Uzay çöplerine yeraltından çözüm: Deprem cihazlarıyla takip edilebilecek
Bilim insanları, gökyüzünden hızla düşen bu metal yığınlarının havada çıkardığı devasa gürültüyü (sonik patlamaları) dinleyerek, parçaların nereye düşeceğini önceden hesaplamanın yolunu buldu.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 24.01.2026 - 17:15
- Uzaydan düşen bir parça, saniyede kilometrelerce yol kat eder. Bu hızla havayı yardığı için tıpkı bir jet uçağı gibi çok güçlü bir "patlama sesi" (şok dalgası) çıkarır.
- Deprem sensörleri o kadar hassastır ki, sadece depremleri değil, gökyüzünden gelen bu devasa ses patlamasının yarattığı titreşimi de hissedebilir.
- Bu cihazlar sayesinde uydunun havada tam olarak ne zaman parçalandığı ve ne kadar hızlı düştüğü, gözle görülmese bile anında anlaşılır.
- Eğer uydu havada tamamen yanmazsa, deprem cihazlarından gelen verilerle enkazın tam olarak hangi mahalleye veya tarlaya düşeceği kolayca tespit edilebilir.
Dünyayı sarsan gökyüzü çöpleri
Dünya yörüngesinde 1 milyondan fazla başıboş enkaz parçası dolaşıyor. Bunlar bazen kontrolsüzce dünyaya düşmeye başlıyor.
Bilim insanları, yerin derinliklerini dinleyen deprem sensörlerini birer "gökyüzü kulağına" dönüştürerek, bu tehlikeli düşüşleri saniye saniye izlemeyi başardı.
Mermi gibi düşen uyduların "çığlığı"
Uzaydan dünyaya düşen bir parça, havaya girdiğinde bir mermiden kat kat daha hızlı hareket eder. Bu inanılmaz hız, havanın önünde sıkışmasına ve devasa bir şok dalgası yaratmasına neden olur.
Bu durum, sanki gökyüzünde sürekli bir gök gürültüsü patlıyormuş gibi bir etki yaratır. İşte bu "ses patlaması" yere ulaştığında, deprem ölçen cihazlar (sismograflar) bunu tıpkı küçük bir yer sarsıntısı gibi kaydeder.
Çin uydusu üzerinde denendi ve kanıtlandı
Bilim insanları bu yöntemi, 2024 yılında Kaliforniya üzerine düşen 1,5 tonluk bir Çin uydu parçasını izleyerek test ettiler.
Sonuçlar şaşırtıcıydı: Deprem cihazları, uydunun ses hızından 30 kat daha hızlı gittiğini ve havada parçalara ayrıldığı anı tıpkı bir "imza" gibi grafiklerine yansıttı. Bu, gökyüzünde yaşanan bir kazanın yer altından röntgenini çekmek gibiydi.
Bu yöntem neden hayat kurtarır?
Pek çok uydu parçası havada yanıp kül olsa da, bazı büyük ve ağır metaller yere çarpabiliyor. Mevcut sistemlerle bu parçaların tam olarak nereye düşeceğini bilmek zordu.
Ancak deprem sensörlerini kullanmak, enkazın izleyeceği yolu çok daha hassas bir şekilde çizmeyi sağlıyor. Böylece bir yerleşim yeri tehlike altındaysa, çok daha hızlı uyarı verilebilecek.
Geleceğin "uzay trafik" kontrolü
Yörüngedeki uydu sayısı arttıkça, bu tür "kontrolsüz düşüşler" daha sık yaşanacak. Bilim insanları, dünya genelindeki binlerce deprem istasyonunu kullanarak dev bir "uzay takip ağı" kurmayı hedefliyor.
Bu sayede sadece uyduların düştüğü yeri değil, yanarken atmosfere saçtıkları zehirli tozların nereye dağılacağını da önceden tahmin etmek mümkün olacak.
Kaynak:
Science Alertetiketler
İLGİLİ HABERLER
Uzay kirliliğinde kritik seviye: Çarpışma riski büyüyor
Rheinmetall ve OHB, Alman ordusu için Starlink benzeri uydu iletişim ağı görüşmelerine başladı
Jeff Bezos uzaya binlerce uydudan oluşan yeni bir iletişim ağı kuruyor
NASA evrenin görünmez iskeletini James Webb ile haritaladı
Mars’ta su bulma yarışı: Kızıl Gezegen'in gizli hazinesi
Şiddetli Güneş fırtınası, Dünya çapında nefes kesen kuzey ışıklarına neden oldu
DİĞER HABERLER
NASA evrenin görünmez iskeletini James Webb ile haritaladı
Mars’ta su bulma yarışı: Kızıl Gezegen'in gizli hazinesi
Uzay kirliliğinde kritik seviye: Çarpışma riski büyüyor
Şiddetli Güneş fırtınası, Dünya çapında nefes kesen kuzey ışıklarına neden oldu
Mars’ın geçmişinde Arktik Okyanusu kadar su olduğu ortaya çıktı
Uzay çöpü çarpan Çin mekiği Dünya’ya "insansız" döndü
Mars’ta yaşamı imkansız kılan zehrin kaynağı çözüldü
İnsanlı Ay görevi başlıyor: Artemis 2 için geri sayım başladı
Uzayda ilk tıbbi tahliye: Crew-11 ekibi Dünya'ya indi
Ay'a kurulacak ilk uzay istasyonu için tarih verildi

