İsrail savaşı sırasında İsrail'in Suriye'den ele geçirdiği topraklar başta olmak üzere, on yıllardır süren gerginliklere diplomatik bir çözüm bulmak için gizli arka kanal görüşmeleri yürütüyor.
İsrail basını, sınırlı bir saldırmazlık anlaşması olacağına dair iyimser tahminlerle dolup taşarken, Netanyahu hükümeti bir anda Şam başta olmak üzere çok sayıda noktaya saldırılar düzenledi.
İsrail'in Suriye hükümet güçlerine ve altyapısına yaptığı cüretkar saldırılar, böylesine değişken bir jeopolitik bağlamda bu tür beklentilerin ne kadar erken olduğunu ortaya koydu.
Bu saldırılar, Hizbullah ve İran'a karşı son zamanlarda elde ettiği saldırılarla cesaretlenen İsrail'in, aynı hedefe ulaşmak için diplomatik çabaları rayından çıkarsa bile güç kullanma olasılığının artık daha yüksek olduğunu da gösterdi.
1990'larda İsrail'in Suriye ile müzakerelerini yöneten İsrailli Suriye tarihçisi Itamar Rabinovich saldırılara dair yaptığı değerlendirmede;
“Bu saldırılar süreç ile çok uyumsuz görünüyor ve müzakere çabalarına ters düşüyor.”
ifadelerini kullandı.
Rabinovich ayrıca, saldırıların İsrail'in 2023 sonrası askeri doktrinini yansıttığını ve bu doktrinin “7 Ekim'den sonra ortaya çıkan paranoya ile Lübnan ve İran'daki başarıların ardından gelen güç hissinin çok garip bir karışımı” olduğunu belirtti.
Ve sonuç, İsrail'in diplomasi yerine güç kullanmayı tercih ettiğini ortaya koydu.
İsrail'in bu saldırılarının İsrail tarafından ortaya konulan nedeni, Suriye hükümetinin Bedevi kabileleri ile Suriye'deki Dürzi azınlık arasındaki çatışmaları kontrol altına almak için güneybatı Suriye'ye asker göndermiş olmasıydı.
Saldırıların ardından; Suriye'nin silahlarının çoğu geçen kış İsrail'in düzenlediği onlarca saldırı ve yıllarca süren iç savaşta yok edilmiş olsa da, Suriye hükümeti eski tanklar ve kamyonetlerle asker göndermeyi başardı.
İsrailliler için bu durum iki zorluk yaratıyordu.
Birincisi, İsrail'in Suriye ordusundaki eski isyancılar da dahil olmak üzere potansiyel olarak düşmanca güçlerin oluşmasını engellemek istediği güneybatı Suriye'de algılanan güvenlik tehdidiydi.
İkincisi ise; İsrail'in küçük ama etkili Dürzi topluluğunun üyeleri arasında yaşanan iç karışıklıklardı.
Tel Aviv' merkezli bir araştırma grubu olan Institute for National Security Studies'de, İsrail-Suriye ilişkileri uzmanı olan Carmit Valensi, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun aylardır güney Suriye'nin “silahsızlandırılmış bölge” söylemine dikkat çekti.
Şu anda, İsrail'in güney Suriye'de uzun süreli bir askeri harekata ne kadar kararlı olduğu veya saldırılarının esas olarak İsrailli Dürzilerin öfkesini yatıştırmak için kısa vadeli bir girişim olup olmadığı belirsiz.
Yaklaşık 150 bin Dürzi, İsrail yönetimi altında yaşıyor. Bunların yaklaşık 20.000'i, İsrail'in 1967 Arap-İsrail savaşında Suriye'den ele geçirdiği ve daha sonra Trump'ın ilk döneminde ilhak ettiği Golan Tepeleri'nde yaşıyor.
İsrail'deki diğer Arap grupların aksine, Dürziler genellikle İsrail ordusunda görev yapıyor. Hatta bazıları general rütbesine ulaşırken, bazıları da Gazze savaşında hayatını kaybetti.
Bu, 2018 yılında kabul edilen ve birçok Dürzi'yi öfkelendiren tartışmalı bir yasa, Yahudi devleti içindeki statülerini zedelediği için, İsrail'in Yahudi ve Dürzi vatandaşları arasında bir bağ kurulmasına yardımcı oldu.
İsrail'in, Washington ve bölge ülkelerinin uyarılarına rağmen saldırılarına devam edip etmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.
Kaynak:
GDH Haber
GDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
The National Interest: ABD, Türkiye'yi neden F-35 programına kabul etmeli?
The National Interest: Türkiye'nin etkili bölgesel güç hamlesi ve beklentiler
The New Arab: İsrail-Suriye ilişkileri nereye evrilecek?
ABD Adalet Bakanlığı Epstein dosyalarında 3 milyon sayfalık yeni belge yayımladı
ABD’de federal hükümet kısmen kapandı
İran’daki protestolarda ölü sayısı 6 bin 563’e yükseldi
DİĞER HABERLER
The Telegraph: Avrupa projesi nasıl öldü?
Asia Times: Davos, Grönland, Trump ve yeni dünya gerçekliği
The Quincy Institute: Arap devletleri İran saldırısına neden karşı çıkıyor?
Middle East Monitor: Yeni Suriye YPG'nin ayrılıkçı hayallerini nasıl sona erdirdi?
Middle East Eye: Trump ve İsrail küresel düzeni nasıl yıktı?
Newsweek: Trump'ın “Gazze Barış Kurulu” başarılı olabilir mi?
Gzero Media: Avrupa Trump'a karşı durabilecek mi?
Responsible Statecraft: Trump'ın ‘Barış Kurulu’ Netanyahu'yu devre dışı bıraktı
The Guardian: Trump Davos Zirvesi'ne nasıl damga vurdu?
The National Interest: Türkiye-Suud-Pakistan savunma paktı ve beklentiler


