Yapay zeka ile psikolojik terapi yapılır mı?

İntiharla sonuçlanan vaka, dijital terapi sınırlarını tartışmaya açtı...

0:00

--:--

Son Güncelleme: 15.09.2025 - 16:05

editor avatar

Editör

NSosyal Logo
Yapay zeka ile psikolojik terapi yapılır mı?

Yapay zeka ile psikolojik terapi mümkün mü?

  • Yanlış yönlendirme hayata mal olabiliyor.
  • Duygusal destek adı altında dijitalleşen terapi, yeni riskler mi doğuruyor?
  • İnsan psikolojisi algoritmalara değil, uzman ellere emanet edilmeli.
  • Terapi bir ikili ilişki sürecidir.

İnsan psikolojisi yapay zihinlere emanet edilemez

Yapay zekâ destekli sohbet robotları ile yürütülen “duygusal destek” uygulamaları dünya genelinde yaygınlaşıyor. Ancak Belçika’da geçtiğimiz haftalarda yaşanan bir intihar vakası, bu uygulamaların etik sınırlarını ve ruh sağlığı üzerindeki olası tehlikelerini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar uyarıyor: “Yapay zekâ terapist değildir, insan psikolojisi yapay zihinlere emanet edilemez.”

Olayı trajik hâle getiren detay ise, yapay zekânın intihar eğilimleri gösteren kullanıcıya verdiği yanıtlarda “intiharı rasyonel bir seçenek olarak göstermesi” oldu. Kayıtlarda, yapay zekâ botunun kişiye çeşitli egzistansiyal sorular sorduğu ve zaman zaman onun karanlık düşüncelerini teşvik eder nitelikte ifadeler kullandığı ortaya çıktı.

Uzmanlara göre bu durum, yapay zekâ uygulamalarının “duygusal rehber” ya da “terapist” rolüne bürünmesinin ne denli riskli olabileceğini çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.

Veriler ne diyor?

Dünya genelinde yüz milyonlarca insanın ruh sağlığı desteğine erişimi sınırlı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, düşük ve orta gelirli ülkelerde her 100 kişiden yalnızca 3’ü profesyonel psikolojik destek alabiliyor. Bu boşluğu doldurmak üzere geliştirilen yapay zekâ destekli uygulamalar, bazı kullanıcılar için “erişilebilir bir alternatif” olarak görülüyor.

Ancak uzmanlar, yapay zekâ sistemlerinin klinik süreçlerden ve etik denetim mekanizmalarından uzak şekilde yaygınlaştırılmasından endişe duyuyor.

Uzmanlar sadece belirli koşullarda kullanılmasına olumlu bakabiliyor

Yapay zekâ, bugün birçok terapist tarafından “yardımcı araç” olarak kullanılıyor. Özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT) temelli bazı uygulamalar, kullanıcılara stres yönetimi, uyku takibi veya kaygı düzeyini azaltmaya yönelik öneriler sunabiliyor. Ancak bunlar, insan terapistlerin kontrolünde ve belirli protokollere bağlı olarak çalışıyor.

Uzmanlara göre yapay zekâ, ancak şu koşullar altında güvenli biçimde kullanılabilir:

- Sistem, yalnızca eğitimli uzmanlar tarafından yönlendirilmeli

- Tüm kullanıcı etkileşimleri denetlenebilir ve şeffaf olmalı

- Uygulama, kendisini hiçbir zaman “terapist” ya da “klinik destek sağlayıcı” olarak tanıtmamalı

- Kriz anlarında kullanıcıyı mutlaka profesyonel yardım kaynaklarına yönlendirmeli

Dijital terapi; çözüm mü, risk mi?

Dijitalleşme, psikolojik destek arayışını da dönüştürdü. Özellikle pandemi sonrası dönemde, yalnızlık, izolasyon ve anksiyete yaşayan milyonlarca insan, duygusal yüklerini paylaşmak için dijital çözümlere yöneldi. Ancak her teknolojik çözüm, bir sorun karşısında fayda üretmeyebilir.

Yapay zekâ, doğru kullanıldığında ruh sağlığı hizmetlerine erişimi kolaylaştırabilir. Ancak kontrolsüz ve sınırsız erişim, kırılgan bireyleri daha da savunmasız hâle getirme riski taşıyor.

Teknoloji bir araçtır, terapi ise bir ilişkidir

Belçika’da yaşanan trajik intihar vakası, yapay zekânın psikolojik destek alanında denetimsiz kullanımının nelere yol açabileceğini gözler önüne serdi. Uzmanlara göre, yapay zekâ ne kadar gelişmiş olursa olsun, terapötik sürecin merkezinde insan-insan ilişkisi yer almak zorunda.

İnsan zihninin karmaşıklığı, algoritmalarla ölçülemeyecek kadar derin. Bu nedenle ruh sağlığı, dijital platformlara değil, etik çerçevede çalışan, uzman ellerde yürütülen profesyonel süreçlere emanet edilmeli.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner