Trump'ın gümrük tarifeleri ABD savunma sanayiini de zora sokacak
ABD Başkanı Donald Trump’ın planladığı gümrük tarifeleri, yalnızca ekonomik düzeni değil, aynı zamanda ülkenin ulusal güvenlik stratejisini de derinden etkileyebilir.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 05.04.2025 - 08:41

F-35 Lightning II
Savunma sektörünü doğrudan ilgilendiren bu önlemler, Washington’un onlarca yıldır inşa ettiği küresel tedarik zincirlerini riske atarken, ABD yapımı silahların üretim maliyetlerini artırma ve müttefiklerle yürütülen savunma projelerini zora sokma potansiyeli taşıyor.
Trump’ın “Amerikan sanayisini canlandırmak” ve “adil ticaret” söylemleriyle duyurduğu tarife programı, Pentagon’un uzun süredir oluşturduğu karmaşık tedarik ağını sekteye uğratabilir. Avrupa Birliği’nden gelen ürünlere %20, Birleşik Krallık ve Avustralya gibi yakın müttefiklerden gelenlere ise %10 oranında uygulanması planlanan vergiler, sadece maliyetleri artırmakla kalmayacak; aynı zamanda savunma iş birliklerini zedeleyebilir.
Pentagon’un eski tedarik yetkililerinden Bill Greenwalt’a göre, bu durum zincirleme etkilere yol açabilir:
“Tedariklerde kıtlıklar yaşanacak, misillemeler olacak ve müttefiklerimiz karşılık verecek. Hayati öneme sahip bazı parçalar ya çok daha pahalıya mal olacak ya da hiç bulunamayacak.”
Küresel Savunma İş Birlikleri Tehlikede
Özellikle çok uluslu projeler, bu yeni gümrük duvarlarından olumsuz etkilenebilir. Bunlar arasında 20 ülkenin katılımıyla yürütülen F-35 savaş uçağı programı ile Norveç ve İsrail’le geliştirilen füze ve hava savunma sistemleri yer alıyor. Ayrıca, Avustralya, Birleşik Krallık ve ABD arasında imzalanan ve nükleer denizaltı üretimi ile teknoloji paylaşımını öngören AUKUS inisiyatifi de tehlikeye girebilir.
Avrupalı bir yetkili durumu şu sözlerle özetliyor:
“ABD’den en iyi ekipmanları bekliyoruz. Ancak artık Avrupa’nın sanayi kapasitesi gelişti ve sadece tüketici değil, güvenlik sağlayıcısı olmak istiyoruz.”
Bu açıklama, Avrupa ülkelerinin Amerikan parça ve teknolojilerine olan bağımlılıklarını azaltma yönünde daha fazla yatırım yapma niyetinde olduklarını gösteriyor.
Üretim Zorlukları ve Personel Açığı
Trump yönetimi, yabancı parça üretimini ABD içinde gerçekleştirerek istihdam yaratmayı amaçlıyor. Ancak savunma sanayi temsilcilerine göre bu hedef, mevcut insan kaynağıyla gerçekleştirilemeyecek kadar iddialı. Aerospace Industries Association’ın Uluslararası İlişkiler Başkan Yardımcısı Dak Hardwick’e göre:
“Havacılık ve savunma sektöründe mevcut ihtiyacı karşılayacak sayıda insan yok. Hizmet sektörünün sunduğu yüksek maaşlar ve istikrarlı işler, bu alanı daha cazip hale getiriyor.”
Senatör Mark Kelly (D-Arizona), savunma üretimindeki karmaşıklığa dikkat çekiyor:
“Bir ürünü üretmek için gereken parçalar, montaj süreci boyunca sınırları birçok kez geçebiliyor. Her geçişte tarife uygulanırsa, Savunma Bakanlığı’nın ödeyeceği bedel katlanacak. Aynı kapasiteyi korumak için daha yüksek bütçeler gerekecek.”
Gümrük Muafiyeti Talepleri Artıyor
Durumun ciddiyetini fark eden hem iş dünyası temsilcileri hem de bazı Cumhuriyetçi senatörler, savunma sanayisi için stratejik bir muafiyet talep ediyor. ABD Ticaret Odası’na bağlı Savunma ve Havacılık Konseyi Başkanı Keith Webster, bu talebi şöyle gerekçelendiriyor:
“Savunma sanayimiz on yıllardır küresel tedarik zincirine dayanıyor. Bu zincir bozulursa, kamu alıcısı olan hükümet için fiyatlar kaçınılmaz olarak artar.”
Senatör Kevin Cramer (R-Kuzey Dakota) ise “her şeyi ülke içinde üretme hedefinin” bile, maliyet açısından ithalata göre daha pahalıya mal olacağını belirtiyor:
“Amaç her şeyi yerli üretmek olabilir; ancak bu bile tarifesiz ithalata kıyasla çok daha pahalıya gelecektir.”
Alternatif Arayışları
ABD’nin tek taraflı yaklaşımı, müttefikler nezdinde uzun süredir var olan güveni de sarsıyor. NATO üyesi bir diplomat, bu kırılganlığı şu sözlerle ifade ediyor:
“Gereksinimlerimiz var ve bizim için en mantıklı olanı yapacağız. Artık kendi içimizde neler geliştirebileceğimize odaklanıyoruz.”
Bir başka NATO yetkilisi ise sürecin derslerle dolu olduğunu belirterek uyarıyor:
“Bu durumdan ders çıkarmalıyız. Şimdi zamanı.”
Trump’ın tarifeleri, vaat ettiği gibi ABD’nin sanayisini güçlendirmekten ziyade, uzun vadede savunma kapasitesini ve küresel güvenlik mimarisini zayıflatabilir. Washington’un bu politikası, sadece üretim maliyetlerini değil, aynı zamanda müttefik ülkelerle olan stratejik ilişkilerin sürdürülebilirliğini de ciddi şekilde tehdit ediyor.
Kaynak:
PoliticoGDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
Peru, beşinci C-27J Spartan taktik nakliye uçağını sipariş etti
Avustralya’dan NSM ve JSM füzeleri için 36 milyar dolarlık üretim hamlesi
Savunma sanayi mühendisliğinde yerlilik, ekosistem ve AR-GE vurgusu
TEKNOFEST’te doğan teknoloji, ASELSAN’ın kritik projelerinde kullanılıyor
Hırvatistan, AB'nin SAFE programı kapsamında 1,7 milyar avroluk savunma kredisi anlaşması imzaladı
Sarsılmaz'ın makineli tabancası ilk kez ABD polis envanterinde
DİĞER HABERLER
SSB Başkanı Haluk Görgün, Belçika'nın Türk savunma sanayisine ilgisini değerlendirdi
Avustralya’dan NSM ve JSM füzeleri için 36 milyar dolarlık üretim hamlesi
Peru, beşinci C-27J Spartan taktik nakliye uçağını sipariş etti
HÜRJET’in deniz konuşlu versiyonu için çalışmalar başladı
Sarsılmaz'ın makineli tabancası ilk kez ABD polis envanterinde
Ukrayna, dört gün kesintisiz görev yapabilen Pliushch insansız kara aracını envantere aldı
ABD, Anduril ile en az 3.000 adet Barracuda-500M seyir füzesi üretimi için anlaşma imzaladı
ABD’den 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi teklifi
Birleşik Krallık, 72 adet RCH 155 obüs için yaklaşık 1 milyar sterlinlik sözleşme imzaladı
ABD, Leidos ile 3.000 adet düşük maliyetli konteyner tipi seyir füzesi üretimi için anlaşma imzaladı





