Yeniden merhaba, herkese iyi pazarlar. Hiçbir mecrada yer almayan, duvar arkasında kalmış Ankara Fısıltıları'nı her hafta olduğu gibi sizlere aktarmaya çalışacağım. Bu hafta tek konumuz, ülkemizin tek gündemi olan CHP. Kahveler, çaylar hazırsa başlayalım.
Kendileri yayıyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çevresinde yer alan ve güvendiğim isimlerle konuştum. Baştan belirteyim ki son derece kendilerinden eminler. Sosyal medya ve CHP’yi destekleyen medyada oluşan tepkilerin zamanla unutulacağını düşünüyorlar.
Özgür Özel ve arkadaşlarının partiden ihraç edileceklerine ilişkin haberleri hatırlatıyorum. Aldığım cevap, bir Ankaralı gazeteci olarak beni bile şaşırttı. Buyurun cevaba:
“Kemal Bey’in ağzından bu arkadaşlarımızın akıbetiyle ilgili bir cümle çıkmadı. Bu haberleri, mağduriyetlerini artırıp destekçilerini coşturmak için kendileri yayıyor. Özgür Bey yönetiminde dışlanan bazı isimler de duydukları öfkeyle buna sarılıyor...”
Uzlaşma beklentisi
Aynı kaynaklar, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel ile “uzlaşmaya hazır” olduğunu belirterek, CHP’nin daha fazla yıpranmaması için doğrudan diyalog kanallarının bir an önce açılması gerektiğini düşünüyor.
Özel’in, Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını fiilen tanıdıktan sonra kullandığı “Genel Başkan Genel Merkezde, Meclis Grubu bizde” ifadesinin propaganda amaçlı olduğuna inandıklarını ifade eden bir kaynak şöyle konuştu:
“Özgür Özel yıllarca grup başkanvekilliğimizi yaptı. Genel Başkanı yok sayarak grup başkanı olamayacağını gayet iyi bilir. Yeni partiye meşruiyet ve taban kazandırmak için bu mücadeleyi sürdürüyorlar...”
MYK kavgası doğru mu?
Medyada yer alan, Kılıçdaroğlu ekibinin MYK için kavga ettiği yönündeki haberleri de sordum. İşte cevabı:
“Bu kesinlikle yalan bilgi. Kavga ettiği ifade edilen Faik Öztrak günlerdir Litvanya’da NATO toplantısında. Kılıçdaroğlu kesinlikle MYK oluşturmadı. Ama CHP örgütlerini doğrudan kendine bağlayabilir...”
Salı günü grup toplantısı yapılacak mı?
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantılarının yapılmayacağı yönündeki yazılı talimatına rağmen, salı günü bu toplantının Özgür Özel tarafından yapılması durumunda ne olur sorusunu da yönelttim.
Aldığım cevap, “Katılan herkes hakkında disiplin işlemi başlatılır” oldu.
“Görev almam” diyenler oldu mu?
Gürsel Erol, Engin Altay ve Ali Öztunç’un MYK’da görev istemedikleri haberi de çok konuşuldu.
Kılıçdaroğlu’nun ekibine göre bu üç isimle Kemal Kılıçdaroğlu herhangi bir görüşme yapmadı.
Bazı eski CHP’lilere göre ise bu açıklama aslında bir siyasi taktik. Baştan “hayır” diyerek pazarlık için el yükseltiliyor. CHP’de her şey mümkün. Siz ne dersiniz?
CHP kulislerinde Engin Altay ve Gürsel Erol’un Meclis Grup Başkanlığını istedikleri konuşuluyor. Bunu da sizlere iletmiş olalım.
“Bir garip iddia”
Sosyal medya ve bazı medya organlarında, bazı gazetecilere CHP Genel Merkezinden ödeme yapıldığı iddiası gündeme getirildi. Kanıtsız ve mesnetsiz bu iddialara meslektaşlarımız haklı olarak çok sert tepki gösterdi.
Bu durumu da Kılıçdaroğlu’nun yakınındaki bazı isimlere sordum. Aldığım cevabı aktarıyorum:
“Bizim kanattan kesinlikle böyle bir bilgi çıkmadı; zira böyle bir bilgimiz yok. Ben size bir soru yönelteyim: Tuncay Özkan’ın o listede ne işi var? Özkan yıllardır gazetecilik yapmıyor. Tuncay Özkan dört dönemdir CHP İzmir milletvekilliği görevini yürütüyor. Bu durumda bir tuhaflık yok mu?”
Tarih tekerrür eder mi?
Özgür Özel ve arkadaşlarının yeni parti kurmaları durumunda, merhum İsmail Cem’in DSP’den ayrılarak kurduğu Yeni Türkiye Partisi (YTP) gibi başarısız olabilecekleri iddiası sıklıkla dillendiriliyor.
Size o partinin neden başarısız olduğunu anlatayım. İleteceğim bilgileri Ankara’da bilenler bilir ama bir yerde yazıldığını hatırlamıyorum.
İşte hikâye...
Yıl 2002. Dönemin DSP Genel Başkanı ve Başbakanı Bülent Ecevit yaşlı ve uzun süren bir tedavi altında. Bu sırada medyada Ecevit’e “Çekil, yerine başkası geçsin” çağrıları yapılıyor.
DSP’nin ikinci adamı Hüsamettin Özkan ve İsmail Cem ile birlikte 66 milletvekili DSP’den ayrıldı. Ekonomiyi kurtarmak için ABD’den çağrılan Kemal Derviş de bu ekibe destek veriyordu. Fakat son anda fikir değiştiren Kemal Derviş CHP’ye katıldı.
Sonuç; AK Parti tek başına iktidar oldu, CHP ise ana muhalefet partisi. Mecliste başka parti kalmadı. İsmail Cem’in kurduğu YTP ise seçimlerde sadece yüzde 1,1 oy aldı.
Peki, Kemal Derviş neden fikir değiştirip CHP’ye katılmıştı?
Kemal Derviş’in son dakika çalımı
Kemal Derviş için Dünya Bankası tarafından Türkiye’de dev bir anket yaptırıldı. Anket 300 bin kişiyle gerçekleştirildi.
Derviş’in Türkiye’deki oy oranı yüzde 9 olarak tespit edildi. İşin ilginci, CHP’nin oy oranı da yüzde 9 çıktı. Kemal Derviş YTP’ye gitseydi CHP baraj altında kalacaktı.
İşte Kemal Derviş bu sonuçları görünce CHP’ye geçme kararı aldı.
Sonrasını biliyorsunuz.
Esen kalın.



